Beter olsunlar !
Liberal ekonomi politikaları; bu ülkeye göre değildi, Devlet denetimi kalktı, önce Devlet'i iflas ettirdiler, sonra da halkı...
Devlet denetimi olmayınca da halkı parça pinçik ettiler.
Sonuç olarak paramparça olunca ya da açlıktan ölme durumuna gelince halk; artık gözünü açacak, açıyor da... Ama geçmişler olsun, dolayısıyla beter olsunlar, bu düzene emeği geçen kim varsa...
Kararlarıyla, oylarıyla; her kim ki bu düzene, bu koşullara ülkeyi getirdiyse dünden de, bugünden de beter olsun.
Onlar bugünlerde "Oy veren ellerimiz kırılsın" diye başkaldırıyor olsalar da umurumda değil.
Bundan böyle ben oy vereceğim onlar vermeseler de bu düzen sürüp gitsin diye...
Yıllardır kurunun yanında yanan yaşlar gibiydik; kimsecikler aldırdı mı uyarılarımıza?
Şimdi de ben aldırmıyorum onların yaygaralarına; umurumda değiller, beter olsunlar!


Satılık Mezar Yeri
Genellikle her Pazar günü olduğu gibi, bu pazar günü de Aydın Kemer Mezarlığı'na eşimi ziyarete gittik, dönüş yolunda telefonum çaldı, arayan bizim mezarcı...
Ablam bir ihtiyaç var mı dedi, ben de yok sağ ol daha ölmedim dedim.
Çünkü eşim Musty vasiyet ettiği için, onun yanında benim de arsam var.
Yok ablam, Allah geçinden versin dedi ama bir bayan var, 2 adet mezar yeri satılık deyince... Başladık kızımla gülmeye sahibinden ev satar gibi, sahibinden satılık mezar yeri...
Sonra gülmeye ara verip dedik ki acaba ihtiyaçtan mı, acaba zorda kalanlar boş mezar yerlerini mi satmaya başladılar dedik ve o an hüzünlendik, keyfimiz kaçtı.
İşte bu düzenin gelmesinde düşüncesizce oy kullananların büyük payı vardı; onlar bugünlere değin "bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın" umursamazlığındaydı, ama son günlerde kopardıkları yaygaralardan anlaşılacağı üzere ne yazık ki sonunda yılan onları da sokmuş.


CHP
Adam asılmaya gidiyor, kadın terlik-pabuç derdinde derdi bizden öncekiler...
İşte bugünlerde de...
Halk açlıktan ölüyor; birileri umursamadan parsa kavgası yapıyor.
Buradaki parsa; Özel ile Bay Kemal arasında bölüşülemeyen CHP adlı arsa...
Her ne ise...
Yargı beklenen kararı verdi.

Haydi iyisiniz CHP'liler
Bay Kemal sayesinde
Majestelerinin himayesinde
Sonsuza dek muhalefettesiniz
Mübarek olsun !


Matematik
Didim'in Cumartesi günleri kurulan meyve-sebze pazarında... Aldıklarımı bir çırpıda toplayıp, ödemem gereken tutarı söyleyince iki küçük kızıyla pazarcılık yapan genç kadın "kafam karıştı, yanlış mı yaptınız hesabı?" dedi. Yok dedim; yanlış yapmam benim Matematik dersim Lisede hep 10'du.
O kadar hızlı söylediniz ki yanlış olabileceğini düşündüm dedi. Düşünme dedim; bize iyi Matematik öğrettiler, ama sen bundan sonrasını, özellikle de kızlarını düşün. Eğer Matematik öğrenmezlerse; seninki gibi kafalarının karışması şöyle dursun, para alış-verişinde toplama ve çıkartma bile yapamayacaklar. Sen öncelikle onların geleceğini düşün. Matematik; yaşamın her anında, insanların hep karşısında... Yalnızca sen değil; bütün anneler iyi düşünsün çocuklarının geleceğini...
Haklısın dedi, pazarcılık bile yapamayacaklar benim gibi; toplama, çıkartma öğrenemeyecekleri için, öyle değil mi?
Evet dedim. Yine gel haftaya, yine konuş bizimle olur mu dedi. Bol kazançlar, hayırlı işler dedim; yürüdüm, gittim.


Başkan Totik ne demiş?
Yerel hizmetlerin yetersizliğinden yakınanlar için Bayan Başkan demiş ki?
“İnsanoğlu her şeyden mutluluk duymayabiliyor. Bunun nedeni de kendi içlerinde bulundukları psikolojik durumlardır, içinde bulundukları huzursuzluklardır”
Dahası hizmet bekleyen vatandaşların hasta olduklarını, kendilerine saygı göstermediklerini belirten sözler kullanan Bayan Totik Gençay’ın açıklamaları sosyal medyada ve kamuoyunda yoğun tepkiyle karşılanmış.
Daha az ve öz söyleyişle bayan başkan Didimliler'e demiş ki:
- Sizin Psikolojiniz Bozuk
Bu açıklamalar bağlamında sormak gerekir:
Acaba halka hizmet etmek, seçmenlerine hesap vermek, onları dinlemek yerine; halkı psikolojisi bozuk diye etiketlemek hangi uzmanlık alanının yetkesi? Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden aldığı diploma mı o yetkiyi veriyor Totik hanıma? Belli ki Bayan Totik de gidici, gidici Afyonlu bayan gibi; yoksa bu pervasızca "psikolojiniz bozuk" deme pervasızlığı, nereden gelen gücün, desteğin cesareti ve cüreti?

Lütfen, bir zahmet açıklasınlar da bilelim; Didim'de belediye hangi işleri yapmakla yükümlü, görev ve sorumlulukları nereye kadar? Eğer her işi Büyükşehir yapmak zorundaysa; Didim'de belediye kurumu ve yönetimi hangi işlere bakar ya da ne işe yarar? Sırtımızdaki yük mü kurumda çalışanlar?
Eğer İşlevselliği yoksa; neden var Didim'de belediye ve yönetimi? Yalnızca yap-satçılara inşaat ruhsatı vermek için mi?
Tozlar, Tozlara... Sözler, Sözlere... Yereldeki çözülemeyen sorunlar Didimliler'e... Didimliler arasında sorunlu olanlar çok ama sorunlara çözüm bulabilecek yetkili bir yerel yönetim demek ki Didim'de yok!