Ka­ra­ku­yu’dan Ye­ni­hi­sar’a, Ye­ni­hi­sar’dan Didim’e…
Bir ken­tin bu­gün­kü ha­li­ni an­la­mak için yal­nız­ca bu­gü­nün cad­de­le­ri­ne, bi­na­la­rı­na, nü­fu­su­na bak­mak yet­mez.
Bazen bir ken­tin hi­kâ­ye­si, bugün üze­rin­den araç­la­rın geç­ti­ği bir yolun ke­na­rın­da duran eski bir ku­yu­da sak­lı­dır.
Bazen bir pla­jın adı, yıl­lar önce o sa­hi­le hay­ran kalan bir be­le­di­ye baş­ka­nı­nın ha­tı­ra­sın­da yaşar.
Bazen de bugün yüz bin­le­re yak­la­şan bir il­çe­nin ge­le­ce­ği, bir­kaç ki­şi­nin yıl­lar önce yap­tı­ğı bir top­lan­tı­da ko­nu­şu­lan bir­kaç cüm­ley­le şe­kil­len­me­ye baş­lar.
İşte Didim’in be­le­di­ye olu­şu­nun hi­kâ­ye­si de böy­le­dir.
Bugün 100 binin üze­rin­de nü­fu­su bu­lu­nan, Tür­ki­ye’nin dört bir ya­nın­dan in­san­la­rın yer­leş­ti­ği, dün­ya­nın fark­lı ül­ke­le­rin­den in­san­la­rın ken­di­si­ne yeni bir hayat kur­du­ğu Didim’in yakın geç­mi­şi­ne bak­tı­ğı­mız­da, kar­şı­mı­za küçük bir taşra yer­le­şi­mi­nin adım adım kent­leş­me hi­kâ­ye­si çıkar.
Didim Kent Kon­se­yi Baş­ka­nı Sayın Osman Ay­yıl­dız’ın “Dünya Didim’i Se­vi­yor” adlı ça­lış­ma­sın­da or­ta­ya koy­du­ğu de­ğer­len­dir­me­le­re göre bugün Didim’de 78 ül­ke­den yer­le­şen in­san­la­rın ya­şa­dı­ğı ve 154 fark­lı dilin ko­nu­şul­du­ğu ifade edil­mek­te­dir.
Bu ra­kam­lar doğru okun­du­ğun­da, as­lın­da Didim’in nasıl bir dö­nü­şüm ge­çir­di­ği­ni an­lat­mak için başlı ba­şı­na ye­ter­li­dir.
Ama bu dö­nü­şüm bir günde ol­ma­dı.
Bir za­man­lar Söke’ye bağlı Akköy bu­ca­ğı­nın küçük bir köyü olan Ye­ni­hi­sar’ın bugün Didim il­çe­si­ne dö­nüş­me­si­nin ar­ka­sın­da, on­lar­ca yıl­lık bir de­ği­şim, tar­tış­ma, bek­len­ti, di­renç ve hayal var­dır.
Ve bu hi­kâ­ye­nin baş­lan­gı­cın­da…
Ka­ra­ku­yu var­dır.

A L T I N K U M-1

KA­RA­KU­YU’DAN AL­TIN­KUM’A
Bugün Al­tın­kum de­di­ği­miz yerin geç­miş­te­ki adı Ka­ra­ku­yu idi.
Ka­ra­ku­yu de­nil­di­ğin­de bugün genç ku­şak­la­rın zih­nin­de bir anlam oluş­ma­ya­bi­lir.
Oysa yaş­lı­la­rın an­lat­tı­ğı Ka­ra­ku­yu, bam­baş­ka bir yerdi.
Bir kara kuyu…
Küçük bir is­ke­le…
Ba­lık­çı­lar…
Ço­ban­lar…
Küçük bir Jandarma karakolu askerleri, 2. Dünya savaşı öncesi bugünkü adı Aytepe olan, Rasattepe diye adlandırılan yerden Alman Savaş gemilerini gözetliyorlardı.
Çev­re­sinde ta­rım­la uğ­ra­şan in­san­lar…
Ma­ki­lik­ler, fun­da­lık­lar, ha­yıt­lar ve ıl­gın­lar…
Ve de­ni­ze doğru uza­nan, yer yer ba­tak­lık­lar­la, az­mak­lar­la ve su bi­ri­kin­ti­le­riy­le dolu bir kıyı…
Bu­gün­kü Al­tın­kum’un ye­rin­de, tu­rizm film­le­rin­de­ki gö­rün­tü­le­ri an­dı­ran bir kent yoktu.
Yol yoktu.
Elekt­rik yoktu.
Dü­zen­li içme suyu yoktu.
Bugün bir­kaç da­ki­ka­da ula­şı­lan yer­le­re ulaş­mak bile başlı ba­şı­na bir me­se­ley­di.
Didim’in bu­gün­kü tu­rizm hi­kâ­ye­si­nin ilk say­fa­la­rın­dan bi­ri­ni açan isim­ler­den biri ise Balat kö­ken­li Demokrat Partili, Söke Be­le­di­ye Baş­ka­nı Ekrem Ka­ra­kaş’tı.
An­la­tı­lan­la­ra göre Ka­ra­kaş, o yıl­lar­da böl­ge­yi gör­dü­ğün­de bu­ra­ya hay­ran kal­mış­tı.
Fakat böl­ge­ye ulaş­mak bile kolay de­ğil­di.
Yolun ol­ma­dı­ğı yıl­lar­da, Ka­ra­ku­yu’yu gör­mek için İzmir as­ke­ri­ye­sin­den temin edi­len bir he­li­kop­ter­le böl­ge­ye ge­lin­di­ği, Karakyu ve Apollon Tapınağı havadan ve karadan izlendi, gezildi.
Ekrem Ka­ra­kaş’ın ha­tı­ra­la­rın­da Ka­ra­ku­yu’yu Af­ri­ka sa­van­la­rı­na ben­zet­ti­ği söylerdi.
Ancak onun gör­dü­ğü bu ıssız ve ba­kım­sız kı­yı­da baş­ka­la­rı­nın henüz gö­re­me­di­ği bir ge­lecek vardı.
Bir tu­rizm mer­ke­zi…
Bir sahil yer­le­şi­mi…
Belki de ile­ri­de ku­ru­la­cak büyük bir kent…
Ve Ka­ra­ku­yu’nun adı de­ğiş­ti­ril­di.
Al­tın­kum.
Bugün Tür­ki­ye’nin en bi­li­nen tu­rizm mer­kez­le­rin­den biri olan bu ismin, as­lın­da bir dönem ma­ki­lik­le­rin ve fun­da­lık­la­rın ara­sın­da bu­lu­nan Ka­ra­ku­yu’dan çık­tı­ğı­nı bil­mek, Didim’in dö­nü­şü­mü­nü an­la­mak açı­sın­dan ol­duk­ça önem­li­dir.

BİR AY BO­YUN­CA AS­KER­LER ÇA­LIŞ­TI
Ekrem Ka­ra­kaş’ın böl­gey­le il­gi­li gi­ri­şim­le­ri bu­nun­la da sı­nır­lı kal­ma­dı.
Ka­ra­ku­yu’nun önün­de bugün hayal et­mek­te zor­la­na­ca­ğı­mız bir ça­lış­ma baş­la­tıl­dı.
Ekrem Karakaş’ın yazdığı kitap da, Milli Sa­vun­ma Ba­ka­nı Ethem Men­de­res ile ku­ru­lan iliş­ki­ler sa­ye­sin­de Söke’de bu­lu­nan as­ke­ri bir­lik­ten asker, araç ve gereç des­te­ği is­ten­di.
Kaz­ma­lar, kü­rek­ler, pa­la­lar…
Ve as­ker­ler.
Yak­la­şık bir ay bo­yun­ca Ka­ra­ku­yu’da ça­lış­ma ya­pıl­dı.
Ma­ki­lik­ler ve fun­da­lık­lar te­miz­len­di.
Az­mak­lar ve su bi­ri­kin­ti­le­ri de­ni­ze bağ­lan­dı.
Ekrem Karakaş bugünkü Çamlık Mahallesinde bulunan Çamlıkda bulunan Çamları Dikti (1200 Adet)
Ça­lış­ma­lar Kur­ban Bay­ra­mı'na denk ge­lin­ce Ekrem Ka­ra­kaş’ın as­ker­ler için üç koyun kestiği de an­la­tı­lan ha­tı­ra­lar ara­sın­da yer alı­yor.
Fakat yıl­lar sonra Tür­ki­ye’nin si­ya­si ha­ya­tı de­ğiş­ti, 27 Mayıs 1960 dar­be­si ger­çek­leş­ti.
De­mok­rat Par­ti­li Ekrem Ka­ra­kaş da bu dö­nem­den sonra üç koyun kestiği için yar­gı­la­ndı.

PLAJ EVLERİ
1950’li yıl­la­rın son­la­rı­na doğru Didim Plaj Ev­le­ri Yapı Ko­ope­ra­ti­fi çev­re­sin­de şe­kil­le­nen gi­ri­şim­ler, Ka­ra­ku­yu ve çev­re­si­nin ge­le­ce­ği­ni de­ğiş­ti­recek önem­li adım­lar­dan biri oldu.
Söke’nin De­mok­rat Par­ti­li zen­gin­le­ri, si­ya­set­çi­le­ri ve dö­ne­min et­ki­li isim­le­ri böl­ge­de yaz­lık evler yap­ma­ya baş­la­dı­lar.
Bu­gün­kü Yalı Cad­de­si ve çev­re­sin­de yük­sel­me­ye baş­la­yan ya­pı­lar, o za­ma­na kadar tarım bölgesi idi.
Aydın Turizmine çok önem veren, Aydın valisi Enver Saatçigil Yalı Caddesinde bulunan, 237 adet olan Didim Plaj Evleri kooperatif’nin Fahri Başkanıydı.
Ko­ope­ra­tif içe­ri­sin­de dö­ne­min önem­li isim­le­ri­nden, Demokrak Parti’den Milli Sa­vun­ma Ba­ka­nı Ethem Men­de­res ve Aydın Belediye Başkanı İsmet Sez­gin de vardı.
Artık me­se­le yal­nız­ca bir­kaç yaz­lık ev yap­mak de­ğil­di.
Böl­ge­ye yol ge­tir­mek­ti.
Su ge­tir­mek­ti.
Elekt­rik ge­tir­mek­ti.
Ha­şe­rey­le mü­ca­de­le et­mek­ti.
İmar dü­ze­ni oluş­tur­mak­tı.
Ve bütün bun­lar için bir be­le­di­ye­ye ih­ti­yaç vardı.
İşte Didim ta­ri­hi­nin belki de en az bi­li­nen, fakat en önem­li tar­tış­ma­la­rın­dan biri bu­ra­da baş­la­dı.
Bu­gün­den ge­ri­ye bak­tı­ğı­mız­da “Bir yer neden be­le­di­ye olmak is­te­me­sin?” diye so­ra­bi­li­riz.
O dö­nem­de köy hal­kı­nın be­le­di­ye ko­nu­sun­da­ki yak­la­şı­mı­nın ar­ka­sın­da fark­lı kay­gı­lar vardı.
Ye­ni­hi­sar halkı ara­sın­da ya­pı­lan halk oy­la­ma­sın­da be­le­di­ye olma fik­ri­ne karşı çı­kıl­mış­tı.
Çünkü köy­lü­nün zih­nin­de be­le­di­ye demek yal­nız­ca hiz­met demek de­ğil­di.
Köyün elin­den alın­ma­sı…
Top­rak­la­rın el de­ğiş­tir­me­si…
Köy dü­ze­ni­nin bo­zul­ma­sı demekti.
1960’ların Didim’inde elekt­rik, başlı ba­şı­na bir lüks­tü.
Didim Plaj Ev­le­ri’nin elekt­rik ih­ti­ya­cı­nı 1963 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğünün yaptığı jeneratörden, Didim Motel’den temin etti. (Bugünkü Vakıfların olduğu yer)
Bazı kay­nak­lar­da Didim Be­le­di­ye­si’nin ku­ru­luş ta­ri­hi 1967 ola­rak ya­zı­lır.
Ba­zı­la­rın­da ise 1968 ta­ri­hi gö­rü­lür.
As­lın­da bu­ra­da bir çe­liş­ki yok­tur.
Resmî ka­yıt­la­ra göre Ye­ni­hi­sar kö­yün­de be­le­di­ye ku­rul­ma­sı­na iliş­kin karar 5 Kasım 1966 ta­rih­li Resmî Ga­ze­te’de ya­yım­lan­dı.
1966 karar yılı, 1968 ise be­le­di­ye teş­ki­la­tı­nın ku­rul­du­ğu yıl ola­rak de­ğer­len­dir­mek daha doğru ola­cak­tır.

4B1431Eb 3C2B 45C6 Bc73 De32D53Ef87F
1967 ve 1968 yılında iki kez belediye seçimi yapıldı.

KÜÇÜK KA­SA­BA­NIN KADERİ TURİZMLE DEĞİŞTİ
1960’ların son­la­rın­da Ye­ni­hi­sar hâlâ küçük bir yer­le­şim­di.
İnsan­la­rın önem­li bir bö­lü­mü o tarihte Tütün ve hububat ile uğ­ra­şı­yordu.
Fakat kı­yı­da başka bir ha­re­ket­li­lik baş­la­mış­tı.
Yaz­lık evler ço­ğa­lı­yor­du.
Yol­lar açı­lı­yor­du.
Yeni in­san­lar ge­li­yor­du.
Al­tın­kum’un adı daha geniş çev­re­ler­de du­yul­ma­ya baş­lı­yor­du.
Ve 1980’li yıl­la­ra ge­lin­di­ğin­de tu­rizm ha­re­ke­ti artık geri dö­nül­mez bir sü­re­ce dö­nüş­müş­tü.
Resmî kay­nak­lar da 1980’li yıl­lar­da baş­la­yan tu­rizm ha­re­ke­ti­nin Ye­ni­hi­sar’ın hızlı ge­li­şi­min­de önem­li rol oy­na­dı­ğı­nı be­lir­ti­yor.
Artık me­se­le yal­nız­ca bir köyün be­le­di­ye ol­ma­sı de­ğil­di.
Or­ta­da bü­yü­yen bir belde vardı.
Ve bu bel­de­nin sı­nır­la­rı artık eski köy sı­nır­la­rı­nın çok öte­si­ne taş­ma­ya baş­la­mış­tı.

Altinkum 1960

9 MAYIS 1990'DA YENİHİSAR İLÇE OLDU
Söke’den ay­rı­la­rak ilçe sta­tü­sü­ne ka­vuş­tu.
Böy­le­ce Didim Ya­rı­ma­da­sı’nın idari ya­pı­sı da büyük öl­çü­de de­ğiş­me­ye baş­la­dı.
Bir za­man­lar Söke’nin Akköy bu­ca­ğı­na bağlı küçük bir köy olan yer­le­şim, artık ilçe ol­muş­tu.
Fakat yeni il­çe­nin bir de isim so­ru­nu vardı.
Ye­ni­hi­sar adı Tür­ki­ye’nin fark­lı böl­ge­le­rin­de kul­la­nı­lan bir isim­di.
Tu­rizm açı­sın­dan ise in­san­lar bu­ra­yı zaten “Didim” ola­rak ta­nı­yor­du.
Çünkü Didim adı, antik çağ­da­ki Didy­ma­i­on’dan ge­li­yor­du.
So­nun­da bu ta­ri­hî isim ye­ni­den öne çıktı.
9 Nisan 1997'de Didim ola­rak de­ğiş­ti­ril­di.

Dün­ya­nın dört bir ya­nın­dan in­san­la­rın ken­di­si­ne yeni bir hayat kur­mak için gel­di­ği Didim’e.
İşte Didim’in be­le­di­ye oluş hi­kâ­ye­si­nin ilk bö­lü­mü böyle baş­la­dı.
Ama hi­kâ­ye bu­ra­da bit­mi­yor.
Çünkü be­le­di­ye­nin ku­rul­ma­sın­dan sonra Didim’in önün­de çok daha büyük bir dö­nü­şüm vardı:
Tu­rizm pat­la­ma­sı, imar ha­re­ke­ti, yaz­lık si­te­ler, yeni ma­hal­le­ler, Akbük’ün ve diğer yer­le­şim­le­rin il­çe­ye bağ­lan­ma­sı ve küçük Ye­ni­hi­sar’ın bir tu­rizm ken­ti­ne dö­nüş­me­si…
Asıl büyük hi­kâ­ye, işte bun­dan sonra baş­lı­yor du.
Devamı 2. bölüm de.