• “Zayıflık kutsal, güç ise değersizdir. İnsan doğduğunda zayıf ve esnektir. Öldüğünde güçlü ama çürümüştür. Çürümek ve güç, ölümün yoldaşlarıdır. Esneklik ve zayıflık ise varlığın tazeliğini ifade eder. Bundan ötürü sertleşen kaybediyor demektir.” (Wikisöz)
Genel çerçeve:
Özne olan birey ve toplum açısından bakıldığında esnekliğin olumlana bilirliğinin yanında bir de olumsuz yanı var. Maddede esneklik, yaşama uyum anlamındadır. Esnekliği olmayan madde, direncini aşan her güç karşısında kırılır ve işlevsizleşir. İnsanlar ve öteki canlılar için esneklik, yaşama tutunmanın en kısa yoludur. Esneklik kırılmaları önler. Esneklik dikkate alındığında, alışkanlık atlanır, kural es geçilir ve yaşamın akışı kolaylaştırılır. Esneklik ile değişim ve dönüşümlere uyum arasında yakın bir ilişki var. Esneklik reel olana uyarlanmalıdır. Bu karar, pozitif yaklaşım kapsamındadır. Esneklik işlevsel olarak bir uyuşmadır; bu uyuşmanın demokratik olması istenir olandır.
Esnekliğin en olumsuz kullanılışına iş yaşamında tanık oluruz. Emek sermaye konumlanışında esneklik, genellikle emekçilerin hak kayıplarıyla sonuçlanır. Üstte vurguladığımız bireysel uyum, egemen sınıf eliyle topluma uyarlanır. Yasal görünümlü değişimler ve kurumsal oluşumlar bu kapsamdadır. En somut uygulaması ise, özelleştirilmelerdir. Yani halka ait olanın kişi veya gruplara verilmesidir. Oysa sahiplik olgusu yaşamda birçok şeyin temelinde yer alır.” Yürü kulum” denenler bu süreçte ortaya çıkar(!) Sahiplik sorunu bir olmak ya da olmamak sorunudur. Varlıklardan koparılanlar yaşamdan da kopar!...
Esneklik – Yaşamın ve Mücadelenin Çelişkili Dinamiği
1. Giriş
Alıntı: “Zayıflık kutsal, güç ise değersizdir…” (Wikisöz)
Esnekliğin doğa ve yaşamla ilişkisi: doğumda zayıflık ve esneklik, ölümde güç ve katılık.
Tez: Esneklik, yaşamın devamlılığını sağlayan bir uyum mekanizmasıdır; ancak toplumsal ve ekonomik bağlamda esneklik, çoğu zaman emekçilerin hak kayıplarına yol açan bir araç haline gelir.
2. Bireysel ve Doğal Boyut
Esneklik = Yaşama uyum.
Maddi dünyada esneklik, kırılmaları önler; canlılarda ise yaşama tutunmanın en kısa yoludur.
Esneklik, değişim ve dönüşüme uyumla doğrudan bağlantılıdır. Yani esneklik sürdürülebilirliğin ön gereğidir.
Pozitif yaklaşım: esneklik, yaşamın akışını kolaylaştırır, alışkanlık ve kuralları aşarak varlığın tazeliğini korur. Gereksiz güç harcanmasını önleyerek zaman kazandırır.
3. Toplumsal ve Ekonomik Boyut
Olumsuz kullanım: İş yaşamında esneklik, emek-sermaye ilişkilerinde çoğunlukla emekçilerin aleyhine işler.
Egemen sınıf, bireysel uyumun mantığını topluma uyarlayarak yasal görünümlü değişimler yaratır.
Özelleştirme örneği: halka ait olanın kişi veya gruplara devri.
Sahiplik sorunu: “Bir olmak ya da olmamak” meselesi. Varlıklardan koparılanlar yaşamdan da kopar.
4. Teorik Çerçeve
Doğa–Toplum Analojisi: Doğada esneklik yaşamı sürdürürken, toplumda esneklik çoğu zaman sömürüye kapı aralar.
Güç ve Çürüme İlişkisi: Katılık, ölümün yoldaşıdır; esneklik ise yaşamın tazeliği.
Hak ve Sahiplik: Esneklik, hakların korunmadığı koşullarda bireyi ve toplumu kırılgan hale getirir.
5. Sonuç ve Tartışma
Esneklik, bireysel düzeyde yaşamın sigortasıdır; toplumsal düzeyde ise dikkatle sınırlandırılmadığında sömürü aracına dönüşür.
Akademik önerme: Esneklik, reel olana uyarlanmalı; ancak toplumsal düzlemde hak ve sahiplik ilkeleriyle dengelenmelidir. Böylesi bir dengeleme, toplumsal sözleşme ve uzlaşma niteliğindedir.
Manifesto kapanışı: “Esneklik yaşamın nefesi, ama hakların yokluğunda zincirin sessiz halkasıdır.”