Doğayı düzenlemeyi bize bıraksalar; Yeri göğü kuşatır taşkın mavilikler! Baharlı bedenler yeşile savrulur yeşilden, Renklerden kırılır ağaçların dalları...

Bir çocuk gülüşüyle parlar sabah Bir yaşlı nefesiyle dinlenir akşam. Hava kirletilmez, toprak gülümser Su korunur, doğa kollanır.

Börtü-böcek ve cümle varlıklar, Gereksindiği kadar alır doğadan. Ne fazlası ne eksiği, Bir denge, bir ahenk içinde yaşarız.

İnsan, tüketen değil türeten olur. Kentler, beton değil bahar kokar. Yollar, kuşların göçüne göre çizilir Ve her adımda umut yeşerir.

Bu aylak iş, en ciddi işimiz olur. Çünkü yaşamı güzelleme, birlikte yaşamakla başlar. Sahip olmak değil, sahip çıkmak olmalı işimiz. Yüreklerimiz onurlu paylaşımlarla çarpmalı…

SÜRÜKLENİR BEDENLER!

Eskitildi yaşamlar ve kovuldu eski akarlarından.

Korkular tırmandı doruklara, can pazarında.

Hukuku katledenlere sunulduğunda makamlar;

Haksızlıklar, yolsuzluklar ve hırsızlıklar aldı yürüdü…

Sendeliyor bakışları geleceği düşünen insanların.

Yarın yok artık yarınsız bırakılanlar için.

Eli böğründe, sönen çocuklarını izleyen anaların;

Hayatta teyeli insanlar sökülürken yaşamdan!

Renklerini soyunurken güller, solar kuş sesleri…

Acıların çağlayanında ve su uçurumlarındayız,

Çırpınır uçurumda yaşamaya tutunmaya çalışanlar!

İşsiz babanın boş filesiyle buluşur acıyla bakanlar!

İnsan öğütür yaşamın görmeyen, duymayan değirmeni.

Kanadı kırık kuşların yürek burkan çığlıklarıyla…

Arkasız ve çaresiz bedenler sürüklenir yerlerde!

Tükenir, kalmaz başka bahara aktarılacak umutlar!

Ve küser yaşama, hoyratça hayatlarından koparılanlar!

Solan kuş sesleri karışır adaletin sessizliğine.

Adaletin olmadığı yerde umut sürgünde yaşar.

Kimler için söner bu ışıklar, kimler için yanar bu canlar?

Bir avuç çıkarcı ve yandaşları, bir de çanak yalayanlar…

Her şeye karşın, onuruyla yaşamak isteyenler var;

Ve bir gün ve mutlaka dikilecek ayakları üstünde yaşamak!

Ve bir gün ama mutlaka, sürüklenen bedenler değil;

Özgür birlikteliklerin adımları inletir sokakları.

Çocukların gözlerinde yeniden filizlenirken bahar…

Ve o, soldurulan güller; bir gün geri alacak renklerini.

Bir avuç çıkarcı için sönen ışıklar, milyonlar için yeniden yanar!

Bir gün su yeniden akar, yeniden filizlenir bu topraklar…