Sokak hayvanları sorunu geçtiğimiz günlerde devletin de, duyarlı tüm insanların da gündemine yerleşti.
Devlet’in bu konuda bir yasası var.
Ama Tarım ve Orman Bakanlığı’nın daha sonra [sanki] bu kanuna dayanıyor[muş] gibi yaparak ihdas ettiği bir yazılı emir var.
Ancak bu yazılı emir, dayanak yaptığı yasada mevcut olmayan ciddi ve vahim düzenlemeler içeriyor.
Bu bir idari işlem. Dolayısıyla benim de şahsen üyesi bulunduğum Akbük Kültür ve Çevre Derneği [AKÇED] bu kanunsuzluğun iptali için Danıştay’a dava açtı.
Ama, içinde yaşadığımız süreçte söz konusu genelge-emirin uygulaması vahim noktala ulaştı; kabul edilemez sonuçlar vermeye başladı…
Bu durumda olan biteni ve bu gelişmelere karşı tepki gösteren duyarlı insanların söylem ve etkinliklerini değerlendiren AKÇED yönetim kurulu acilen toplanarak aşağıdaki satırlara alıntıladığım açıklamayı yaptı:
fa
AKÇED’İN SOKAK HAYVANLARI KONUSUNDA
KAMUOYUNA AÇIKLAMASI
AKÇED olarak, sahipsiz hayvanların yeterli bakımevi kapasitesi oluşturulmadan toplanmasını ve sahiplendirilinceye kadar kapalı alanlarda tutulmasını öngören Tarım ve Orman Bakanlığının 10 Şubat 2025 tarihli genelgesinin ilgili hükümlerinin iptali ve yürütmesinin durdurulması talebiyle Danıştayda dava açtık.
Öncelikle bilinmelidir ki, bizler hiç vakit kaybetmeden süresi içinde başvurumuzu yaptık.
Söz konusu genelge, -çok açık olarak- dayanağını oluşturan ilgili kanunun sınırlarını aşmakta, bugünkü acıklı durumu öngörmekte ve hatta fiilen yaratmakta; sonuç olarak da, sokak hayvanlarını ölüme sürüklemektedir.
Ancak bu noktada önemli bir noktayı tüm kamuoyuna açıklamak sorumluluğunu taşıyoruz:
- Belediyeler, valilik ve kaymakamlıkların toplama talimatlarını yerine getirmedikleri takdirde idarî ve cezaî sorumlulukla karşı karşıya kalmakta ve belediye başkanları hakkında görevi ihmal nedeniyle ceza kovuşturmaları açılması tehdidini taşımaktadır.
Bu nedenle yaşananların bütün sorumluluğunu yalnızca Didim Belediyesine yüklemeyi doğru ve adil bulmuyoruz.
Didim’de toplu köpek mezarları ortaya çıkarıldığı yönünde yapılan suç duyurusu ve bunun sonucunda sürdürülen soruşturma nihayetlenmeden de bu konuda peşin hükümlerle hareket edilmesini doğru bulmuyoruz.
Bu aşamada AKÇED olarak, içinde yaşamakta olduğumuz süreçte, ceza hukukumuzun [unutulmaya yüz tutan] en önemli kurullarından birisi olan “Masumiyet Karinesi”ni hatırlatmakla yetiniyoruz.
AKÇED olarak hayvanların yaşam hakkını savunmayı, hukuka uygun davranmayı ve objektif ve adil bir tutum izlemeyi şiar ettiğimizin bilinmesini diliyoruz…
Akbük Kültür ve Çevre Derneği
(AKÇED)
Yani…
Hayvan katliamına evet demek tabii ki -asla- mümkün değildir.
Ancak, adil ve soğukkanlı olmak da gerekmektedir.
Sadece duygularımıza dayanarak bilir bilmez suçlamalara girişilmemesi de çok önemli ve değerli bir duruştur.
Ben, üyesi olduğum AKÇED gibi düşünüyorum.
Çünkü vicdanım, sağduyum ve adalet duygum bana bu yolu önermektedir.