E N D İ Ş E
Zaman dur duraksız akmada. Acılar saçılıp savrulurken, Çığlık çığlığa bir gün başlamakta!..
Ufalanan yaşamdır umutsuzluklarla. Her kapı ardında bir güvensizlik… İnsanlık çözülürken dağılmakta!..
İnce bir soluk can belirtisi ki; Durur yaşamın geleceğinde…
(Evrenin Döngüsünde) Yıldızlar söner, yeniden doğar, Karanlıkla ışık birbirini kovalar. Gezegenler suskun bir endişeyle döner, Her çember, bir başka başlangıcı saklar.
(Mitolojik Döngüde) Tanrılar uyur, tanrılar uyanır, Gökyüzü titrer Prometheus’un ateşiyle. Endişe, Pandora’nın kutusundan sızan duman, Her nefeste yeniden doğar insanın içinde.
K U Ş K U
Karanlığın içinde bir fısıltı, Gerçeğin gölgesine düşen bir iz. Her adımda belirsizliğin yankısı, Kuşku, zihnin en eski misafiri. Konakladığı yerde unutur kendini…
(Felsefi Derinlikte) Bir düşünce doğar zihnin kıyısında, “Var mıyım gerçekten?” diye sorar. Descartes’in yankısıdır bu: Kuşku, varoluşun en sağlam kanıtı.
(Ontolojik Derinlikte) Varlık, sessiz bir taş gibi durur, Ama taşın içinde binlerce soru gizlidir. Kuşku, o taşın çatlağından sızan ışık, Hiçliğin gölgesinde varoluşu arar.
(İnsani Ontolojide) Her nefes, ölüme doğru bir adım, Ve kuşku, o adımın sessiz yankısıdır. İnsan, kendi varlığını tartarken, Kendi yokluğunun gölgesini taşır.
(Varoluşsal Umutla) Her adımda ölümün sessizliği, Ama her nefeste yaşamın kıvılcımı. Kuşku, insanı hiçliğe sürüklerken, Bir ışık doğar içten, dirençle.
Çünkü varlık, yokluğun gölgesinde parlar, Ve insan, kendi sonunu bilse de Her gün yeniden başlar, yeniden sorar: “Anlam, belki de sorunun kendisindedir.”
X x x x x x x x x x x
Kuşku savunmanın ileri karakoludur. Olabilirlikler setinden, özne ile ilişkili olabilecek olanları, algısal bir taramaya tabi tutar ve geri bildirim yapar. Bu bildirimler bilinçli olarak sentezlenir. Görünürde bir olumsuzluk var ise; endişe devreye girer ve önlemler için gerekli hazırlıklar yapılır. Sonuçları itibarıyla kuşku ve endişe bir ön uyaran konumundadır. Uyaranlar kimi zaman, yaşamsal öneme sahiptir. Yaşam güvencesi açısından duyarlık yani, endişe ve kuşku olması gerekenlerdendir. Yoğunlaşma her koşulda normali aşar. Endişe ve kuşku hali normali aştığında; hastalık oluşumu alanına girer. Bu nedenle özellikle kuşku bilimsel olmalı; endişe ise, normal sınırlar içinde tutulmalıdır.