Millî İradenin Teşkilatlanmasından Cumhuriyet’e Uzanan Yol
4–11 Eylül 1919
Öz
Sivas Kongresi, Türk milletinin bağımsızlık ve hâkimiyet iradesinin teşkilatlanarak bütün Anadolu ve Rumeli’yi kapsayan millî bir harekete dönüştüğü tarihî dönüm noktalarından biridir. 4–11 Eylül 1919 tarihleri arasında gerçekleştirilen Kongre, Erzurum Kongresi’nde ortaya konulan millî esasları bütün ülkeye teşmil etmiş; Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin kurulmasıyla dağınık durumdaki millî direniş teşkilatlarını ortak bir çatı altında birleştirmiştir.
Sivas Kongresi'nin en önemli sonuçlarından biri, “irade-i milliyeyi hâkim kılmak” düşüncesinin Millî Mücadele'nin temel siyasî ilkelerinden biri hâline gelmesidir. Kongre ayrıca Temsil Heyeti'nin yetki ve temsil alanını genişletmiş, Millî Mücadele'nin merkezî bir teşkilat altında yürütülmesinin önünü açmış ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışına giden siyasî zemini güçlendirmiştir. Bu yönüyle Sivas Kongresi, Cumhuriyet'in kuruluşuna uzanan tarihî sürecin en güçlü kilometre taşlarından biri olarak değerlendirilebilir.
Anahtar Kelimeler: Sivas Kongresi, Mustafa Kemal Atatürk, Millî Mücadele, Millî İrade, Millî Hâkimiyet, Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti, Cumhuriyet.
1. Giriş: İşgalden Millî Direnişe
30 Ekim 1918 tarihli Mondros Mütarekesi sonrasında Osmanlı Devleti fiilen parçalanma sürecine girmiş, İtilaf Devletleri Anadolu'nun çeşitli bölgelerini işgal etmeye başlamıştı. Özellikle 15 Mayıs 1919'da İzmir'in Yunan kuvvetleri tarafından işgali, Türk milletinin bağımsızlık iradesini daha güçlü biçimde harekete geçiren gelişmelerden biri oldu.
Bu şartlar altında Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde Müdafaa-i Hukuk ve Redd-i İlhak cemiyetleri meydana geldi. Ancak başlangıçta bölgesel nitelik taşıyan bu teşkilatlanmaların ortak bir merkez ve ortak bir siyasî hedef etrafında birleştirilmesi gerekiyordu.[1]
Mustafa Kemal Paşa'nın 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkmasıyla başlayan süreç, Amasya Genelgesi, Erzurum Kongresi ve nihayet Sivas Kongresi üzerinden millî iradenin siyasî ve teşkilatlı bir yapıya dönüşmesini sağladı.
Amasya Genelgesi'nde ortaya konulan “Milletin istiklâlini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır” anlayışı, Sivas'ta daha geniş bir teşkilat ve temsil mekanizması içerisinde somutlaştırıldı.
2. Sivas Kongresi'ne Giden Yol
23 Temmuz–7 Ağustos 1919 tarihleri arasında gerçekleştirilen Erzurum Kongresi, Doğu Anadolu merkezli olmakla birlikte Millî Mücadele'nin temel prensiplerini ortaya koymuştu.
Ancak mücadelenin bütün vatanı kapsayabilmesi için daha geniş katılımlı bir kongreye ihtiyaç vardı.
Mustafa Kemal Paşa, Sivas Kongresi'nin toplanması fikrini Amasya Genelgesi'nde açıkça ortaya koymuştu. Sivas'ın seçilmesinde şehrin Anadolu'nun merkezî konumu, ulaşım imkânları ve güvenlik bakımından elverişli olması etkiliydi. Mustafa Kemal Paşa 2 Eylül 1919'da Sivas'a ulaştı; iki gün sonra kongre çalışmalarına başlandı.
3. Sivas Kongresi'nin Açılışı
4 Eylül 1919 Perşembe günü saat 14.00'te Sivas Lisesi'nde başlayan kongreye farklı bölgelerden delegeler katıldı.
Mustafa Kemal Paşa kongre başkanlığına seçildi.
Kongrenin başlangıcında önemli tartışmalar yaşandı. Özellikle manda ve himaye meselesi kongrenin gündemindeki en önemli konulardan biri oldu. Tam bağımsızlık anlayışının savunucuları ile manda düşüncesine sıcak bakanlar arasında ciddi görüş ayrılıkları ortaya çıktı.
Bu tartışmaların sonunda Türk milletinin kendi geleceğini kendisinin belirlemesi gerektiği fikri ağırlık kazandı.
Bu durum, Sivas Kongresi'nin tarihî anlamını yalnızca askerî veya siyasî bir toplantı olmaktan çıkararak millî egemenlik düşüncesinin gelişimindeki temel aşamalardan biri hâline getirdi.
4. Millî Sınırlar ve Vatanın Bölünmezliği
Sivas Kongresi'nde kabul edilen esaslardan en önemlilerinden biri, millî sınırlar içerisinde bulunan vatanın bir bütün olduğu düşüncesidir.
Kongre kararlarında;
“Millî sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz.”
anlayışı esas alınmıştır.
Bu ilke, Millî Mücadele'nin yalnızca herhangi bir bölgenin savunulması olmadığını; Türk milletinin vatan bütünlüğünü ve bağımsızlığını koruma mücadelesi olduğunu ortaya koymuştur.
Sivas Kongresi kararlarının tarihî belgelerle karşılaştırılmış metinleri de bu temel yaklaşımı açıkça ortaya koymaktadır.
5. Millî İrade ve Millî Hâkimiyet
Sivas Kongresi'nin Cumhuriyet tarihimiz açısından en önemli miraslarından biri millî irade ve millî hâkimiyet düşüncesidir.
Kongre kararlarında devlet ve millet hayatında “kuvâ-yı milliyeyi âmil ve irade-i milliyeyi hâkim kılmak” esası benimsenmiştir.
Bu anlayış, daha sonra Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılmasıyla kurumsal bir niteliğe kavuşacak olan millî egemenlik ilkesinin tarihî zeminlerinden birini oluşturmuştur.
Dolayısıyla Sivas Kongresi ile Cumhuriyet arasında doğrudan ve mekanik bir özdeşlik kurmak yerine, Kongreyi Cumhuriyet'in siyasî ve fikrî hazırlık sürecinin önemli bir halkası olarak değerlendirmek daha isabetlidir.
6. Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin Kurulması
Sivas Kongresi'nin en önemli teşkilatçı sonuçlarından biri, Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde faaliyet gösteren millî cemiyetlerin tek çatı altında birleştirilmesidir.
Kongre sonucunda Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti oluşturuldu.
Böylece daha önce bölgesel karakter taşıyan direniş teşkilatları ortak bir siyasî ve teşkilatlı yapı içerisinde bir araya getirildi.
Bu gelişme, Millî Mücadele'nin dağınık yerel direnişlerden çıkarak bütün vatanı temsil eden merkezî bir harekete dönüşmesinde belirleyici olmuştur.
7. Temsil Heyeti'nin Güçlendirilmesi
Erzurum Kongresi'nde oluşturulan Temsil Heyeti'nin görev ve temsil alanı Sivas Kongresi ile genişletildi.
Sivas Kongresi sonrasında Temsil Heyeti, yalnızca Doğu Anadolu'yu değil, bütün vatanı temsil etme iddiasına sahip bir siyasî organizasyon hâline geldi. Üye sayısının da genişletilmesi bu dönüşümün göstergelerinden biriydi.
Bu durum, İstanbul Hükûmeti'nin Millî Mücadele üzerindeki fiilî otoritesine karşı Anadolu'da gelişen alternatif siyasî merkezin güçlenmesini sağladı.
8. İrade-i Milliye: Millî Mücadelenin Sesi
Sivas Kongresi'nin önemli kararlarından biri de millî hareketin kamuoyuna ulaşmasını sağlayacak bir gazetenin çıkarılmasıydı.
Bu doğrultuda İrade-i Milliye gazetesi yayımlandı.
14 Eylül 1919'da yayımlanmaya başlayan gazete, Millî Mücadele'nin amaçlarının halka anlatılması ve kamuoyu oluşturulması açısından önemli bir işlev gördü.
Bu gelişme aynı zamanda Millî Mücadele'nin yalnızca askerî bir hareket olmadığını; basın, kamuoyu, siyaset ve teşkilatlanmayı birlikte kullanan kapsamlı bir bağımsızlık hareketi olduğunu göstermektedir.
9. Manda ve Himaye Meselesi
Sivas Kongresi'nin en çok tartışılan konularından biri manda ve himaye meselesiydi.
Bir kısım kongre üyesi, mevcut şartlarda Amerikan mandasının kabul edilmesinin ülkenin geleceği açısından bir çıkış yolu olabileceğini düşünüyordu. Mustafa Kemal Paşa ve tam bağımsızlık anlayışını savunanlar ise yabancı bir devletin himayesine girmenin millî istiklal anlayışıyla bağdaşmayacağını savundular.
Sonuçta manda düşüncesi kabul edilmedi.
Bu karar, Millî Mücadele'nin temel karakterini belirleyen tam bağımsızlık anlayışının güç kazanması bakımından tarihî öneme sahiptir. Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın 1919 kronolojisi de 8 Eylül'de manda önerilerinin Kongre tarafından kabul edilmediğini kaydetmektedir.
10. Sivas Kongresi ve Cumhuriyet'e Giden Yol
Sivas Kongresi doğrudan bir “Cumhuriyet ilanı” değildir.
Ancak Cumhuriyet'in kurulmasını mümkün kılan siyasî zihniyetin ve teşkilatın oluşmasında çok önemli bir basamak oluşturmuştur.
Süreç kronolojik olarak değerlendirildiğinde:
Amasya Genelgesi → Erzurum Kongresi → Sivas Kongresi → Temsil Heyeti'nin Ankara'ya gelişi → TBMM'nin açılması → Millî Mücadele'nin askerî zaferi → Lozan Barış Antlaşması → Cumhuriyet'in ilanı
şeklinde birbirini tamamlayan tarihî aşamalar görülmektedir.
Bu bakımdan Sivas Kongresi, millî egemenliğe dayalı yeni Türk devletinin kuruluşuna giden yolun siyasî ve teşkilatçı hazırlık döneminin merkezî aşamalarından biridir.
Atatürk Araştırma Merkezi de Sivas Kongresi'nin Erzurum'da belirlenen esasları bütün Anadolu ve Rumeli'ye yaydığını ve millî birlik ile dayanışmanın güçlendirilmesini sağladığını belirtmektedir.
11. Sivas Kongresi'nin Türk Tarihindeki Yeri
Sivas Kongresi'nin tarihî önemini birkaç başlık altında toplamak mümkündür:
1. Millî Mücadele'nin bütün vatanı kapsayan siyasî merkezi güçlendirilmiştir.
2. Anadolu ve Rumeli'deki millî cemiyetler tek çatı altında birleştirilmiştir.
3. Temsil Heyeti'nin temsil alanı genişletilmiştir.
4. Millî irade ve millî hâkimiyet anlayışı daha belirgin hâle gelmiştir.
5. Manda ve himaye fikri reddedilerek tam bağımsızlık düşüncesi güçlendirilmiştir.
6. Millî Mücadele'nin kamuoyuna duyurulması için İrade-i Milliye gazetesi çıkarılmıştır.
7. Ankara'da açılacak Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne giden siyasî ve teşkilatçı zemin güçlendirilmiştir.
Bu özellikleriyle Sivas Kongresi, Türk milletinin kendi kaderini kendi iradesiyle belirleme kararlılığının tarihî belgelerinden biridir.
12. Sonuç
4–11 Eylül 1919 tarihleri arasında Sivas'ta toplanan Kongre, işgal ve parçalanma tehlikesi karşısında Türk milletinin vatan, bağımsızlık ve millî irade etrafında birleştiği tarihî bir dönüm noktasıdır.
Sivas'ta ortaya konulan irade, Anadolu'daki bölgesel direnişleri ortak bir teşkilat altında birleştirerek Millî Mücadele'yi bütün vatanı kapsayan bir harekete dönüştürmüştür.
Bu nedenle Sivas Kongresi yalnızca geçmişin bir hatırası değildir.
Sivas, Türk milletinin zor şartlar altında dahi kendi kaderine sahip çıkabileceğini gösteren tarihî bir iradenin adıdır.
Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolda Sivas Kongresi'nin bıraktığı en büyük miras ise millî hâkimiyet, tam bağımsızlık ve vatanın bölünmez bütünlüğü düşüncesidir.
Bugün çağdaş uygarlık yolunda ilerlerken Sivas Kongresi'nin bize bıraktığı tarihî ders açıktır:
Millî iradesine sahip çıkan bir millet, kendi geleceğini kendi elleriyle kurabilir.
SON SÖZ
Sivas Kongresi'nin yıl dönümünde;
Vatanımızın bağımsızlığı, milletimizin hürriyeti ve Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşu uğrunda mücadele eden başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Millî Mücadele'nin bütün kahramanlarını, şehitlerini ve gazilerini rahmet, minnet ve şükranla yâd ediyoruz.
4–11 Eylül 1919 Sivas Kongresi'nin yıl dönümü kutlu olsun.
Yaşasın Türk Milleti!
Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Ne mutlu Türk'üm diyene
DİPNOTLAR
[1] Azmi Süslü, “Anadolu ve Rumeli Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti”, TDV İslâm Ansiklopedisi, 1991. Sivas Kongresi'nde Mondros sonrasında kurulan bölgesel millî teşkilatların tek çatı altında birleştirildiği belirtilmektedir.
[2] Haluk Selvi, “Sivas Kongresi”, TDV İslâm Ansiklopedisi. Kongrenin Amasya Tamimi sonrasında şekillendiği ve 4–11 Eylül 1919 tarihlerinde toplandığı belirtilmektedir.
[3] Atatürk Araştırma Merkezi, “Sivas Kongresi'nin 101'inci Yıl Dönümü”. Kongrenin 4 Eylül 1919'da Sivas Lisesi'nde başladığı ve toplam 38 delegenin katıldığı bilgisi verilmektedir.
[4] Millî Savunma Bakanlığı, Atatürk Sitesi, Millî Mücadele Dönemi. Sivas Kongresi'nin amacı, görüşmeleri ve kararları hakkında bilgi.
[5] Atatürk Ansiklopedisi, “Sivas Kongresi”. Temsil Heyeti'nin genişletilmesi ve Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin oluşturulmasına ilişkin bilgiler.
[6] T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı, “1919 Kronolojisi”. Sivas Kongresi'nin 4 Eylül'de başlaması, manda önerilerinin reddedilmesi, Temsil Heyeti ve İrade-i Milliye'ye ilişkin kronolojik bilgiler.
[7] Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, “Bir Sivas Kongresi Bibliyografyası Denemesi”. Kongre tutanaklarının niteliği ve 4–11 Eylül tarihleri arasındaki sekiz genel birleşim hakkında bilgiler.
KAYNAKÇA
* Atatürk, Mustafa Kemal. Nutuk. Ankara: Atatürk Araştırma Merkezi.
* Atatürk Araştırma Merkezi. “Sivas Kongresi'nin 101'inci Yıl Dönümü.” Ankara.
* Atatürk Ansiklopedisi. “Sivas Kongresi.” Atatürk Araştırma Merkezi.
* Millî Savunma Bakanlığı. Atatürk Sitesi – Millî Mücadele Dönemi.
* Selvi, Haluk. “Sivas Kongresi.”TDV İslâm Ansiklopedisi. İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı.
* Süslü, Azmi. “Anadolu ve Rumeli Müdâfaa-i Hukuk Cemiyeti.”TDV İslâm Ansiklopedisi. İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı.
* Yıldırım, Hüseyin. “Atatürk İnkılâpları ve Sivas.”Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, Cilt X, Sayı 29, 1994.
* T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı. 1919 Kronolojisi.
* Sivas Valiliği. “4 Eylül 1919 Sivas Kongresi Kararları.”
Değerli okuyucularımız, tarih sadece geçmişin aynası değil, geleceğin pusulasıdır. Bizler de bu pusulayı iyi okumalı, tarihimize, ecdadımıza ve onların bize bıraktığı onurlu mirasa sahip çıkmalıyız.
Bir sonraki yazımızda buluşmak dileğiyle...
Ne mutlu Türk’üm diyene! Sonsuz Sevgi ve Saygılarımla