Türk İstik­lâl Mü­ca­de­le­si­nin Kesin So­nu­cu: 26 Ağus­tos–9 Eylül 1922
Başta Gazi Mus­ta­fa Kemal Ata­türk ve Millî Mü­ca­de­le’nin Kah­ra­man Silah Ar­ka­daş­la­rı­na


ÖZ

Türk mil­le­ti­nin ba­ğım­sız­lık ve vatan bü­tün­lü­ğü uğ­run­da ver­di­ği Millî Mü­ca­de­le’nin as­ke­rî ba­kım­dan en önem­li saf­ha­sı, 26 Ağus­tos 1922 ta­ri­hin­de baş­la­yan Büyük Ta­ar­ruz ve bunu takip eden Baş­ko­mu­tan­lık Mey­dan Mu­ha­re­be­si’dir. Sa­kar­ya Mey­dan Mu­ha­re­be­si’nin ar­dın­dan yak­la­şık bir yıl bo­yun­ca büyük bir giz­li­lik içe­ri­sin­de ha­zır­la­nan ta­ar­ruz planı, Türk or­du­su­nun st­ra­te­jik üs­tün­lü­ğü­nü or­ta­ya koy­muş; 26 Ağus­tos’ta baş­la­yan ha­re­kât 30 Ağus­tos 1922’de Dum­lu­pı­nar’da kesin bir za­fe­re dö­nüş­müş­tür. Ar­dın­dan ger­çek­leş­ti­ri­len takip ha­re­kâ­tı so­nu­cun­da Türk or­du­su 9 Eylül 1922’de İzmir’e gir­miş ve Batı Ana­do­lu’daki Yunan iş­ga­li fi­ilen sona er­miş­tir.
Bu ça­lış­ma, Büyük Ta­ar­ruz’un ha­zır­lık sü­re­ci­ni, as­ke­rî st­ra­te­ji­si­ni, 26–30 Ağus­tos 1922 ta­rih­le­ri ara­sın­da­ki mu­ha­re­be­le­rin ge­li­şi­mi­ni, Baş­ko­mu­tan Gazi Mus­ta­fa Kemal Ata­türk ile Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı Fevzi Çak­mak, Batı Cep­he­si Ko­mu­ta­nı İsmet İnönü ve diğer ko­mu­tan­la­rın rol­le­ri­ni ve za­fe­rin Türk İstik­lâl Mü­ca­de­le­si açı­sın­dan so­nuç­la­rı­nı ta­ri­hî kay­nak­lar ışı­ğın­da ele al­mak­ta­dır.
Anah­tar Ke­li­me­ler: Büyük Ta­ar­ruz, Baş­ko­mu­tan­lık Mey­dan Mu­ha­re­be­si, Dum­lu­pı­nar, Mus­ta­fa Kemal Ata­türk, Millî Mü­ca­de­le, Türk İstik­lâl Harbi, İzmir’in Kur­tu­lu­şu.

GİRİŞ

Türk İstik­lâl Harbi, Mond­ros Mü­ta­re­ke­si son­ra­sın­da Ana­do­lu'nun çe­şit­li böl­ge­le­ri­nin iş­ga­liy­le baş­la­yan ta­ri­hî süreç içe­ri­sin­de, Türk mil­le­ti­nin ba­ğım­sız­lı­ğı­nı ve vatan bü­tün­lü­ğü­nü ko­ru­ma ira­de­si­nin as­ke­rî ve si­ya­sî bir mü­ca­de­le­ye dö­nüş­me­siy­le şe­kil­len­miş­tir.
Mus­ta­fa Kemal Paşa'nın 19 Mayıs 1919'da Sam­sun'a çı­kı­şıy­la yeni bir saf­ha­ya giren Millî Mü­ca­de­le; Amas­ya Ge­nel­ge­si, Er­zu­rum ve Sivas Kong­re­le­ri, Tür­ki­ye Büyük Mil­let Mec­li­si'nin açıl­ma­sı ve dü­zen­li or­du­nun ku­rul­ma­sıy­la gi­de­rek ku­rum­sal bir ka­rak­ter ka­zan­mış­tır.
1921 yı­lın­da Sa­kar­ya Mey­dan Mu­ha­re­be­si'nin ka­za­nıl­ma­sı, Türk or­du­su­nun st­ra­te­jik sa­vun­ma­dan st­ra­te­jik ta­ar­ruz aşa­ma­sı­na geç­me­si­nin önünü aç­mış­tır. Sa­kar­ya'dan sonra Yunan or­du­su Es­ki­şe­hir–Afyon hat­tı­nın ba­tı­sın­da­ki güçlü sa­vun­ma mev­zi­le­ri­ne çe­kil­miş ve yak­la­şık bir yıl bo­yun­ca bu böl­ge­le­ri tah­kim et­miş­tir.[1]
Türk or­du­su ise aynı dö­nem­de insan gücü, silah, cep­ha­ne, eği­tim ve lo­jis­tik ba­kı­mın­dan ta­ar­ruz için ha­zır­lan­mış­tır. Tür­ki­ye Büyük Mil­let Mec­li­si Hü­kû­me­ti açı­sın­dan amaç yal­nız­ca bir cephe ba­şa­rı­sı elde etmek değil, Ana­do­lu'daki iş­ga­li sona er­di­recek kesin so­nu­cu mey­da­na ge­tir­mek­ti.[2]
Bu şart­lar al­tın­da ha­zır­la­nan Büyük Ta­ar­ruz, 26 Ağus­tos 1922 sa­ba­hı Ko­ca­te­pe'de topçu ate­şiy­le baş­la­mış ve beş gün içe­ri­sin­de Yunan or­du­su­nun ana kuv­vet­le­ri­nin im­ha­sıy­la so­nuç­lan­mış­tır.

I. SA­KAR­YA'DAN BÜYÜK TA­AR­RUZ'A

23 Ağus­tos–13 Eylül 1921 ta­rih­le­ri ara­sın­da ger­çek­le­şen Sa­kar­ya Mey­dan Mu­ha­re­be­si, Millî Mü­ca­de­le'nin as­ke­rî ka­de­ri­ni de­ğiş­ti­ren temel dönüm nok­ta­la­rın­dan bi­ri­dir. Sa­kar­ya'da Türk or­du­su­nun sa­vun­ma ba­şa­rı­sı, Yunan or­du­su­nun st­ra­te­jik ta­ar­ruz gü­cü­nü kır­mış­tır.
Sa­kar­ya'dan sonra Yunan or­du­su Es­ki­şe­hir–Afyon hat­tı­na çe­ki­le­rek güçlü sa­vun­ma mev­zi­le­ri oluş­tur­muş­tur. Türk or­du­su açı­sın­dan yeni hedef, sa­vun­ma hat­tı­nı aşmak ve düş­man or­du­su­nun ana kuv­vet­le­ri­ni imha ede­rek Ana­do­lu'daki iş­ga­le son ver­mek­ti.[3]
Mus­ta­fa Kemal Paşa, bu dö­nem­de or­du­nun ek­sik­lik­le­ri­nin gi­de­ril­me­si­ne büyük önem ver­miş­tir. Or­du­nun insan, silah, cep­ha­ne ve lo­jis­tik ih­ti­yaç­la­rı ta­mam­la­nır­ken aynı za­man­da ta­ar­ruz için yoğun bir eği­tim fa­ali­ye­ti yü­rü­tül­müş­tür.
Ata­türk Araş­tır­ma Mer­ke­zi'nin de­ğer­len­dir­me­si­ne göre, Ha­zi­ran 1922'de ta­ar­ruz ka­ra­rı alın­mış; ancak karar büyük bir giz­li­lik içe­ri­sin­de tu­tul­muş­tur. Tem­muz ayın­da Ak­şe­hir'de ya­pı­lan ça­lış­ma­lar so­nu­cun­da ta­ar­ruz pla­nı­nın temel esas­la­rı be­lir­len­miş­tir.[4]
Bu giz­li­lik, Büyük Ta­ar­ruz'un ba­şa­rı­sın­da­ki en önem­li un­sur­lar­dan bi­ri­ni oluş­tur­muş­tur.

II. TA­AR­RUZ PLA­NI­NIN HA­ZIR­LAN­MA­SI

Büyük Ta­ar­ruz'un temel amacı, Yunan or­du­su­nu geniş bir cep­he­de yıp­rat­mak ye­ri­ne be­lir­li bir böl­ge­de kuv­vet üs­tün­lü­ğü mey­da­na ge­ti­re­rek düş­ma­nın sa­vun­ma hat­tı­nı yar­mak ve ana kuv­vet­le­ri­ni ku­şa­tıp imha et­mek­ti.
Türk ko­mu­ta he­ye­ti, Yunan or­du­su­nun Af­yon­ka­ra­hi­sar'ın güney ve gü­ney­ba­tı­sın­da­ki mev­zi­le­ri­nin bek­len­me­dik bir nok­ta­dan ya­rıl­ma­sı­nı plan­la­mış­tır.
Türk Tarih Ku­ru­mu'nun ver­di­ği bil­gi­le­re göre, Türk or­du­su düş­ma­nın bek­le­me­di­ği Afyon'un gü­ney­ba­tı­sın­da­ki sarp ve dağ­lık böl­ge­de büyük bir kuv­vet yo­ğun­laş­tır­mış­tır.[5]
Bu st­ra­te­ji, kla­sik an­lam­da yal­nız­ca cep­he­yi yar­ma­yı değil, yarma son­ra­sın­da düş­ma­nın geri çe­kil­me ve ye­ni­den sa­vun­ma oluş­tur­ma im­kâ­nı­nı or­ta­dan kal­dır­ma­yı amaç­la­yan bir imha st­ra­te­ji­siy­di.
Baş­ko­mu­tan Mus­ta­fa Kemal Paşa, Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı Fevzi Paşa ve Batı Cep­he­si Ko­mu­ta­nı İsmet Paşa ta­ra­fın­dan yü­rü­tü­len plan­la­ma sü­re­cin­de bas­kın, kuv­vet­le­rin be­lir­li böl­ge­de yo­ğun­laş­tı­rıl­ma­sı, ateş üs­tün­lü­ğü ve hızlı takip esas­la­rı bir bütün hâ­lin­de de­ğer­len­di­ril­miş­tir.

III. GİZLİLİK VE BAS­KIN UN­SU­RU

Büyük Ta­ar­ruz'un ba­şa­rı­ya ulaş­ma­sın­da as­ke­rî ha­zır­lık kadar giz­li­lik de be­lir­le­yi­ci ol­muş­tur.
Mus­ta­fa Kemal Paşa'nın cep­he­de bu­lun­ma­sı­na rağ­men An­ka­ra'da ol­du­ğu iz­le­ni­mi­ni ver­mek ama­cıy­la dip­lo­ma­tik fa­ali­yet­le­rin ve ka­mu­oyu­na yö­ne­lik ha­ber­le­rin kul­la­nıl­ma­sı, as­ke­rî al­dat­ma ba­kı­mın­dan dik­kat çe­ki­ci bir uy­gu­la­ma­dır.[6]
18/19 Ağus­tos 1922 ge­ce­si Mus­ta­fa Kemal Paşa giz­li­ce Ak­şe­hir'e ha­re­ket etmiş, bu­ra­da ordu ko­mu­tan­la­rıy­la ta­ar­ruz planı üze­rin­de son de­ğer­len­dir­me­le­ri yap­mış­tır.
24 Ağus­tos'ta Baş­ko­mu­tan­lık ve Batı Cep­he­si ka­rar­gâh­la­rı Ak­şe­hir'den Şuhut'a ta­şın­mış; 25 Ağus­tos'ta ise Baş­ko­mu­tan­lık ka­rar­gâ­hı Ko­ca­te­pe'nin gü­ney­ba­tı­sın­da­ki böl­ge­ye in­ti­kal et­miş­tir.[7]
Bu ha­zır­lık­la­rın ar­dın­dan Türk or­du­su 25–26 Ağus­tos ge­ce­si ta­ar­ruz mev­zi­le­ri­ne iler­le­miş­tir.

IV. 26 AĞUS­TOS 1922: BÜYÜK TA­AR­RUZ BAŞ­LI­YOR

26 Ağus­tos 1922 sa­ba­hı Türk or­du­su ta­ri­hin en önem­li as­ke­rî ha­re­kât­la­rın­dan bi­ri­ni baş­lat­mış­tır.
Ko­ca­te­pe'de bu­lu­nan Baş­ko­mu­tan Mus­ta­fa Kemal Paşa; Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı Fevzi Paşa, Batı Cep­he­si Ko­mu­ta­nı İsmet Paşa ve I. Ordu Ko­mu­ta­nı Nu­red­din Paşa ile bir­lik­te ha­re­kâ­tı yö­net­miş­tir.[8]
Topçu ate­şi­nin baş­la­ma­sıy­la Yunan sa­vun­ma hat­la­rı­na karşı büyük sal­dı­rı baş­la­mış­tır.
Millî Sa­vun­ma Ba­kan­lı­ğı'nın Ata­türk ve Millî Mü­ca­de­le dö­ne­mi­ne iliş­kin kro­no­lo­ji­sin­de, Büyük Ta­ar­ruz'un bas­kın pren­si­biy­le Yunan or­du­su­nun im­ha­sı­nın he­def­len­di­ği; 26 Ağus­tos sa­ba­hı Mus­ta­fa Kemal Paşa'nın Ko­ca­te­pe'den ha­re­kâ­tı yö­net­ti­ği be­lir­til­mek­te­dir.[9]
Ata­türk'ün Nutuk'ta ifade et­ti­ği üzere, 26 ve 27 Ağus­tos gün­le­rin­de Yunan or­du­su­nun Af­yon­ka­ra­hi­sar'ın gü­ne­yin­de­ki yak­la­şık 50 ki­lo­met­re­lik, do­ğu­sun­da­ki ise 20–30 ki­lo­met­re­lik tah­kim edil­miş cep­he­le­ri kısa sü­re­de ya­rıl­mış­tır.[10]
Bu ge­liş­me, Büyük Ta­ar­ruz'un ilk iki gü­nün­de Türk or­du­su­nun st­ra­te­jik he­def­le­ri­ne büyük öl­çü­de ulaş­tı­ğı­nı gös­ter­mek­te­dir.

V. 27–28 AĞUS­TOS: AF­YON­KA­RAHİSAR'IN KUR­TA­RI­LI­ŞI

26 Ağus­tos'ta baş­la­yan ta­ar­ru­zun ar­dın­dan Türk bir­lik­le­ri hızla iler­le­miş­tir.
27 Ağus­tos'ta Af­yon­ka­ra­hi­sar kur­ta­rıl­mış ve Yunan sa­vun­ma sis­te­mi büyük öl­çü­de çök­müş­tür.[11]
28 Ağus­tos'ta Türk or­du­su düş­ma­nın geri çe­kil­me yol­la­rı­nı kont­rol al­tı­na almak ama­cıy­la takip ha­re­kâ­tı­nı sür­dür­müş­tür.
Mus­ta­fa Kemal Paşa 28 Ağus­tos ak­şa­mı Af­yon­ka­ra­hi­sar'a gel­miş ve bu­ra­da as­ke­rî durum hak­kın­da de­ğer­len­dir­me­ler­de bu­lun­muş­tur.[12]
Bu aşa­ma­da Türk or­du­su­nun he­de­fi yal­nız­ca düş­man mev­zi­le­ri­ni ele ge­çir­mek değil, Yunan or­du­su­nun ana kuv­vet­le­ri­ni ku­şa­ta­rak imha et­mek­ti.

VI. 29–30 AĞUS­TOS: BAŞ­KO­MU­TAN­LIK MEY­DAN MU­HA­RE­BESİ

29 Ağus­tos ge­ce­si Mus­ta­fa Kemal Paşa, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa sa­va­şın ge­li­şi­mi­ni bir­lik­te de­ğer­len­dir­miş­ler­dir.
30 Ağus­tos 1922 sa­ba­hı Dum­lu­pı­nar böl­ge­sin­de baş­la­yan mu­ha­re­be, Büyük Ta­ar­ruz'un kesin sonuç saf­ha­sı­nı oluş­tur­muş­tur.
Türk or­du­su Yunan kuv­vet­le­ri­nin ana bö­lü­mü­nü ku­şat­mış ve düş­man bir­lik­le­ri­nin büyük kıs­mı­nı imha veya esir et­miş­tir.[13]
30 Ağus­tos'taki sa­va­şın as­ke­rî tarih açı­sın­dan özel bir yeri bu­lun­mak­ta­dır. Çünkü bu mu­ha­re­be, Türk or­du­su­nun Yunan or­du­su­nun ana kuv­vet­le­ri­ni kesin bi­çim­de et­ki­siz hâle ge­tir­di­ği mu­ha­re­be ol­muş­tur.
Bu ne­den­le mu­ha­re­be, Baş­ko­mu­tan­lık Mey­dan Mu­ha­re­be­si adıy­la Türk as­ke­rî ta­ri­hin­de­ki ye­ri­ni al­mış­tır.[14]
Ata­türk An­sik­lo­pe­di­si'nde yer alan de­ğer­len­dir­me­ye göre, 26 Ağus­tos'ta baş­la­yan ve beş gün süren Af­yon­ka­ra­hi­sar–Dum­lu­pı­nar mey­dan mu­ha­re­be­le­ri so­nu­cun­da Yunan or­du­su­nun ana kuv­vet­le­ri imha edil­miş­tir.[15]

VII. GAZİ MUS­TA­FA KEMAL ATA­TÜRK'ÜN BAŞ­KO­MU­TAN­LIK ROLÜ

Büyük Ta­ar­ruz'un ba­şa­rı­sın­da Mus­ta­fa Kemal Paşa'nın as­ke­rî li­der­li­ği be­lir­le­yi­ci bir unsur ol­muş­tur.
Ata­türk'ün ba­şa­rı­sı yal­nız­ca mu­ha­re­be ala­nın­da­ki ko­mu­tan­lı­ğın­dan iba­ret de­ğil­dir. O;
* doğru za­man­da ta­ar­ruz ka­ra­rı­nı ver­miş,
* düş­ma­nın st­ra­te­jik du­ru­mu­nu de­ğer­len­dir­miş,
* kuv­vet üs­tün­lü­ğü­nü be­lir­li bir nok­ta­da top­la­mış,
* bas­kın un­su­ru­nu kul­lan­mış,
* ha­re­kâ­tın giz­li­li­ği­ni ko­ru­muş,
* ko­mu­ta ka­de­me­si ara­sın­da ko­or­di­nas­yo­nu sağ­la­mış,
* si­ya­si ve as­ke­rî he­def­le­ri bir­bi­rin­den ko­par­ma­dan yü­rüt­müş­tür.
Ata­türk Araş­tır­ma Mer­ke­zi, Büyük Ta­ar­ruz'un her aşa­ma­sı dü­şü­nü­le­rek plan­la­nan ve uy­gu­la­nan bir ha­re­kât ol­du­ğu­nu; za­fe­rin Türk or­du­su­nun, su­bay­la­rı­nın ve ko­mu­ta he­ye­ti­nin yük­sek as­ke­rî ka­bi­li­ye­ti­ni or­ta­ya koy­du­ğu­nu be­lirt­mek­te­dir.[16]
Bu ba­kım­dan Büyük Ta­ar­ruz, yal­nız­ca sa­yı­sal güç üs­tün­lü­ğü­nün değil; st­ra­te­jik plan­la­ma, doğru za­man­la­ma, ko­mu­ta bü­tün­lü­ğü, di­sip­lin, lo­jis­tik ha­zır­lık ve mil­let-or­du bü­tün­leş­me­si­nin so­nu­cu­dur.

VIII. FEVZİ ÇAK­MAK VE İSMET İNÖNÜ'NÜN ROLÜ

Büyük Ta­ar­ruz, tek bir ko­mu­ta­nın değil, uyum içe­ri­sin­de ça­lı­şan geniş bir ko­mu­ta he­ye­ti­nin ese­ri­dir.
Ge­nel­kur­may Baş­ka­nı Fevzi Paşa, ha­re­kâ­tın as­ke­rî plan­la­ma­sı ve or­du­nun genel sevk ve ida­re­sin­de önem­li görev üst­len­miş­tir.
Batı Cep­he­si Ko­mu­ta­nı İsmet Paşa ise cep­he­de­ki bir­lik­le­rin sevk ve ida­re­si­ni yü­rüt­müş ve ta­ar­ruz pla­nı­nın uy­gu­lan­ma­sın­da kri­tik bir rol oy­na­mış­tır.
30 Ağus­tos Za­fe­ri son­ra­sın­da Fevzi Paşa'nın ma­re­şal­li­ğe, İsmet Paşa'nın ise fe­rik­li­ğe yük­sel­til­me­si, Millî Mü­ca­de­le'nin en üst düzey ko­mu­ta ka­de­me­si­nin ba­şa­rı­la­rı­nın dev­let ta­ra­fın­dan da tak­dir edil­di­ği­ni gös­ter­mek­te­dir.[17]
Bu­nun­la bir­lik­te za­fe­rin ger­çek sa­hi­bi, bütün ko­mu­ta ka­de­me­siy­le bir­lik­te cep­he­de sa­va­şan Türk or­du­su ve bu or­du­yu her türlü im­kâ­nıy­la des­tek­le­yen Türk mil­le­ti­dir.

IX. "OR­DU­LAR! İLK HEDEFİNİZ AKDENİZ'DİR, İLERİ!"

30 Ağus­tos'taki kesin za­fer­den sonra savaş henüz ta­ma­men sona ermiş de­ğil­di.
Yunan or­du­su­nun Ana­do­lu'dan ta­ma­men çı­ka­rıl­ma­sı için takip ha­re­kâ­tı­nın sür­dü­rül­me­si ge­re­ki­yor­du.
Bu amaç­la Mus­ta­fa Kemal Paşa 1 Eylül 1922'de Türk or­du­su­na ta­ri­hî em­ri­ni ver­miş­tir:
“Or­du­lar! İlk he­de­fi­niz Ak­de­niz’dir, ileri!”
Bu emir, Büyük Ta­ar­ruz'un sa­vun­ma ni­te­li­ğin­de­ki bir mu­ha­re­be ol­mak­tan çı­ka­rak st­ra­te­jik takip ha­re­kâ­tı­na dö­nüş­tü­ğü­nün açık gös­ter­ge­si­dir.[18]
Türk or­du­su hızla ba­tı­ya iler­le­miş; Uşak, Ala­şe­hir, Sa­lih­li ve diğer böl­ge­le­rin kur­ta­rıl­ma­sı­nın ar­dın­dan İzmir is­ti­ka­me­tin­de iler­le­miş­tir.
2 Eylül'de Yunan Baş­ko­mu­ta­nı Ge­ne­ral Tri­ko­pis esir alın­mış­tır.[19]

X. 9 EYLÜL 1922: İZMİR'İN KUR­TU­LU­ŞU

26 Ağus­tos'ta Ko­ca­te­pe'de baş­la­yan Büyük Ta­ar­ruz, 30 Ağus­tos'ta Dum­lu­pı­nar'da kesin as­ke­rî za­fe­re dö­nüş­müş; takip ha­re­kâ­tı­nın de­va­mın­da 9 Eylül 1922'de Türk or­du­su İzmir'e gir­miş­tir.
Böy­le­ce Batı Ana­do­lu'daki Yunan iş­ga­li as­ke­rî ba­kım­dan sona er­di­ril­miş­tir.[20]
9 Eylül, Türk İstik­lâl Harbi'nin en sem­bo­lik ta­rih­le­rin­den biri hâ­li­ne gel­miş­tir. Çünkü Ana­do­lu'nun ba­tı­sın­da yıl­lar­dır devam eden iş­ga­lin sona er­di­ril­me­si, Türk mil­le­ti­nin ba­ğım­sız­lık mü­ca­de­le­si­nin as­ke­rî he­de­fi­nin ger­çek­leş­me­si an­la­mı­na gel­miş­tir.
Büyük Ta­ar­ruz ile baş­la­yan süreç, Mu­dan­ya Mü­ta­re­ke­si ve ar­dın­dan Lozan Barış Ant­laş­ma­sı'na uza­nan si­ya­sî ve dip­lo­ma­tik sü­re­cin de önünü aç­mış­tır.

XI. BÜYÜK TA­AR­RUZ'UN AS­KE­RÎ VE TARİHÎ ÖNEMİ

Büyük Ta­ar­ruz'un Türk ta­ri­hin­de­ki öne­mi­ni bir­kaç temel baş­lık al­tın­da de­ğer­len­dir­mek müm­kün­dür:
1. Yunan or­du­su­nun ana kuv­vet­le­ri imha edil­miş­tir.
30 Ağus­tos 1922'de Dum­lu­pı­nar'da ger­çek­leş­ti­ri­len Baş­ko­mu­tan­lık Mey­dan Mu­ha­re­be­si, Yunan or­du­su­nun Ana­do­lu'daki ana kuv­vet­le­ri­nin sa­vaş­ma ka­bi­li­ye­ti­ni büyük öl­çü­de or­ta­dan kal­dır­mış­tır.[21]
2. Batı Ana­do­lu'nun kur­tu­lu­şu ke­sin­leş­miş­tir.
Türk or­du­su­nun takip ha­re­kâ­tı so­nu­cun­da İzmir'in 9 Eylül 1922'de kur­ta­rıl­ma­sıy­la Batı Ana­do­lu'daki Yunan iş­ga­li sona er­miş­tir.
3. Millî Mü­ca­de­le'nin as­ke­rî saf­ha­sı kesin so­nu­ca ulaş­mış­tır.
Büyük Ta­ar­ruz, TBMM Hü­kû­me­ti'nin as­ke­rî ba­kım­dan üs­tün­lü­ğü­nü or­ta­ya koy­muş ve sa­va­şın dip­lo­ma­tik saf­ha­sı­na ge­çi­şi müm­kün hâle ge­tir­miş­tir.
4. Mu­dan­ya Mü­ta­re­ke­si'nin yolu açıl­mış­tır.
Türk or­du­su­nun Mar­ma­ra ve Bo­ğaz­lar yö­nün­de iler­le­me­si, İtilaf Dev­let­le­ri­ni yeni bir as­ke­rî ve si­ya­sî du­rum­la karşı kar­şı­ya bı­rak­mış­tır. Böy­le­ce Mu­dan­ya Mü­ta­re­ke­si'ne giden süreç baş­la­mış­tır.[22]
5. Lozan'a uza­nan yol açıl­mış­tır.
Büyük Ta­ar­ruz'un ar­dın­dan Tür­ki­ye, ba­ğım­sız­lı­ğı­nı ulus­la­ra­ra­sı alan­da kabul et­ti­re­bil­mek için çok daha güçlü bir dip­lo­ma­tik ko­nu­ma ulaş­mış­tır.

XII. BÜYÜK TA­AR­RUZ'UN MİLLÎ İRADE BO­YU­TU

Büyük Ta­ar­ruz yal­nız­ca or­du­nun değil, bütün bir mil­le­tin mü­ca­de­le­si­dir.
Cep­he­de asker sa­va­şır­ken cephe ge­ri­sin­de­ki ka­dın­lar, ço­cuk­lar, yaş­lı­lar ve genç­ler or­du­nun ih­ti­yaç­la­rı­nı kar­şı­la­mak için el­le­rin­de­ki im­kân­la­rı se­fer­ber et­miş­ler­dir.
Cep­ha­ne, yi­yecek, gi­yecek ve ula­şım ko­nu­sun­da hal­kın yap­tı­ğı fe­da­kâr­lık­lar, Türk İstik­lâl Harbi'nin top­ye­kûn ka­rak­te­ri­ni or­ta­ya koy­mak­ta­dır.
Ata­türk An­sik­lo­pe­di­si'nde de Büyük Ta­ar­ruz ha­zır­lık­la­rı sı­ra­sın­da or­du­nun ih­ti­yaç­la­rı­nın kar­şı­lan­ma­sın­da hal­kın yar­dı­mı­nın öne­mi­ne dik­kat çe­kil­mek­te­dir; ka­dın­la­rın kağ­nı­lar­la cep­ha­ne ta­şı­dı­ğı ve cephe ge­ri­sin­de­ki fe­da­kâr­lık­la­rın ha­re­kâ­tın lo­jis­tik gü­cü­ne katkı sağ­la­dı­ğı be­lir­til­mek­te­dir.[23]
Do­la­yı­sıy­la 26 Ağus­tos'u yal­nız­ca bir as­ke­rî tarih günü ola­rak de­ğer­len­dir­mek eksik ola­cak­tır.
26 Ağus­tos; ordu ile mil­le­tin aynı ideal et­ra­fın­da bir­leş­me­si­nin, va­ta­nın ba­ğım­sız­lı­ğı için bütün im­kân­la­rın se­fer­ber edil­me­si­nin ve is­tik­lâl ira­de­si­nin ta­ri­he geç­ti­ği gün­dür.

XIII. ATA­TÜRK'ÜN TARİHÎ DE­ĞER­LENDİRMESİ
Gazi Mus­ta­fa Kemal Ata­türk, Büyük Ta­ar­ruz'un an­la­mı­nı yal­nız­ca as­ke­rî ba­şa­rı üze­rin­den de­ğer­len­dir­me­miş, bu za­fe­ri Türk mil­le­ti­nin hür­ri­yet ve is­tik­lâl ira­de­si­nin bir eseri ola­rak gör­müş­tür.
Ata­türk Araş­tır­ma Mer­ke­zi ta­ra­fın­dan ak­ta­rı­lan de­ğer­len­dir­me­sin­de Ata­türk, ha­re­kâ­tın bütün saf­ha­la­rı­nın dü­şü­nü­le­rek ve yö­ne­ti­le­rek ba­şa­rı­ya ulaş­tı­rıl­dı­ğı­nı, za­fe­rin Türk or­du­su ile Türk subay ve ko­mu­ta he­ye­ti­nin kud­re­ti­ni or­ta­ya koy­du­ğu­nu ifade et­miş­tir.[24]
Bu yak­la­şım, Büyük Ta­ar­ruz'un ta­ri­hî an­la­mı­nın an­la­şıl­ma­sı açı­sın­dan son de­re­ce önem­li­dir.
Çünkü 26 Ağus­tos 1922'de Ko­ca­te­pe'den yük­se­len top ses­le­ri, yal­nız­ca bir or­du­nun sal­dı­rı­sı­nı değil; Türk mil­le­ti­nin “ba­ğım­sız­lık benim ka­rak­te­rim­dir” ira­de­si­nin savaş mey­da­nın­da­ki kar­şı­lı­ğı­nı tem­sil et­mek­te­dir.

SONUÇ

26 Ağus­tos 1922'de Ko­ca­te­pe'de baş­la­yan Büyük Ta­ar­ruz, Türk İstik­lâl Harbi'nin as­ke­rî açı­dan en kap­sam­lı ve kesin so­nuç­lu ha­re­kâ­tı­dır.
Sa­kar­ya Mey­dan Mu­ha­re­be­si'nden sonra yak­la­şık bir yıl süren ha­zır­lık dö­ne­mi­nin ar­dın­dan ger­çek­leş­ti­ri­len ta­ar­ruz, Türk or­du­su­nun st­ra­te­jik plan­la­ma ve uy­gu­la­ma ka­bi­li­ye­ti­ni or­ta­ya koy­muş­tur.
26 Ağus­tos'ta baş­la­yan sal­dı­rı, 27 Ağus­tos'ta Af­yon­ka­ra­hi­sar'ın kur­ta­rıl­ma­sı, 30 Ağus­tos'ta Dum­lu­pı­nar Baş­ko­mu­tan­lık Mey­dan Mu­ha­re­be­si'nin ka­za­nıl­ma­sı ve ni­ha­yet 9 Eylül'de İzmir'in kur­ta­rıl­ma­sıy­la so­nuç­lan­mış­tır.
Bu büyük za­fe­rin ar­ka­sın­da Gazi Mus­ta­fa Kemal Ata­türk'ün baş­ko­mu­tan­lı­ğı; Ma­re­şal Fevzi Çak­mak'ın Ge­nel­kur­may Baş­kan­lı­ğı; İsmet İnönü'nün Batı Cep­he­si Ko­mu­tan­lı­ğı; Nu­red­din Paşa ve diğer ko­mu­tan­la­rın sevk ve ida­re­si; fakat her şey­den önce Türk as­ke­ri­nin ce­sa­re­ti ve Türk mil­le­ti­nin fe­da­kâr­lı­ğı bu­lun­mak­ta­dır.
Büyük Ta­ar­ruz, Türk mil­le­ti­nin ba­ğım­sız­lık ira­de­si­nin as­ke­rî bir za­fer­le ta­ri­he ya­zıl­ma­sı­dır.
26 Ağus­tos 1922'de Ko­ca­te­pe'de baş­la­yan yü­rü­yüş, 30 Ağus­tos'ta Dum­lu­pı­nar'da za­fe­re, 9 Eylül'de İzmir'de kur­tu­lu­şa ulaş­mış­tır.
Bugün biz­le­re düşen görev ise bu ta­ri­hî mi­ra­sı yal­nız­ca anmak değil; an­la­mak, araş­tır­mak, ge­lecek ne­sil­le­re doğru bi­çim­de ak­tar­mak ve unut­tur­ma­mak­tır.
Başta Gazi Mus­ta­fa Kemal Ata­türk olmak üzere;
Ma­re­şal Fevzi Çak­mak'ı, İsmet İnönü'yü, Nu­red­din Paşa'yı ve Millî Mü­ca­de­le'nin bütün kah­ra­man ko­mu­tan­la­rı­nı;
Ko­ca­te­pe'den Dum­lu­pı­nar'a, Dum­lu­pı­nar'dan İzmir'e yü­rü­yen Meh­met­çi­ği­mi­zi;
Vatan uğ­ru­na ca­nı­nı veren aziz şe­hit­le­ri­mi­zi ve ha­ya­tı­nı bu mü­ca­de­le­ye ada­yan ga­zi­le­ri­mi­zi
rah­met, min­net, şük­ran ve say­gıy­la yâd edi­yo­ruz.
Ruh­la­rı şad, me­kân­la­rı cen­net olsun.
26 Ağus­tos Büyük Ta­ar­ruz'un yıl dö­nü­mü kutlu olsun.
Ya­şa­sın Türk Mil­le­ti'nin ba­ğım­sız­lı­ğı!
Ne mutlu Türk'üm di­ye­ne!

DİPNOT­LAR

[1] Türk Tarih Ku­ru­mu, İstik­lâl Harbi – Büyük Ta­ar­ruz ve Baş­ko­mu­tan Mey­dan Mu­ha­re­be­si (26–30 Ağus­tos 1922). Türk or­du­su­nun Sa­kar­ya son­ra­sın­da Es­ki­şe­hir–Afyon hat­tı­na çe­ki­len Yunan or­du­su­na karşı yak­la­şık bir yıl ha­zır­lık yap­tı­ğı be­lir­til­mek­te­dir.
[2] Ata­türk Araş­tır­ma Mer­ke­zi, “Büyük Ta­ar­ruz’un Baş­lan­gı­cı­nın 100. Yıl Dö­nü­mü Kutlu Olsun.” Ta­ar­ruz ka­ra­rı­nın 1922 yılı Ha­zi­ran ayın­da alın­dı­ğı ve ha­zır­lık­la­rın giz­li­lik içe­ri­sin­de yü­rü­tül­dü­ğü be­lir­til­mek­te­dir.
[3] Türk Tarih Ku­ru­mu, İstik­lâl Harbi, “Büyük Ta­ar­ruz ve Baş­ko­mu­tan Mey­dan Mu­ha­re­be­si”.
[4] Ata­türk Araş­tır­ma Mer­ke­zi, “Büyük Ta­ar­ruz’un Baş­lan­gı­cı­nın 100. Yıl Dö­nü­mü Kutlu Olsun.”
[5] Türk Tarih Ku­ru­mu, İstik­lâl Harbi.
[6] Ko­ca­te­pe Büyük Ta­ar­ruz Uy­gu­la­ma ve Araş­tır­ma Mer­ke­zi, “Kro­no­lo­ji”, 20 Ağus­tos 1922 ta­rih­li kayıt.
[7] Ko­ca­te­pe Büyük Ta­ar­ruz Uy­gu­la­ma ve Araş­tır­ma Mer­ke­zi, “Kro­no­lo­ji”, 24–26 Ağus­tos 1922 ka­yıt­la­rı.
[8] Ata­türk An­sik­lo­pe­di­si, “Büyük Ta­ar­ruz”, 26 Ağus­tos 1922 ta­rih­li ha­re­kât ve ko­mu­ta he­ye­ti.
[9] Millî Sa­vun­ma Ba­kan­lı­ğı, ATA­TÜRK Si­te­si, “Millî Mü­ca­de­le Dö­ne­mi”.
[10] Ata­türk An­sik­lo­pe­di­si, “Millî Mü­ca­de­le’de Batı Cep­he­si”, Mus­ta­fa Kemal Ata­türk'ün Nutuk'ta Büyük Ta­ar­ruz'a iliş­kin de­ğer­len­dir­me­si.
[11] T.C. Kül­tür ve Tu­rizm Ba­kan­lı­ğı, “1922 Kro­no­lo­ji­si”.
[12] Ko­ca­te­pe Büyük Ta­ar­ruz Uy­gu­la­ma ve Araş­tır­ma Mer­ke­zi, “Kro­no­lo­ji”.
[13] Ata­türk An­sik­lo­pe­di­si, “Büyük Ta­ar­ruz”.
[14] Fevzi Çak­mak'a iliş­kin Ata­türk An­sik­lo­pe­di­si mad­de­sin­de 30 Ağus­tos 1922 mu­ha­re­be­si­nin “Baş­ku­man­dan Mu­ha­re­be­si” ola­rak ad­lan­dı­rıl­ma­sı­nın ge­rek­çe­si açık­lan­mak­ta­dır.
[15] Ata­türk An­sik­lo­pe­di­si, “Büyük Ta­ar­ruz”.
[16] Ata­türk Araş­tır­ma Mer­ke­zi, “Büyük Ta­ar­ruz’un Baş­lan­gı­cı­nın 100. Yıl Dö­nü­mü Kutlu Olsun.”
[17] Ata­türk An­sik­lo­pe­di­si, “Fevzi Çak­mak (1876–1950)”.
[18] T.C. Kül­tür ve Tu­rizm Ba­kan­lı­ğı, “1922 Kro­no­lo­ji­si”, 1 Eylül 1922 ta­rih­li Baş­ko­mu­tan­lık emri.
[19] T.C. Kül­tür ve Tu­rizm Ba­kan­lı­ğı, “1922 Kro­no­lo­ji­si”, 2 Eylül 1922 kaydı.
[20] Büyük Ta­ar­ruz'un 26 Ağus­tos–30 Ağus­tos saf­ha­sı ve son­ra­sın­da­ki takip ha­re­kâ­tı için bkz. Türk Tarih Ku­ru­mu, İstik­lâl Harbi.
[21] Ata­türk An­sik­lo­pe­di­si, “Büyük Ta­ar­ruz”.
[22] Büyük Ta­ar­ruz son­ra­sın­da or­ta­ya çıkan as­ke­rî ve dip­lo­ma­tik süreç için bkz. Türk Tarih Ku­ru­mu, İstik­lâl Harbi.
[23] Ata­türk An­sik­lo­pe­di­si, “Büyük Ta­ar­ruz”; ta­ar­ruz ha­zır­lık­la­rı sı­ra­sın­da hal­kın lo­jis­tik des­te­ği­ne iliş­kin de­ğer­len­dir­me­ler.
[24] Ata­türk Araş­tır­ma Mer­ke­zi, “Büyük Ta­ar­ruz’un Baş­lan­gı­cı­nın 100. Yıl Dö­nü­mü Kutlu Olsun.”

KAY­NAK­ÇA

Bi­rin­cil Kay­nak­lar
Ata­türk, Mus­ta­fa Kemal.​Nutuk: 1919–1927. An­ka­ra: Ata­türk Araş­tır­ma Mer­ke­zi.
Ata­türk, Mus­ta­fa Kemal.Söy­lev ve De­meç­ler. An­ka­ra: Ata­türk Araş­tır­ma Mer­ke­zi.
Tür­ki­ye Büyük Mil­let Mec­li­si Zabıt Ce­ri­de­le­ri. I. Dönem, 1922.
Resmî ve Aka­de­mik Kay­nak­lar
Ata­türk Araş­tır­ma Mer­ke­zi. “Büyük Ta­ar­ruz’un Baş­lan­gı­cı­nın 100. Yıl Dö­nü­mü Kutlu Olsun.” An­ka­ra.
Ata­türk An­sik­lo­pe­di­si. “Büyük Ta­ar­ruz.” Ata­türk Araş­tır­ma Mer­ke­zi.
Ata­türk An­sik­lo­pe­di­si. “Millî Mü­ca­de­le’de Batı Cep­he­si.” Ata­türk Araş­tır­ma Mer­ke­zi.
Ko­ca­te­pe Büyük Ta­ar­ruz Uy­gu­la­ma ve Araş­tır­ma Mer­ke­zi. “Büyük Ta­ar­ruz Kro­no­lo­ji­si.” Afyon Ko­ca­te­pe Üni­ver­si­te­si.
Millî Sa­vun­ma Ba­kan­lı­ğı. “Ata­türk ve Millî Mü­ca­de­le Dö­ne­mi.”
Türk Tarih Ku­ru­mu. “İstik­lâl Harbi – Büyük Ta­ar­ruz ve Baş­ko­mu­tan Mey­dan Mu­ha­re­be­si (26–30 Ağus­tos 1922).”
T.C. Kül­tür ve Tu­rizm Ba­kan­lı­ğı. “1922 Kro­no­lo­ji­si.”

SON SÖZ

26 Ağus­tos 1922…
Ko­ca­te­pe'de güneş do­ğar­ken Türk top­çu­su­nun ateşi baş­la­dı.
O gün yal­nız­ca düş­man mev­zi­le­ri­ne değil, Türk mil­le­ti­nin is­tik­lâ­li­ni yok sayan bütün he­sap­la­ra karşı yü­rün­dü.
30 Ağus­tos'ta Dum­lu­pı­nar'da zafer ka­za­nıl­dı.
9 Eylül'de İzmir'de Türk bay­ra­ğı ye­ni­den gön­de­re çe­kil­di.
Bu büyük yü­rü­yü­şün ba­şın­da Gazi Mus­ta­fa Kemal Ata­türk, ya­nın­da ise onun­la omuz omuza yü­rü­yen kah­ra­man silah ar­ka­daş­la­rı ve ar­ka­sın­da bütün var­lı­ğı­nı va­ta­nı­na ada­mış Türk Mil­le­ti vardı.
Büyük Ta­ar­ruz'un yıl dö­nü­mün­de Gazi Mus­ta­fa Kemal Ata­türk'ü, silah ar­ka­daş­la­rı­nı, Meh­met­çi­ği­mi­zi, aziz şe­hit­le­ri­mi­zi ve kah­ra­man ga­zi­le­ri­mi­zi rah­met, min­net ve şük­ran­la anı­yo­ruz.
Va­ta­nı­mız daim, bay­ra­ğı­mız özgür, is­tik­lâ­li­miz ebedî olsun.
Ne Mutlu Türk'üm Di­ye­ne!


De­ğer­li oku­yu­cu­la­rı­mız, tarih sa­de­ce geç­mi­şin ay­na­sı değil, ge­le­ce­ğin pu­su­la­sı­dır. Biz­ler de bu pu­su­la­yı iyi oku­ma­lı, ta­ri­hi­mi­ze, ec­da­dı­mı­za ve on­la­rın bize bı­rak­tı­ğı onur­lu mi­ra­sa sahip çık­ma­lı­yız.
Bir son­ra­ki ya­zı­mız­da bu­luş­mak di­le­ğiy­le...
Ne mutlu Türk’üm di­ye­ne! Son­suz Sevgi ve Say­gı­la­rım­la