Okumanın yalnızca bir imkân değil, zihinsel ve sosyo-ekonomik bir konfor meselesi olduğunu unutmamak gerekir

"Ekonomik ve sosyal olarak hayatın penceresinden hürriyete bakmak" ve "psikolojik travma içindeki bir zihnin kitaba sığınması..!

Ekmek Kaygısı Biterse Kitap Başlar

Zihinsel Hürriyet Olmadan Okumak Mümkün mü?

Bugün toplumsal bir yara olarak önümüze konan "Neden az okuyoruz?" sorusu, genellikle kestirme bir cevaba bağlanır

Kitap fiyatları pahalı. Oysa mesele sadece bir etiket fiyatı, bir bütçe hesabı değildir.

Kitap bir şekilde bulunur; kütüphaneden ödünç alınır, bir dosttan istenir, sahaftan toplanır. Asıl mesele, o kitabı alacak para değil, o kitabı okuyacak zihinsel berrakl ve iç huzurdur.

Bir insanın satır aralarında kaybolabilmesi, yazarın dünyasına konuk olabilmesi için kafasının hür, ruhunun sakin olması gerekir.

Hayatın penceresinden bakarken sürekli geçim derdinin, geleceksizliğin ve yarın kaygısının parmaklıklarına çarpan bir göz, sayfadaki kelimelere odaklanamaz.

Psikolojik bir tramvayın altında ezilen bir zihin, edebiyatın veya düşüncenin estetiğine kendini teslim edemez.

Gözünüzün önüne 50 yaşına gelmiş bir insanı getirin. Yılların birikimiyle bir yuva kuramamış, bir iş tutunamamış... Bir kafede sigortasız bir garsonlukla ayakta kalmaya çalışan, kimi zaman inşaat köşelerinde bile bir yevmiye bulamayan bir adam.

Bu adamın göğsündeki sızı o kadar basit, o kadar çırılçıplak ve içtendir ki, onun dünyasında "kitap okumak" bir ihtiyaç değil, ulaşılması imkânsız bir lüks gibi kalır.

Karın açlığı ve gelecek korkusuyla kıvranan bir insan için en derin felsefe kitabı bile bir gürültüden ibarettir.

Benzinden, ekmekten, kiradan arta kalan bütçeyle belki bir kitap satın alınabilir.

Fakat gündelik hayatın ağır yüklerinden arta kalmayan bir zihinle o kitap okunamaz.

Okur olmak, sadece okuma-yazma bilmek değildir; zihnen hür, sosyal olarak güvende hissetmektir.

İnsanca bir yaşamın teğet geçtiği hayatlara "Neden okumuyorsun?" diye sormak, aç bir insana "Neden müzik dinlemiyorsun?" demek kadar gerçeklerden uzaktır.

Okuma kültürünü büyütmek istiyorsak, önce insanımızın yarınlara olan kaygısını küçültmek zorundayız.

Çünkü hür fikirler, ancak huzurlu kafalarda kök salar.

Özgürlüğün penceresinden bakarak ekmek su ve tuzun tadına mı bakılır..!!

Kalın sağlıcakla