Afet, insanların kontrolünde olmayan, insanlar için fiziksel, ekonomik ve sosyal kayıplara neden olan, insanların normal yaşantısını ve eylemlerini durduracak veya kesintiye uğratacak, imkânların yetersiz kaldığı olaylara verilen genel bir isimdir. Doğal afetler bu konuda ilk sırayı alır. Deprem, sel, toprak kayması, çığ, fırtına, hortum, yanardağ patlaması. Tanık olduğumuz en tipik örneklerdir. Yeterli ve gerekli önlemleri almamaktan veya duyarsızlık nedeniyle yaşanan afetler; yangınlar, salgın hastalıklar, taşımacılık ve ulaşım kazaları. Nedeni insanlar olan nükleer, biyolojik ve kimyasal kazalar. Bütün bunları afet olarak nitelendiriyoruz. Afetler her koşulda yaşama yöneliktir.

İnsan kaynaklı felaketler:

Bu tür kazaların felakete dönüşmesi tamamen sistemler ve yönetimlerle ilişkilidir; nükleer, biyolojik, kimyasal kazalar. Özellikle endüstriyel kazalar ve ulaşım kaynaklı kazaların temelinde kazanma hırsı ve önlem almamak var.

Savaş kararı en sağlıksız ve mantıksız kararlardandır. Savaş demek felaketten söz etmektir. “Savaşın kazananı olmaz!” Savaşın kaybedeni doğa, tüm varlıklar ve yaşamdır. Savaş, insanlar eliyle kurgulanan felakettir.

Afet ve Felaketin Doğası

1. Kavramsal Ayrım

  • Afet, doğanın ya da insanın kontrolü dışında gelişen, yaşamı kesintiye uğratan olaydır. Deprem, sel, çığ, fırtına gibi doğa kaynaklı; yangın, salgın hastalık, ulaşım kazaları gibi ihmale dayalı örnekler bu kapsamdadır.
  • Felaket ise çoğu kez insan eliyle kurgulanan, sistemlerin ve yönetimlerin sorumluluğunda ortaya çıkan yıkımdır. Nükleer kazalar, endüstriyel patlamalar, savaşlar… Bunlar doğrudan insan iradesinin ürünü olan felaketlerdir.

2. Afetlerin Evrensel Niteliği

  • Afetler, doğrudan yaşama yöneliktir: doğa kendi döngüsünü sürdürürken insan yaşamını kesintiye uğratır.
  • Önlem almamak ve duyarsızlık, doğal afetleri felakete dönüştürür. Deprem tek başına doğaldır; ama önlem alınmadığında felakete dönüşür.

3. Felaketin İnsan Kaynaklı Doğası

  • Felaketler, sistemlerin ve yönetimlerin tercihleriyle doğar.
  • Endüstriyel kazaların temelinde kâr hırsı ve önlem almama vardır.
  • Savaş ise en büyük felakettir: doğayı, insanı ve tüm yaşamı yok eden bir karar. “Savaşın kazananı olmaz!” sözü, bu gerçeğin en yalın ifadesidir.

4. Toplumsal ve Etik Boyut

  • Afet karşısında toplumun dayanışması belirleyicidir.
  • Felaket karşısında ise toplumun sorgulaması ve direnişi gerekir. Çünkü felaket, insan eliyle yaratılan bir yıkımdır.
  • Afet doğanın gerçeği, felaket ise insanın sorumluluğudur.

“Afet doğanın nefesidir; felaket insanın hırsıdır. Afet karşısında dayanışma, felaket karşısında direniş tek çaredir.”

Uyarılar her koşulda normal insanlar içindir:

“Özgürlüğün her dakikası, yaşamın en değerli hazinesidir.

“Bilimin susturulduğu yerde, gelecek yetim kalır.”

“Adaletin çalındığı yerde özgürlük yetim kalır.”

Bilimden çalmak, insanlığın ortak vicdanını yaralamaktır.”

“Hak gaspı, toplumun vicdanından çalınan en ağır hırsızlıktır.”

“Gerçeği yok saymak, aklı çalmaktır.”

“Yaşamdan çalmak, evrenin vicdanını yaralamaktır.”

“Bilimden çalınan hakikat, toplumun geleceğini karartır.”

“Laiklik, farklılıkların varlık güvencesidir.”

“Varlığın hakkı, yaşamın nefesidir.”