Irak Türk­men­le­ri­ne Yö­ne­lik Bir İnsan­lık Suçu Üze­ri­ne Ta­rih­sel ve Aka­de­mik İnce­le­me

Özet
28 Mart 1991 ta­ri­hin­de Irak or­du­su ta­ra­fın­dan ger­çek­leş­ti­ri­len Altun Köprü Kat­li­amı, Irak Türk­men­le­ri­nin mo­dern ta­ri­hin­de­ki en acı olay­lar­dan biri ola­rak ha­fı­za­la­ra ka­zın­mış­tır. Çocuk, kadın, genç ve yaşlı de­me­den si­vil­le­re yö­ne­lik ger­çek­leş­ti­ri­len bu sal­dı­rı, yal­nız­ca bir as­ke­ri ope­ras­yon değil; aynı za­man­da Türk­men kim­li­ği­ne, kül­tü­rü­ne ve var­lı­ğı­na yö­nel­miş sis­te­ma­tik bir baskı ve şid­det po­li­ti­ka­sı­nın tra­jik bir te­za­hü­rü­dür. Bu ça­lış­ma, Atun Köprü Kat­li­amı'nı ta­rih­sel bağ­la­mı içe­ri­sin­de ele al­mak­ta; ola­yın ge­li­şim sü­re­ci­ni, ne­den­le­ri­ni, so­nuç­la­rı­nı ve Türk­men top­lu­mu üze­rin­de­ki et­ki­le­ri­ni aka­de­mik bir bakış açı­sıy­la in­ce­le­mek­te­dir. Ay­rı­ca Türk­men­le­rin tarih bo­yun­ca maruz kal­dı­ğı ben­zer tra­je­di­ler bağ­la­mın­da Atun Köprü Kat­li­amı'nın yeri de­ğer­len­di­ril­mek­te­dir.
Anah­tar Ke­li­me­ler: Irak Türk­men­le­ri, Altun Köprü Kat­li­amı, 1991 Irak Ayak­lan­ma­la­rı, Türk­men Ta­ri­hi, İnsan Hak­la­rı İhlal­le­ri

1. Giriş

Orta Doğu'nun kadim halk­la­rın­dan biri olan Irak Türk­men­le­ri, tarih bo­yun­ca Musul, Ker­kük, Erbil, Te­la­fer ve Tuz­hur­ma­tu gibi böl­ge­ler­de yoğun ola­rak ya­şa­mış; kül­tü­rel, si­ya­si ve eko­no­mik alan­lar­da böl­ge­nin önem­li un­sur­la­rın­dan biri ol­muş­tur. Ancak özel­lik­le 20. yüz­yı­lın ikin­ci ya­rı­sın­dan iti­ba­ren Irak'ta ya­şa­nan si­ya­si dö­nü­şüm­ler, Türk­men top­lu­mu­nun ciddi baskı ve asi­mi­las­yon po­li­ti­ka­la­rıy­la karşı kar­şı­ya kal­ma­sı­na neden ol­muş­tur.
Bu bağ­lam­da 1991 yı­lın­da Kör­fez Sa­va­şı'nın ar­dın­dan Irak'ta ya­şa­nan ayak­lan­ma­lar, ül­ke­de büyük bir kaos or­ta­mı do­ğur­muş ve mer­ke­zi yö­ne­tim ta­ra­fın­dan si­vil­le­re yö­ne­lik ağır mü­da­ha­le­ler ger­çek­leş­ti­ril­miş­tir. Bu sü­reç­te Türk­men yer­le­şim böl­ge­le­ri de ciddi sal­dı­rı­la­ra maruz kal­mış­tır. Bu sal­dı­rı­la­rın en tra­jik ör­nek­le­rin­den biri ise 28 Mart 1991 ta­ri­hin­de mey­da­na gelen Altun Köprü Kat­li­amı­dır.
Altun Köprü Kat­li­amı, yal­nız­ca bir gü­ven­lik ope­ras­yo­nu değil; aynı za­man­da sa­vun­ma­sız si­vil­le­rin hedef alın­dı­ğı, top­lum­sal ha­fı­za­da derin ya­ra­lar bı­ra­kan bir in­san­lık su­çu­dur.

2. Ta­rih­sel Arka Plan

Irak Türk­men­le­ri, Os­man­lı dö­ne­min­den iti­ba­ren böl­ge­de güçlü bir sos­yal ve kül­tü­rel var­lık gös­ter­miş­tir. 20. yüz­yı­lın ba­şın­da Os­man­lı Dev­le­ti'nin yı­kıl­ma­sı ve Irak Kral­lı­ğı'nın ku­rul­ma­sıy­la bir­lik­te Türk­men­ler yeni bir si­ya­si düzen içe­ri­sin­de azın­lık ko­nu­mu­na düş­müş­tür.
1958 dar­be­si son­ra­sın­da Irak'ta mil­li­yet­çi ve oto­ri­ter yö­ne­tim­le­rin güç ka­zan­ma­sı, Türk­men­le­rin si­ya­si hak­la­rı­nın kı­sıt­lan­ma­sı­na yol aç­mış­tır. Özel­lik­le 1970'li yıl­lar­dan iti­ba­ren Baas re­ji­mi, Türk­men böl­ge­le­rin­de Arap­laş­tır­ma po­li­ti­ka­la­rı uy­gu­la­mış, de­mog­ra­fik ya­pı­yı de­ğiş­tir­me­ye yö­ne­lik çe­şit­li uy­gu­la­ma­lar ger­çek­leş­tir­miş­tir.
Türk­men­ler;
* Kül­tü­rel hak­la­rı­nın kı­sıt­lan­ma­sı
* Eği­tim­de ana dil kul­la­nı­mı­nın en­gel­len­me­si
* Zo­run­lu göç po­li­ti­ka­la­rı
* Keyfi tu­tuk­la­ma­lar
gibi çe­şit­li bas­kı­la­ra maruz kal­mış­tır.
Bu po­li­ti­ka­la­rın ya­rat­tı­ğı ge­ri­lim, 1991 yı­lın­da Kör­fez Sa­va­şı son­ra­sın­da pat­lak veren ayak­lan­ma­lar sı­ra­sın­da daha da art­mış­tır.

3. 1991 Ayak­lan­ma­la­rı ve Türk­men Böl­ge­le­ri

1991 yı­lın­da mey­da­na gelen Kör­fez Sa­va­şı son­ra­sın­da Irak'ta mer­ke­zi oto­ri­te­nin za­yıf­la­ma­sı, ül­ke­nin bir­çok böl­ge­sin­de halk ayak­lan­ma­la­rı­na yol aç­mış­tır. Gü­ney­de Şii grup­lar, ku­zey­de ise Kürt grup­lar ayak­lan­ma­lar baş­lat­mış­tır.
Bu kar­ma­şa or­ta­mın­da Türk­men böl­ge­le­ri de büyük bir be­lir­siz­lik içine gir­miş­tir. Mer­ke­zi yö­ne­tim ise kont­ro­lü ye­ni­den sağ­la­mak ama­cıy­la sert as­ke­ri ope­ras­yon­lar dü­zen­le­miş­tir.
Bu ope­ras­yon­la­rın he­def­le­rin­den biri de Türk­men yer­le­şim alan­la­rı ol­muş­tur.
Türk­men­le­rin yoğun ola­rak ya­şa­dı­ğı böl­ge­ler­de ger­çek­leş­ti­ri­len as­ke­ri mü­da­ha­le­ler sı­ra­sın­da si­vil­le­rin hedef alın­ma­sı, insan hak­la­rı ih­lal­le­ri­nin en ağır ör­nek­le­rin­den ba­zı­la­rı­nı or­ta­ya çı­kar­mış­tır.

4. Altun Köprü Kat­li­amı

28 Mart 1991 ta­ri­hin­de, Irak or­du­su­na bağlı bir­lik­ler ta­ra­fın­dan ger­çek­leş­ti­ri­len ope­ras­yon sı­ra­sın­da Altun Köprü böl­ge­sin­de büyük bir tra­je­di ya­şan­mış­tır.
Böl­ge­de­ki Türk­men si­vil­ler;
* ev­le­rin­den zorla çı­ka­rıl­mış,
* ağır si­lah­la­rın he­de­fi olmuş,
* kaç­ma­ya ça­lı­şan si­vil­ler kur­şun­lan­mış­tır.
Sal­dı­rı sı­ra­sın­da ço­cuk­lar, ka­dın­lar, yaş­lı­lar ve genç­ler ayrım gö­ze­til­mek­si­zin hedef alın­mış­tır.
Ta­nık­lık­lar ve çe­şit­li kay­nak­la­ra göre on­lar­ca Türk­men sivil ha­ya­tı­nı kay­bet­miş, bir­çok kişi ya­ra­lan­mış ve bazı aile­ler ta­ma­men yok ol­muş­tur.
Kat­li­amın en tra­jik yön­le­rin­den biri ise ola­yın si­vil­le­rin yoğun bu­lun­du­ğu bir alan­da ger­çek­leş­miş ol­ma­sı­dır.
Bu olay, Irak Türk­men top­lu­mu­nun ha­fı­za­sın­da derin bir yara bı­rak­mış ve Türk­men kim­li­ği­nin maruz kal­dı­ğı zul­mün sem­bol­le­rin­den biri ha­li­ne gel­miş­tir.

5. Türk­men Top­lu­mun­da Altun Köprü Kat­li­amı'nın Yeri

Altun Köprü Kat­li­amı, Irak Türk­men­le­ri için yal­nız­ca bir ta­rih­sel olay değil; aynı za­man­da top­lum­sal ha­fı­za­nın en acı say­fa­la­rın­dan bi­ri­dir.
Türk­men­ler için bu kat­li­am;
* kim­lik mü­ca­de­le­si­nin bir sem­bo­lü
* unu­tul­ma­ma­sı ge­re­ken bir in­san­lık suçu
* ge­lecek ne­sil­le­re ak­ta­rıl­ma­sı ge­re­ken ta­rih­sel bir ders
ni­te­li­ği ta­şı­mak­ta­dır.
Her yıl dü­zen­le­nen anma tö­ren­le­rin­de kat­le­di­len Türk­men­ler saygı ve rah­met­le anıl­mak­ta, bu tra­je­di­nin unu­tul­ma­ma­sı ge­rek­ti­ği vur­gu­lan­mak­ta­dır.

6. Ulus­la­ra­ra­sı Hukuk ve İnsan Hak­la­rı Pers­pek­ti­fi

Ulus­la­ra­ra­sı hukuk açı­sın­dan si­vil­le­re yö­ne­lik bu tür sal­dı­rı­lar in­san­lı­ğa karşı suç ola­rak de­ğer­len­di­ril­mek­te­dir.
Savaş hu­ku­ku­nun temel il­ke­le­ri­ne göre;
* si­vil­le­rin ko­run­ma­sı
* toplu ce­za­lan­dır­ma­nın ya­sak­lan­ma­sı
* ayrım gö­zet­mek­si­zin sal­dı­rı ya­pıl­ma­ma­sı
zo­run­lu il­ke­ler ara­sın­da­dır.
Atun Köprü Kat­li­amı bu il­ke­le­rin açık bir ih­la­li ni­te­li­ğin­de­dir.
Ancak bir­çok ben­zer olay­da ol­du­ğu gibi bu tra­je­di de ulus­la­ra­ra­sı top­lum ta­ra­fın­dan ye­te­rin­ce gün­de­me ta­şın­ma­mış ve so­rum­lu­la­rın hesap ver­me­si sağ­la­na­ma­mış­tır.

7. Milli Ha­fı­za ve Türk­men Kim­li­ği

Türk­men­ler tarih bo­yun­ca pek çok tra­je­di­ye rağ­men kim­lik­le­ri­ni ko­ru­ma­yı ba­şar­mış bir top­lu­luk­tur.
Ker­kük Kat­li­amı (1959),
Al­tun­köp­rü Kat­li­amı (1991),
ve çe­şit­li dö­nem­ler­de ya­şa­nan diğer bas­kı­lar, Türk­men­le­rin ko­lek­tif ha­fı­za­sın­da derin izler bı­rak­mış­tır.
Bu olay­lar aynı za­man­da Türk­men top­lu­mu­nun milli da­ya­nış­ma ru­hu­nu güç­len­di­ren un­sur­lar ol­muş­tur.
Atun Köprü Kat­li­amı da bu ta­rih­sel ha­fı­za­nın en acı sem­bol­le­rin­den bi­ri­dir.

8. Sonuç

28 Mart 1991 ta­ri­hin­de ger­çek­leş­ti­ri­len Atun Köprü Kat­li­amı, Irak Türk­men­le­ri­nin mo­dern ta­ri­hin­de­ki en tra­jik olay­lar­dan biri ola­rak ta­ri­he geç­miş­tir.
Bu kat­li­am yal­nız­ca Türk­men top­lu­mu­na yö­ne­lik bir sal­dı­rı değil; aynı za­man­da in­san­lık de­ğer­le­ri­ne, ada­le­te ve ba­rı­şa yö­ne­lik bir sal­dı­rı­dır.
Ta­rih­sel ha­fı­za­nın ko­run­ma­sı, ben­zer tra­je­di­le­rin tek­rar ya­şan­ma­ma­sı açı­sın­dan büyük önem ta­şı­mak­ta­dır. Bu ne­den­le Altun Köprü Kat­li­amı'nın unu­tul­ma­ma­sı, aka­de­mik ça­lış­ma­lar­la bel­ge­len­me­si ve ge­lecek ne­sil­le­re ak­ta­rıl­ma­sı büyük bir so­rum­lu­luk­tur.
Türk­men şe­hit­le­ri­nin ha­tı­ra­sı, yal­nız­ca bir yas değil; aynı za­man­da ada­let ara­yı­şı­nın ve in­san­lık onu­ru­nun sim­ge­si ola­rak ya­şa­ma­ya devam ede­cek­tir.

Şe­hit­le­re İthaf

28 Mart 1991'de Altun Köprü'de
ço­cuk­la­rın sesi sus­tu­rul­du,
an­ne­le­rin yü­re­ği par­ça­lan­dı,
baba ocak­la­rı söndü.
Fakat Türk­men yur­dun­da bir ger­çek hiç­bir zaman de­ğiş­me­di:
Şe­hit­le­rin ka­nıy­la ya­zı­lan tarih asla unu­tul­maz.
Bugün Altun Köprü'de top­ra­ğa düşen her bir can,
Türk­men mil­le­ti­nin onu­ru­nun, sab­rı­nın ve di­re­ni­şi­nin bir ni­şa­ne­si­dir.
On­la­rın ha­tı­ra­sı,
Türk dün­ya­sı­nın ortak vic­da­nın­da
ebe­di­yen ya­şa­ya­cak­tır.
Ruh­la­rı şad olsun.
Mavi Didim’in de­ğer­li oku­yu­cu­la­rı, tarih sa­de­ce geç­mi­şin ay­na­sı değil, ge­le­ce­ğin pu­su­la­sı­dır. Biz­ler de bu pu­su­la­yı iyi oku­ma­lı, ta­ri­hi­mi­ze, ec­da­dı­mı­za ve on­la­rın bize bı­rak­tı­ğı onur­lu mi­ra­sa sahip çık­ma­lı­yız.
Bir son­ra­ki ya­zı­mız­da bu­luş­mak di­le­ğiy­le...
Ne mutlu Türk’üm di­ye­ne! Son­suz Sevgi ve Say­gı­la­rım­la