Kurucu irade sivil toplum oluşumunun en tipik ve temel örneğidir. Bir sorun çevresinde ve
çözüm temelinde; iradi katılımla oluşan yapı, gerçek bir eşitler topluluğundan oluşur. Amaç
ortaklığı olan birliktelik, çözüme yönelirken iş bölümü yapar ve uzmanlıkları dikkate alır. Her
özgür iradi katılımcı konum ve koşullarının elverdiği katkıları sunar. Bir ülkede kurucu irade,
katılımcıların kitlesel katılımlarını sağlamak için, tüm bireyleri birincil sorunla ilişkilendirir.
Bilgilendirme halkaları genişletildiğinde devlet oluşumuna evirilmenin yolu açılmış olur.
Kurucu iradenin unsurları her zaman ülkenin bağrında varlığını sürdürür. Kurucu iradenin
harekete geçmesi için; ülkenin geleceğinin tehlikeye girmesi gerekir. Bu tehlikenin önde
geleni, ülkenin işgalidir. İşgal kabaca iki şekilde ortaya çıkabilir. Yabancı ülke veya ülkelerin
fiili işgali birinci duruma örnek olarak gösterilebilir. İkinci durum ise; ülkenin kendi içindeki bir
azınlık tarafından işgal edilmesidir(!) Ordu ve güvenlik güçleriyle birlikte, gerçek işlevinden
uzaklaştırılan kurumlar (yargı, eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik kurumları, diyanet,
sendikalar, odalar, birlikler vb.) iç işgalin araçları olabilirler.
Kendi ülkesini işgal eden azınlık, ülke varlıklarıyla birlikte kurumları da ele geçirerek yollarına
devam etmek isteyebilir. Bu süreçte öncelikle kuvvetler ayrılığı ortadan kaldırılır.
Kurucu irade devlet kurarken, katılımcılarıyla toplumsal sözleşme yapar. Bu nedenle
anayasalar en geniş bir tabanın istem ve iradesini yansıtır. Çünkü katılımlar, özgür iradi
katılımdır. Ortak amaç çevresinde yer alan katılımcılar birlikte yaşama iradesini gösterir.
Kurucu irade belirli bir coğrafyada birlikte yaşama iradesi gösteren ve ortak paydası birden
çok olan bir oluşum olmak zorundadır.
Bu ön bilgiler ışığında AMASYA Tamimini irdelemek oldukça önemlidir:
“Amasya Tamimi, tam bağımsız ve ulusal egemenliğe dayanan yeni Türkiye
Cumhuriyeti’nin temellerini oluşturan ilk belge olması nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti
açısından önemi büyüktür. 21 Haziran 1919 günü Amasya'da Saraydüzü Kışlası'nda Mustafa
Kemal Paşa önderliğinde Amasya Tamimi görüşmeleri başladı. 22 Haziran sabahına kadar
devam edilen görüşmelerde çok önemli kararlar alındı.

Bir ihtilal bildirisi niteliği taşıyan Amasya Tamimi'nde ilk kez ulusal egemenlikten
bahsedilmiştir. (…….)Milleti yine milletin azim ve kararının kurtaracağı vurgulanarak
Kurtuluş Savaşının amacı ve yöntemi hakkında açıklama yapılmıştır.
Amasya Tamimi'nde Alınan Kararlar
 Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı tehlikededir.
 İstanbul Hükumeti'nin eli kolu bağlanmıştır ve aldığı sorumluluğun gereğini yerine
getirememektedir.
 Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
 Milletin içinde bulunduğu durumu gür sesle tüm cihana duyuracak ve her türlü
baskıdan uzak bir heyetin varlığı zaruridir.
 Anadolu'nun en güvenli yeri olan Sivas'ta hemen bir kongre kurulmalıdır.
 Sivas Kongresi için tüm illerin her sancağından herkes tarafından güven kazanmış üç
temsilcinin hemen yola çıkması gerekmektedir.
 Her ihtimale karşı bu sır olarak kalmalı ve gelecek temsilciler yolda gelirken
kendilerini tanıtmadan bölgeye intikal etmelidirler.

 Doğu illeri adına da Erzurum'da bir kongre toplanacaktır.
 Efendiler, Erzurum Kongresi 14 gün sürdü. Çalışmalarının sonucu, tespit ettiği tüzük
ve bu tüzükteki hükümleri ilân eden bildiri maddelerinden ibarettir.
 Bu tüzük ve bildiri metni, zaman ve ortamın gerektirdiği bazı önemsiz ve ikinci
derecede düşünce ve görüşler atlanarak incelenirse, birtakım köklü ve geniş çaplı
ilkeler ve kararlara varmış oluruz.
 Müsaade buyurursanız, bu ilkelerin ve kararların bence, daha o zaman, nelerden ibaret
olduğuna işaret edeyim:
 1 — Millî sınırlar içinde bulunan vatan parçaları bir bütündür. Birbirinden ayrılamaz
(Bildiri, madde 6; Tüzük madde 3’ün açıklaması: Tüzük ve bildiri’nin l’inci maddeleri
lûtfen okunup incelensin…)
 2 — Her türlü yabancı işgal ve müdahalesine karşı ve Osmanlı Hükûmeti’nin
dağılması halinde, millet topyekûn kendisini savunacak ve direnecektir. (Tüzük madde
2 ve 3; Bildiri, madde 3)
 3 — İstanbul Hükûmeti vatanı koruma ve istiklâli elde etme gücünü gösteremediği
takdirde, bu gayeyi gerçekleştirmek için geçici bir hükûmet kurulacaktır. Bu hükûmet
üyeleri millî kongrece seçilecektir. Kongre toplanmamışsa bu seçimi Heyet-i
Temsiliye (38) yapacaktır. (Tüzük, madde 4; Bildiri, madde 4)
 4 — Kuva-yı Milliye’yi (39) tek kuvvet olarak tanımak ve millî iradeyi hâkim kılmak
esastır (Bildiri, madde 3).
 5 — Hristiyan azınlıklara siyasî hâkimiyet ve sosyal dengemizi bozacak imtiyazlar
verilemez (Bildiri, madde 4).
 6 — Manda ve Himaye kabul olunamaz (Bildiri, madde 7).
 7 — Millî Meclis’in derhal toplanmasını ve hükûmetin yaptığı işlerin Meclis
tarafından kontrol edilmesini sağlamak için
 Çalışılacaktır (Bildiri, madde 8).”

Amasya Tamimi ile atılan ilk adım, kurucu iradenin oluşumunu işaret etmektedir. İkinci
adımda Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi gerçekleştirilmiştir. Erzurum Kongresi
halkların birliği çağrısıyla kurucu iradenin istem ve kararlarını ülke sathına yayma girişimidir.
Sivas Kongresi katılımın temsil ayağı yere sağlam basma olanağına kavuşturulmuştur.
Amaçlar netleştirilirken, hedeflerde net olarak vurgulanmıştır. Üçüncü adımın hedefi Sivas
Kongresinde belirlenmiştir:
4 Eylül 1919'da Ise, milli egemenlik ilkesine dayalı yeni Türk Devleti'nin kuruluşuna temel
olan Sivas Kongresi toplandı.Kongrede, "vatanın bölünmez bir bütün olduğu" konusunda
millet temsilcileri ortak bir karara vardılar.
“• Mukaddes maksadı ve umumi teşkilatı idare için kongre tarafından bir Heyet-i Temsiliye
seçilmiştir.
Bu alınan Kararlarla ülkedeki tüm yerel direniş örgütleri "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk
Cemiyeti" adı altında birleştirildi. Başkanlığına da doğal olarak Mustafa Kemal Paşa seçildi.
Kongre sonucunda oluşturulan "Heyet-i Temsiliye" milletin isteklerini yansıtan bir nitelik
kazandı. Ancak, İstanbul yönetiminin ruhsal ve duygusal ağırlığı henüz devam
ediyordu.Bundan dolayı, Sivas Kongresi Mustafa Kemal Paşa'nın istediği "kuruculuk"
niteliğini gösterememiş, vatanın kurtuluşu için bir an öce Meclis'i Mebusan'ın toplanmasını
padişaha bildirilmesine karar vermişti.
Ancak bu karar da önemli bir adımdı. Kurtuluş mücadelesi ve millî egemenliğe geçişin ikinci
evresi de tamamlanmıştı. Üçüncü aşamada ise, millî egemenliğin gerektirdiği tüm ilke ve

değerlere sahip bir büyük Meclisin kurulması ve Kurtuluş Savaşı'nın millî güçlere dayalı
olarak kazanılması süreci başladı.”
Tüm vatandaşlarımızın bayramını yürekten kutluyor, hiç bir ülkenin kurtuluş sorunuyla
karşılaşmamasını diliyorum…