Giriş
Türk milletinin tarih sahnesindeki en büyük yeniden doğuş hareketlerinden biri olan 19 Mayıs 1919, yalnızca bir tarih değil; aynı zamanda bir milletin esarete karşı ayağa kalkışının, bağımsızlık iradesinin ve millî direniş ruhunun sembolüdür. Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkarak başlattığı Millî Mücadele hareketi, işgal altındaki bir milletin kaderini değiştirmiş; Türk tarihinin akışını yeniden şekillendirmiştir.
Bugün “19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlanan bu anlamlı gün, Türk gençliğine bırakılmış en büyük tarihî miraslardan biri olmasının yanında, Cumhuriyet’in kuruluşuna giden sürecin de ilk adımıdır.
I. Mondros’tan Samsun’a: İşgal Altındaki Anadolu
Osmanlı Devleti’nin Çöküş Süreci
I. Dünya Savaşı’nın ardından imzalanan Mondros Mütarekesi ile Osmanlı Devleti fiilen teslim olmuştu. Mütarekenin ağır hükümleri doğrultusunda Anadolu’nun birçok bölgesi işgal edilmeye başlanmış; Türk milleti siyasi, askerî ve ekonomik bakımdan büyük bir baskı altına alınmıştı.
Özellikle İzmir'in İşgali, Türk milletinde büyük bir infial uyandırmış; bağımsız yaşama iradesini harekete geçirmiştir. İşgaller karşısında İstanbul Hükûmeti pasif bir tavır sergilerken, millet kendi kaderini kendi elleriyle belirleme düşüncesine yönelmiştir.
II. Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a Çıkışı
19 Mayıs 1919: Bir Milletin Kader Günü
Mustafa Kemal Atatürk, 9. Ordu Müfettişi olarak görevlendirilmiş ve 16 Mayıs 1919’da Bandırma Vapuru ile İstanbul’dan ayrılmıştır. Üç günlük yolculuğun ardından 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ulaşmıştır.
Bu tarih, yalnızca bir askerî görevin başlangıcı değil; Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin fiilen başladığı gündür. Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a çıkışıyla birlikte Türk milletine şu düşünce aşılanmıştır:
“Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”
Bu anlayış, Millî Mücadele’nin temel felsefesini oluşturmuştur.
III. Millî Mücadele’nin Teşkilatlanması
Havza ve Amasya Genelgeleri
Samsun’dan sonra Havza ve ardından Amasya’ya geçen Mustafa Kemal Paşa, Türk milletini örgütlemeye başlamıştır. Yayınlanan Amasya Genelgesi ile vatanın bütünlüğünün ve milletin bağımsızlığının tehlikede olduğu ilan edilmiştir.
Bu genelge, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesindeki ilk millî bildirisi kabul edilir. Çünkü ilk kez millet iradesine dayalı bir kurtuluş yolu ortaya konmuştur.
IV. Erzurum ve Sivas Kongreleri
Millî İradenin Güçlenmesi
Erzurum Kongresi ve Sivas Kongresi ile Millî Mücadele tüm Anadolu’ya yayılmıştır. Bu kongrelerde:
* Vatanın bir bütün olduğu,
* Mandanın ve himayenin kabul edilemeyeceği,
* Millî iradenin esas olduğu,
* Bağımsızlığın tavizsiz şekilde korunacağı
kararları alınmıştır.
Böylece 19 Mayıs’ta Samsun’da yakılan bağımsızlık ateşi, tüm Anadolu’yu saran bir istiklâl hareketine dönüşmüştür.
V. Türkiye Cumhuriyeti’ne Giden Yol
Millî Mücadele’den Cumhuriyet’e
19 Mayıs 1919’da başlayan süreç;
* Türkiye Büyük Millet Meclisinin Açılışı,
* Sakarya Meydan Muharebesi,
* Büyük Taarruz
* ve nihayet Türkiye Cumhuriyeti'nin İlanı
ile sonuçlanmış; bağımsız ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti doğmuştur.
Bu nedenle 19 Mayıs yalnızca bir başlangıç değil, Cumhuriyet’in temelinin atıldığı tarih olarak kabul edilmektedir.
VI. 19 Mayıs’ın Gençliğe Armağan Edilmesi
Atatürk ve Türk Gençliği
Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs’ı Türk gençliğine armağan ederek geleceğin teminatı olarak gençleri göstermiştir. Çünkü ona göre bir milletin bağımsızlığını koruyacak en büyük güç; bilinçli, vatansever ve idealist gençliktir.
Atatürk’ün Nutuk adlı eserinde yer alan “Gençliğe Hitabe”, Türk gençliğine bırakılmış tarihî bir vasiyet niteliğindedir. Türk gençliğinin görevi; Cumhuriyet’i sonsuza kadar korumak ve yaşatmaktır.
VII. 19 Mayıs’ın Tarihî ve Millî Önemi
19 Mayıs;
* Esarete karşı direnişin,
* Millî birlik ve beraberliğin,
* Bağımsızlık aşkının,
* Vatan sevgisinin,
* Cumhuriyet idealinin
en güçlü sembollerinden biridir.
Bu tarih, Türk milletinin umutsuzluk içinde bile yeniden ayağa kalkabileceğini göstermiş; “Ya İstiklâl Ya Ölüm” anlayışının millet vicdanındaki karşılığı olmuştur.
Bugün Türk gençliği, 19 Mayıs ruhunu yalnızca bir bayram olarak değil; tarihî bir sorumluluk ve millî bilinç olarak yaşatmaktadır.
Sonuç
19 Mayıs 1919, Türk milletinin bağımsızlık yolunda attığı en büyük adımdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün Samsun’a çıkışıyla başlayan Millî Mücadele, işgal altındaki bir milletin küllerinden yeniden doğuşunu sağlamış; bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolu açmıştır.
Aradan geçen yıllara rağmen 19 Mayıs’ın taşıdığı ruh, Türk milletinin hafızasında yaşamaya devam etmektedir. Çünkü 19 Mayıs; yalnızca geçmişin hatırası değil, geleceğe yön veren bir bağımsızlık meşalesidir.
Bu vesileyle başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını, aziz şehitlerimizi ve gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.
Kaynakça
1-Nutuk, Türk Devrim Tarihi Enstitüsü Yayınları.
2-Bernard Lewis, Modern Türkiye’nin Doğuşu.
3-Erik Jan Zürcher, Modernleşen Türkiye’nin Tarihi.
4-Sina Akşin, Kısa Türkiye Tarihi.
5-Yusuf Hikmet Bayur, Türk İnkılâbı Tarihi.
6-Stanford J. Shaw, Osmanlı İmparatorluğu ve Modern Türkiye.
Mavi Didim’in değerli okuyucuları, tarih sadece geçmişin aynası değil, geleceğin pusulasıdır. Bizler de bu pusulayı iyi okumalı, tarihimize, ecdadımıza ve onların bize bıraktığı onurlu mirasa sahip çıkmalıyız.
Bir sonraki yazımızda buluşmak dileğiyle...
Ne mutlu Türk’üm diyene! Sonsuz Sevgi ve Saygılarımla