Belediyeler son yıllarda SGK ve vergi borcu kıskacından kurtulmak için
borç karşılığı kendi mülkiyetlerine ait yerleri hazineye devrederek
mahsuplaşma yapıyor. Belediye nakit ödeyemedikleri borçları için
ellerindeki taşınmazları arsa, bina, park, cami, okul alanı gibi
yerleri Hazine’ye devrediyor, hazine de bu mülkün değeri kadar borcu
siliyor.

Üsküdar Belediyesi: AK Parti (Belediye Başkanı: Hilmi Türkmen) 2019 ve
öncesinde, yaklaşık 37 milyon TL’lik SGK borcuna karşılık
Çengelköy’deki değerli bir "kupon araziyi" devretti. Daha önce de
mülkiyetindeki 4 cami arazisini vergi borcuna karşılık Hazine’ye
devrederek borçlarını sildirmişti. Cami ve okul arazilerinin devri, o
dönemde hem yerel hem de ulusal medyada "borca karşılık cami satışı"
manşetleriyle çokça tartışılmıştı.

Güngören Belediyesi: AK Parti (Belediye Başkanı: Bünyamin Demir) 2019
yılında vergi borçlarına karşılık aralarında bir cami (İnce Minareli
Camii) ve iki okulun da bulunduğu 11 taşınmazını yaklaşık 88 milyon TL
bedelle Hazine’ye devretti2019'da gerçekleşen bu büyük devir,
belediyenin borç stokunu eritmek için yaptığı en kapsamlı taşınmaz
hamlelerinden biriydi.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB): CHP (Belediye Başkanı: Ekrem
İmamoğlu). 2025 yılı Ekim ayında, vergi borçlarına mahsuben bazı
taşınmazların Hazine’ye devri meclis kararıyla kabul edildi. 2025
yılında gerçekleşen bu mahsuplaşma hamlesi, özellikle merkezi
hükümetin belediye gelirlerinden borç kesintisi yapmaya başlamasının
ardından bir finansal savunma mekanizması olarak kullanıldı.

İzmir Büyükşehir Belediyesi: CHP (Belediye Başkanı: Cemil Tugay).
İzmir'de özellikle belediye iştiraklerinin (İZELMAN, İZENERJİ vb.)
biriken devasa SGK borçlarını kapatmak için 2025 Eylül ayında bu
formül meclisten geçirildi.

Bu örneklerde de görüldüğü gibi belediyeler kendi sınırlarındaki
taşınmazları vermiş. Oysa Söke Belediyesi’nde durum başka, olay başka!

Mahsuplaşma; yasal bir hak olsa da Söke-Didim özelinde bir belediyenin
kendi borcu için başka bir ilçenin arazisini talep etmesi “sıra dışı"
bir durum. CHP’den AKP’ye transfer olan Söke Belediye başkanı bun sıra
dışılığı tarihi bir hamle olarak duyurdu.

Söke Belediyesi de diğer belediyeler gibi mahsuplaşma yöntemi ile
Vergi Dairesine ve Sosyal Güvenlik Kurumu'na (SGK) olan 268 milyon TL
civarında birikmiş borçlarını ödemek istiyor. Söke’nin Yeni AKP’li
Belediye Başkanı Dr. Mustafa İberya Arıkan artık ben AKP’li
belediyeler arasındayım fakir CHP’li belediyeler gibi borçlu mu
olalım? Diye düşünmüş olacak ki bizim bu borcu tek kalemde
silebilmemiz lazım deyip mahsuplaşma için harekete geçiyor.

Söke Yenikent'te bulunan ve üzerinde okul (Öğretmen Nebahat Alpan
İlkokulu/Ortaokulu) olan yaklaşık 10 bin metrekarelik, 194 milyon TL
bedelli belediye arazisini Hazine’ye devrediyorlar ama bu takas Söke
Belediyesi’nin mevcut borçlarını kapatmaya yetmiyor.

Devletimiz de Söke Belediyesi borcunu ödesin; fakir, borçlu
belediyelerden olmasın diye ne yapsın nasıl yapsın şaşırıyor. Hazine
çeşitli değişik, çok değişik, aşşırı değişik önerilerde bulunuyor
kendilerine. Yani Hazine diyor ki; "Sen bana Söke'deki yerini
üzerindeki okulla birlikte ver, ben de sana mülkiyetimdeki arsalardan
vereyim. Borcundan düşelim. Mahsuplaşalım"

Hazine trampa için Söke Belediyesi'ne önce Kuşadası Türkmen
Mahallesi’ndeki taşınmazı önerse de Söke Belediyesi oranın imar
durumuna bakıp “Burası ağaçlandırılacak alan, imar potansiyeli de
taşımıyor” diyerek olmaz demiş reddetmiş. Hazine de bu defa Didim’den
"konut imarlı" yerler önerilmiş.

Didim’in gelişim aksı üzerinde bulunan, villa/konut yapımına uygun,
oldukça kıymetli noktalarda, yüksek değerde 0.30–0.60 imar yoğunluğuna
sahip konut alanları Hisar Mahallesi (1749 Ada 3 Parsel) Yaklaşık
4.792 metrekare büyüklüğünde, yaklaşık 124,5 milyon TL değer biçilen
bir konut alanı ile yine Hisar Mahallesi (2402 Ada 1 Parsel) Yaklaşık
5.990 metrekare büyüklüğünde, yaklaşık 143,7 milyon TL değer biçilen
bir konut alanını önermiş. Ama bu defa da toplam bedel 268 milyon
TL'yi aşınca yani Didim'deki bu arsaların değeri daha yüksek olduğu
için, aradaki 74 milyon TL farkı da Hazine'ye nakit veya taksitle
ödemeyi de kabul etmiş ve oy birliği ile kabul etmiş Söke Belediye
Meclisi.

Özetle Didim'in gelişim hattındaki en değerli parseller, kupon
araziler Didim halkının değil, komşu ilçe Söke Belediyesi'nin malı
haline geliyor. Didim’de bulunan hazineye ait malının, Söke Belediyesi
mülküne geçirilip, borca sayılmak istenmesi gibi çok yaratıcı bir borç
kapama durumu var ortada.

Söke Belediyesi bu arsaları borcuna saydırdıktan sonra, borcun
alacaklısı olan kurum da (SGK/Hazine) bu arsaları satabilir ya da
Söke Belediyesi bizzat kendisi satıp borç ödeyebilir. Her iki durumda
da Didim'in toprağı "pazarlık konusu" haline geliyor. Hazine de bunu
2886 Sayılı Kanun (Takas/Trampa yetkisi) ve 6183 Sayılı Kanun (Borca
karşılık taşınmaz devri) çerçevesinde yapıyor. Yani sözüm ona kâğıt
üzerinde "kitabına uygun" işlemler.

Söke Belediyesi ne diyor yaptığı açıklamada? “Söz konusu takas
işlemi, devletten gelen öneriler üzerine; Emlak ve İstimlak
Müdürlüğü’nün bedel tespit raporlarına, Belediye Bedel Tespit
Komisyonu değerlendirmelerine, Plan ve Bütçe Komisyonu incelemesine,
5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 18/e maddesine ve Söke Belediye
Meclisi’nin oy birliğiyle aldığı karara dayanmaktadır. Ortada gizli,
kapalı ya da tek taraflı yürütülmüş bir işlem bulunmamaktadır. Sürecin
her aşaması yasal mevzuata uygun şekilde ilerlemiştir”

Didim Belediyesi yaptığı açıklamada ne diyor? “Söke Belediyesi’nin
‘devletle gerçekleştirilen taşınmaz mahsuplaşması’ adı altında
kamuoyuna sunduğu işlemle ilgili gelişmeleri dikkatle ve ciddi bir
kaygıyla takip ediyoruz. Söz konusu işlem kapsamında; Söke’de bulunan
bir okul alanı taşınmazının Hazine’ye devri yapılırken, karşılığında
Didim ilçemiz sınırları içerisinde yer alan iki ayrı arsanın takasa
konu edildiği görülmektedir. İki taşınmaz da Didim’in gelişim aksı
üzerinde bulunan, yüksek değere sahip 0.30–0.60 imar yoğunluğuna sahip
konut alanlarıdır. Öncelikle şunu açıkça belirtelim; bu işlem bir
‘mahsuplaşma’ değildir. Bu işlem istisnai olması gereken takas
yönteminin genişletilerek kamuoyuna farklı bir ad altında
sunulmasıdır. Didim sınırları içerisinde yer alan iki ayrı arsa takasa
konu edilmiştir “Didim’in olan Didim halkınındır. Bu kentin hakkını
savunurken bir adım geri atmayacağız. Halkımızla birlikte, hukuk
içinde ama kararlılıkla bu sürecin karşısında duracağız”

Yani Didim Belediyesi, "Benim ilçemdeki planlamayı ve arazi dengesini,
başka bir ilçenin borç ilişkisi için bozamazsınız" diyerek İdare
Hukuku üzerinden duruma itiraz ediyor. Danıştay, "İdari işlemlerin
sebep ve amaç unsurları" üzerinden bakarsa; "Bir ilçenin borcunu
temizlemek için diğer ilçenin kamusal rezervlerini eritmek, idari
hukuk devletinin adalet anlayışıyla bağdaşmaz" diyerek işlemi
bozabilir.

Didim Belediyesi hukukçuları savunma hattını oluşturabilmek için çok
daha iyi araştıracaktır ama süreci ne olur nasıl bir dava süreci
ilerler diye araştırdığımda olası ihtimaller şöyle.

Anayasa ve Belediye Kanunu’na göre belediyeler kendi sınırları
içindeki halkın huzur ve refahından sorumludur. Didim Belediyesi de
oluşturduğu savunma hattında , "Hazine’nin benim sınırlarım içindeki
tasarrufu, benim planlama yetkimi ve halkıma hizmet sunma kapasitemi
(potansiyel rezerv alanımı) elimden alıyor" diyecektir. Emsal dava
kabul edilebilecek bu hukuksal itirazların temelinde “Yetki Tecavüzü
ve Yerellik İlkesi ihlali” var. Aynı zamanda “Değerleme Usulsüzlüğü”
olabilir mi diye de araştırılması gerekiyor. Mesela 268 milyon TL
olarak belirlenen bedelin, Didim'in piyasa rayiçlerinin çok altında
olduğu iddia edilebilir. Şayet bilirkişi raporu "Bu arsalar aslında
500 milyon TL eder" derse, bu hamle "kamu zararı" gerekçesiyle
sakatlanır. Ayrıca da Hazine takas yaparken "eşdeğerlik" ve "kamu
yararı" arar. Söke'deki okul alanı (zaten kamuya hizmet ediyor) ile
Didim'deki konut alanının (ticari rant potansiyeli yüksek) takas
edilmesi, "kamu yararı" açısından dengesiz bulunabilir. Neticede
geçmişte bazı belediyelerin cami/okul alanlarını devredip karşılığında
rantı yüksek kupon arsalar alarak satma girişimlerini "idarenin
mülkiyet hakkını kötüye kullanması" ve "eşitsizlik" gerekçeleriyle
iptal etmiş. Eğer Didim Belediyesi Yürütmeyi Durdurma kararı almayı
başarırsa, tapu devirleri yapılamaz ve Söke bu arsaları borcuna
saydıramaz. Hem de süreç emsal davalar için de referans olur.

Mahkeme muhtemelen "Bilirkişi incelemesi" isteyecektir. Bu
bilirkişiler Didim’e gelip bu iki parselin piyasa değerini ve Didim’in
gelecekteki ihtiyacını, davanın kaderini belirleyen biçimde
raporlayacak. Konu yargıya taşındığında kim gönül rahatlığı ile adalet
yerini bulacak ki diyebiliyor bilmiyorum ama son karar yargının:
Mahkeme "Hazine malı, istediğine verir. Kamu zararı oluşmamıştır mı
diyecek? Yoksa "Didim'in planlama bütünlüğü ve halkın hakkı
çiğnenemez." diyerek durduracak mı? Diyecek bilinmiyor (!)

Fakat Söke Belediyesi'nin bu hamlesi ülkemiz belediyecilik tarihinde
"Yaratıcı Borç Ödeme Yöntemleri" kategorisine emsal olarak sahiden
tarihi bir hamle olarak girebilir. Eğer bu mahsup gerçekleşirse; yarın
borç batağındaki bir Ankara ilçe belediyesi, Bodrum'dan veya Çeşme'den
Marmaris’ten Didim’den başka hazine arazileri alıp borcuna saydırmak
isterse ne olacak?

Söke Belediyesi, Didim’in arsalarını borcuna saydırıyorsa Söke
Belediyesi borcunu ödeyebilsin diye Didim'den Yeni Borç Kapatma
"Önerileri" düşündüm.

Mesela tarihi bir hamle de biz yapalım uzun bir tarihi sütün verelim
size. Apollon tapınağındaki en uzun en büyük sütün değil Söke’nin
Aydın BŞB’nin bile tüm borçlarını bile öder.

Tarihi hamle mi? Medusa’nın Başını verelim mesela. Medusa'nın
bacılarından birinin başını borca mahsup edelim alın Söke’nin girişine
koyun. Hatta borç istemeye gelen alacaklılar Medusa’ya bakınca taşa
dönüşür, böylece faiz maiz de işlemez borçlarınıza.

Mesela Didim’in Meşhur rüzgarını verelim. Bizim havamız para basıyor.
Devasa borularla Söke’ye rüzgâr nakledelim hem Söke Belediyesi de
serinler elektrik tasarrufu olur hatta belki o rüzgarla kendi
elektriğini bile üretir Söke. Temiz enerji, tertemiz mahsuplaşma olur.
Borçlu başka belediyeler varsa onlara bile yeter bizim Apollon
Tapınağı. 122 sütunun var. Bu sütunlardan dan birkaçını dikelim
Ankara’ya’ Misler gibi tarihi turizm geliri yaratır tarihi hamleniz
ile para basan bir 'Dünya Mirası'na da konar tarihi hamlelerinizi
büyütürsünüz başkan. Ama bence size Apollon Tapınağı’nın tek bir
sütünü bile yeter.

M A H S U P L A Ş M A