Emeğin Çınarına Veda: Cevdet Selvi’nin Ardından

​Bir ömrün ağırlığı, arkasında bıraktığı izlerle ölçülür derler.

Bazı insanlar vardır; yaşadıkları çağa, bastıkları toprağa ve dokundukları hayatlara silinmez imzalar atarlar.

İşte Cevdet Selvi, o çelikten ama bir o kadar da naif yürekli insanlardan biriydi.

Türkiye’nin emek tarihinden, işçi sınıfının helal lokma mücadelesinden dev bir çınar daha eksildi.

​Onu Petrol-İş Sendikası’nın o fırtınalı günlerinde, işçinin hakkı için barikatların en önünde dururken de gördük;
Halkın kürsüsünde emeğin gür sesi olurken de...

Ne sendikacılığın zorlu yolları ne de siyasetin karmaşık labirentleri onun o dingin, kararlı ve ilkeli duruşunu bozabildi.

İktidar hırslarının, koltuk sevdalarının çok ötesinde; sadece "emek" diyen, sadece "alın teri" diyen o güzel insanlardandı.

​"Geriye dönüp baktığımızda lekesiz bir geçmiş ve onurla taşınacak bir isim bırakmaktan daha büyük bir miras yoktur."

​Bir sendika liderinden fazlasıydı Cevdet Selvi. İşçinin dert ortağı, haksızlığa karşı duran bir adalet terazisi ve Türkiye’nin zor zamanlarında sığınılacak liman gibi bir devlet adamıydı.

Whatsapp Image 2026 08 30 At 08.03.26

Nezaketini hiçbir zaman silah olarak kullanmadı; ama o zarafetin arkasında tavizsiz bir emek sevdası taşıdı.

Fabrika bacalarından tüten dümende, maden ocaklarının karanlığında, helal ekmek peşinde koşan her emekçinin sesinde onun bir harfi vardı.

​Şimdi aramızdan ayrılırken, sadece bir ismi değil, koskoca bir mücadele dönemini de beraberinde götürüyor.

Ancak biliyoruz ki, arkasında bıraktığı o tertemiz miras, sendika salonlarından meclis koridorlarına kadar yetişen yeni nesillere yol göstermeye devam edecek.

​Bir güzel insan daha geçti bu dünyadan.

Emeğin, dostluğun ve insanlığın başı sağ olsun.

​Ruhun şad olsun, aziz hatıran daim olsun
Cevdet Selvi ağabeyim kadim dostum

Bu toplum senin mücadeleni de o beyefendi duruşunu da asla unutmayacak.

Ölüm ki kan kırmızısı bir güldür