Kuralsızlaştırma ve esnekleştirme, kulağa “özgürlük” gibi gelse de aslında toplumsal dengeleri kökten sarsan bir süreçtir. Bu yanılgılı söylem yığınların ayak bağıdır.
Kime Yarar Sağlar?
- Sermaye grupları: İş gücü maliyetini düşürür, kuralsız ortamda daha hızlı kâr elde eder. Çıkarcı kesimler, bulanık sularda avlanmayı sever.
- Kısa vadeli yatırımcılar: Denetimsiz alanlarda riskleri topluma yükleyerek kazançlarını artırır. Kuralsızlaştırma ve esnekleştirme üretenlerin aleyhine; aracıların ve sömürücülerin lehine işler(!)
- İktidar çevreleri: Esnekleştirme sayesinde iş gücünü kontrol altında tutar, sendikal gücü zayıflatır. Emek örgütlülüğünün önündeki en büyük engellerden biridir. Doğrudan getiremediklerini dolaylı olarak yaşama geçirirler.
Kimlere Zarar Verir?
- Emekçiler: İş güvencesi kaybolur, ücretler düşer, sosyal haklar erir. Fiyatlar keyfi biçimde belirlenir ve enflasyondan kar sağlama olanağı sağlanır!
- Toplumun bütünü: Güvencesiz çalışma, sağlık ve eğitim gibi kamusal alanlarda kırılganlık yaratır. Sosyal devlet yerini emek aleyhine olan başka biçimlere bırakır.
- Doğa ve gelecek kuşaklar: Kuralsızlaştırma, çevresel denetimi zayıflatır; talan kolaylaşır. Sadece doğa zarar görmez, devlet temel görevlerinden uzaklaşır. Bazı siyasetçiler, bir kısım bürokratlarla birlikte ve yasa dışı işlem yapanlarla birlikte hareket eder. Devlet soyulunca millet çıplak kalır. Bu durum yönetemez ligin kaçınılmaz sonucu değil, tasarlanmış bir tercihin sonucudur.
Toplumsal Maliyet
- Güvencesizlik kültürü: İnsanlar sürekli işten atılma korkusuyla yaşar.
- Sendikasızlaşma: Kolektif haklar parçalanır, dayanışma zayıflar.
- Toplumsal eşitsizlik: Zengin daha zenginleşir, yoksul daha yoksullaşır.
- Ahlaki erozyon: “Kuralsızlık” normalleştiğinde, adalet ve etik geri plana düşer. Bundan sadece bir kısım insanlar değil, doğa, yaşam ve tüm insanlık zarar görür!
“Kuralsızlık, sermayeye özgürlük; halka zincirdir.”
Genellikle kazanımların güvencesi, kuralsızlık sınırsız kazanma hırsının göstergesidir! “Kural kazanımların güvencesi, kuralsızlık sınırsız kazanma hırsının göstergesidir.”
Manifesto: Kuralsızlığın Bedeli, Esnekliğin Zinciri
1. Kuralın Anlamı
- Kural, emeğin ve toplumun kazanımlarını koruyan çerçevedir.
- Kural, adaletin ve eşitliğin somut güvencesidir.
- Kural, insanla özdeşleşen yaşam kolaylaştırıcısı ve yol gösterenidir.
- Kural, uzlaşma güvence, ortaklık ve dayanışmadır.
- Kural, varlık sürdürümünün güvencesidir.
2. Kuralsızlığın Gerçeği
- Kuralsızlık, sermayenin sınırsız kazanma hırsının maskesidir.
- Kuralsızlık, güvencesizliği normalleştiren bir düzenin adıdır.
3. Esnekliğin Bedeli
- Esnek çalışma, iş güvencesini yok eder.
- Esnek sistem, dayanışmayı parçalar, bireyi yalnızlaştırır.
- Esnekliğin kazancı kısa vadeli ve bireysel, kaybı uzun süreli ve toplumsaldır. Bir söylemimiz şöyle der; “Bir deli bir kuyuya taş atar, kırk akıllı çıkaramaz!”
4. Toplumsal Maliyet
- Güvencesizlik kültürü yayılır.
- Sendikasızlaşma ve örgütsüzlük derinleşir.
- Eşitsizlik uçurumu büyür.
- Doğa ve gelecek kuşaklar talana açık hale gelir.
5. Çağrı
Biz, kuralsızlığın zincirini reddediyoruz. Biz, esnekliğin güvencesizliğini kabul etmiyoruz. Biz, kuralı özgürlüğün değil, adaletin teminatı olarak görüyoruz. “Kural, kazanımın kalkanı; kuralsızlık, hırsın zinciridir.”
Bütün bu olumsuzlukların son durağı toplumsal çürümedir. Çürümenin başlangıcı, hukukun üstünlüğünün görmezden gelinmesi ve adil olmayan paylaşımlarla başlar. En tipik özelliği başta nitelikli emek olmak üzere kaynak kaybıdır. Üretimi köreltip, ticareti öne çıkarırken; yandaş aracılar devreye sokulur. Üretimle ilişkisi olmayanlar üretilmiş değerlerin tüm imtiyazlarını ele geçirir. Bu önlem siyasetin finansmanını kolaylaştırır. Denetim ve kontrol mekanizmaları ya doğrudan ya da dolaylı olarak devre dışı bırakılır. Genellikle çürüme süreci, çözülme süreciyle çakışır(!)…
Aslında böylesi bir gelişme özünde katıksız bir zulümdür! Zulmün olduğu yerde isyan, yaşam gereği olarak görülebilir…Mahatma Gandhi, yoksulluğu "şiddetin en kötü şekli" olarak tanımlamıştır.