Zeytin tarımıyla uğraşmak, sanıldığı kadar kolay bir iş değildir. Kaliteli zeytin ve zeytinyağı elde edebilmek için çiftçinin yıl boyunca arazide çalışması, ağaçlarının bakımını yapması ve birçok zorluğun üstesinden gelmesi gerekir.
Hasat biter bitmez budama işleri başlar. Ardından ağaçların bakımı, gübreleme ve hastalıklarla mücadele çalışmaları devam eder. Kış aylarında yapılan çalışmaların ardından bahar gelir; yabani otlarla mücadele, gübreleme ve ilaçlama işleri başlar. Çiçeklenme döneminde ağaçları hastalıklardan ve zararlılardan korumak için gerekli önlemler alınır. Zeytin ağaçlarının sağlıklı gelişmesi ve verimli olması için yıl boyunca çeşitli bakım işlemleri yapılır. Bütün bunların yanında sulama çalışmaları da devam eder.

Kısacası kaliteli zeytin ve zeytinyağı elde etmek, yalnızca hasat döneminde çalışmakla mümkün değildir.
Bir de zeytin sineği gibi üreticinin başına bela olan zararlılar vardır. Bunlarla zamanında mücadele edilmezse bir yıllık emek boşa gidebilir, ürün zarar görebilir. Çiftçinin yıl boyunca dinlenmeye fırsat bulamadan çalışması gerekir. Her mevsimin kendine özgü bir işi, her işin de ayrı bir maliyeti vardır.
Bütün bu zahmetli sürecin ardından hasat zamanı gelir. Çiftçi, aylar boyunca verdiği emeğin karşılığını almayı umut eder. Ancak ne yazık ki ürününü çoğu zaman hak ettiği değerden satamaz. Üstelik üretim için harcadığı para, zaman ve alın teri düşünüldüğünde elde ettiği gelir, masraflarını bile karşılamayabilir. Böylece bir yıllık emek, çiftçinin omuzlarında ağır bir yük olarak kalır.
Bu yıl ürün rekoltesi oldukça iyi, kalite yüksek ve bereketli bir sezon geçiriyoruz. Ancak bol ürün elde etmek, çiftçinin kazancının da iyi olduğu anlamına gelmiyor. Çiftçinin eline geçen para çoğu zaman alın terinin ve emeğinin karşılığını vermiyor. Özellikle artan gübre, ilaç, sulama, işçilik ve diğer üretim maliyetleri, zeytin üreticisini ekonomik açıdan zor durumda bırakıyor. Zeytinyağı ve sofralık zeytin üretiminde yaşanan bu dengesizlik, üreticinin geçim sıkıntısını daha da artırıyor.
Çiftçi bir yıl boyunca toprağına bakıyor, ağacını koruyor, hastalıklarla mücadele ediyor ve bütün imkânlarını seferber ederek ürün yetiştiriyor. Fakat sezon sonunda ürününü yok pahasına satmak zorunda kalıyorsa bu emeğin sürdürülebilir olması mümkün değildir. Üreticinin emeğinin karşılığını alabilmesi, üretime devam edebilmesi ve geçimini sağlayabilmesi için daha adil bir fiyat dengesi kurulması gerekiyor.
Toprakla uğraşmak, dışarıdan göründüğü kadar kolay bir iş değildir. Zeytin yetiştirmek yalnızca ağaçtan ürün toplamak değil; bir yıl boyunca emek vermek, masraf yapmak, risk almak ve bütün zorluklara rağmen umudunu korumaktır.
Çiftçinin emeği değer bulmalı, üretici hak ettiği kazancı elde edebilmelidir. Çünkü tarımın sürdürülebilirliği, çiftçinin ayakta kalmasına bağlıdır.

AKKÖYLÜ ÜRETİCİLER HASADA 10 GÜN ARA VERDİ
Zeytin fiyatlarının düşük kalması ve toplama maliyetlerinin karşılanamaması nedeniyle Akköy Mahallesi'ndeki çiftçiler, sezon hasadının başlangıcında hasada 10 gün ara verme kararı aldı.
Zeytin üretim bölgelerinde de üreticilerin hasadı durdurma ve boykot kararları aldığı görülüyor. Farklı bölgelerdeki çiftçilerin benzer kararlar alması, zeytin üreticilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntıların boyutunu ortaya koyuyor.
Zeytin hasat sezonunun başlamasıyla birlikte üreticilerin yaşadığı güçlükleri görmezden gelmeyen Didim Belediye Başkanımız, Akköy'deki zeytin üreticilerimizin yanında olduğunu göstermiştir.
Üreticilerin sorunlarına duyarsız kalınmayarak Akköy'de bir toplantı düzenlenmesi ve alınan kararlar doğrultusunda Çarşamba Pazarı'nda haftanın beş günü zeytin satışı yapılabilmesi için pazar kurulmasının desteklenmesi, çiftçilerimiz açısından önemli bir adımdır.
Üreticilerin ürünlerini değerlendirebilmesi ve emeklerinin karşılığını alabilmesi amacıyla verilen bu destek, zeytin üreticilerimiz adına memnuniyet vericidir. Ayrıca Akköy'de üç gün boyunca tarım şenliği düzenlenmesi ve Didim'in yerel tarımının desteklenmesi de bölge üreticilerine verilen önemin bir göstergesidir.
Zeytin üreticisinin en büyük beklentisi, bir yıl boyunca verdiği emeğin karşılığını alabilmek ve üretimini sürdürebilmektir. Artan maliyetler karşısında çiftçinin ayakta kalabilmesi için yerel yönetimlerin desteğinin yanı sıra üreticinin emeğini koruyacak ve üretim maliyetlerini karşılayabilecek adil bir fiyat politikasına da ihtiyaç vardır.
Didim'de zeytin üreticilerinin yaşadığı sorunlara duyarlılık gösteren, ürünlerini değerlendirebilmeleri için çözüm üreten ve yerel tarımın gelişmesine katkı sağlayan Didim Belediye Başkanımıza teşekkür ediyoruz.
Üreticinin emeğine sahip çıkmak, toprağa ve geleceğimize sahip çıkmaktır.
Bahattin GÖKDEMİR
Didim Eski Ziraat Odası Başkanı