Peki ya nedir?

AKÇED, yani, Akbük Kültür ve Çevre Derneği apaçık, amasız ve fakatsız, bir Demokratik Kitle Örgütü’dür!..

Arada bir fark mı var?

Evet, hem de nasıl.

ÇÜNKÜ;

Ülkemizde bir dönem yaygın biçimde kullanılan “demokratik kitle örgütü” kavramının zamanla geri çekilip yerini “sivil toplum kuruluşu”na bırakması masum bir gelişme değildir…

Bu yönde bir gelişmenin marşına basan asıl etken ise, 12 Eylül darbesidir. Böylece neo-liberalizm motoru -sessiz bir biçimde- çalışmaya başlamıştır.

Böylece “yeniden yapılanma” söylemi siyasal güç [ve güçlerin] güdümünde toplumu kültürel olarak biçimlendirme sürecine girmiştir.

Yani… DKÖ’ü yerine STK kavramının egemenlik kazanması salt terminolojik bir değişim değildir.

Bu dönüşümün sonucunda “kitle”, “hak”, “temsil” ve “mücadele” çağrışımları taşıyan bir sözlük za-yıf-la-tı-lır-ken; “kapasite”, “paydaşlık”, “proje”, “katılım” ve “yönetişim”, “fonlarla beslenme” eksenli yeni bir sözlük güç ka-zan-dı-rıl-mış-tır.

İşte… Bu planlı stratejik gelişme doğru okunmalıdır.

Bu okumanın temel bileşenleri olan kültürel hegemonya ve kültür emperyalizmi kavramları [özellikle içinde bulunduğumuz süreçte) reel bir biçimde sorgulanmalıdır.

Çünkü bu noktadaki temel mesele, yalnızca soyut bir isim değişmesi değil; örgütlü toplumsal öznenin ne olduğuna[?], ne yapması gerektiğine[?] ve hangi dil içinde faaliyetlerini sürdürmesine[?] yönelik sinsi bir düzenlemedir.

Bu çerçevede “demokratik kitle örgütü”nden “STK”ya geçiş, tesadüfi bir dil kayması olarak görülemez… Ve bu konuda toplumsal farkındalığın kaybedilmemesi yaşamsal bir önem taşımaktadır.

Başka bir deyişle “demokratik kitle örgütü” kavramı, hukuki biçimden çok, belirli toplumsal kesimlerin ortak ihtiyaçlarını, hak taleplerini ve kamusal temsil iddiasını öne çıkaran siyasal bir öz-adlandırma olarak anlaşılmalıdır.

Çünkü, toplumsal alanda “hizmet ve yardım temelli” yaklaşım ile, “hak temelli” yaklaşım arasındaki ayrım asla gözden kaçırılmamalıdır…

.

Bu ayrımda gözden kaçırılmaması gereken en önemli unsur, biçimsel olarak hangi kavramın öne çıkarıldığı değil, hangi kelimeyle hangi siyasal ufkun açıldığıdır. Bugün ihtiyaç duyulan şey, Demokratik Kitle Örgütü kavramının taşıdığı temsil, dayanışma ve kamusal mücadele fikrini güncel koşullarda yeniden düşünmek ve gereğini egemen kılmaktır.

İşte Akbük Kültür ve Çevre Derneği bir STK değildir, derken amacımız, öncelikle Kültür ve Çevre konularında bu nitelikteki bir farkındalığın altı çizmek ve eylem çizgisi haline getirmektir.