Sunuş
Bu şiir, özgürlüğün mavisinde yeşeren umudun, sevgiyle çoğalan insanlığın ve karanlığı aşan ortak düşlerin sesidir. Bir yüreğin değil, bahara inanan bütün yüreklerin çağrısını taşır. Çünkü sevda büyüdükçe umut çoğalır, umut çoğaldıkça yaşam yeniden çiçek açar.
ÖZGÜRCE, insanın insana, doğaya ve geleceğe uzattığı aydınlık eldir; dört mevsimi bahara dönüştürme düşüdür. Bu düşe inanan herkese...
Bir gülün açışından, bir ırmağın çağlayışından, bir yüreğin özgürlüğe kanat çırpışından süzülen dizeler... Bu şiir, umudu çoğaltan sevdanın ve yaşamı bahara dönüştüren insan sıcaklığının türküsüdür. Herkese, özgürce yeşeren yarınlar dileğiyle ve sevgiyle…
Ve büyür avuçlarından sevdaya akan ırmak...
Düşlerin kıyısında serinler yorgun zamanlar,
Bir kuş çağrısı gibi çoğalır yarına inanç.
Dağların suskunluğu çözülür ışıklı dillere,
Güneş, ekmeğini bölüşür çocuk gülüşleriyle.
Özgürlüğün türküsü değdikçe yaşamın tenine,
Küllerinden yeniden doğar mavi kelebekler.
Ve insan, insan oldukça çoğalır bahar,
Sevda sürdükçe dünya yeniden çiçeğe durur.
Ve büyür avuçlarından sevdaya akan ırmak...
Taşır kıyılarını karanlığa çekilen korkuların,
Savurur zincirleri rüzgârın özgür nefesine.
Her tomurcuk bir yarın, her yarın bir güneş olur,
Ve çoğalır yaşam, yürekten yüreğe akan ışıkla.
Göğe yükselen her sevda kanadında bir dünya taşır,
ÖZGÜRCE,
İnsan insanı sevinceye kadar...
İnsan insanla büyüyünceye kadar...
İnsan insanı özgür bırakıncaya kadar...
Ve büyür avuçlarından sevdaya akan ırmak...
Taşar dağların sabrından, denizlerin özleminden,
Köpürür yıldız tohumlu düşlerin derinliğinde.
Bir kor olur, bin güneş doğurur karanlıklara,
Bir ses olur, yankılanır çağların sessizliğinde.
Çatlar korkunun duvarları, pas tutmuş zincirler kırılır,
Göğün bütün kapıları açılır mavi şenliklere.
Kanatlanır yürekler, ateşten turnalar gibi,
Özgürlüğün türküsünü savurarak evrenlere!
Ve ardından sevdanın gür çağlayanı yürür,
Önüne çıkan bütün kıyıları bahara çevirir.
Bir tek gülüşten bin umut, bin umuttan bir dünya doğar,
İnsan insanla çoğaldıkça hayat yeniden yeşerir!
ÖZGÜRCE...
Göğe sığmayan düşlerle,
Denizlere sığmayan sevdalarla,
Yeryüzünü baştan başa kardeşlik çiçekleriyle donatıncaya dek,
Koşsun yaşamın ateşi damarlarımızda,
Ve durmasın sevdanın ışıklı yürüyüşü!..
Ve yaşam için dört mevsim olsun bahar...
ÖZGÜRCE...
ÖZGÜRCE...
ÖZGÜRCE...
Göverir yeşillikler mavilerin özgürlüğünde,
Ve alevli düşüncelerin ten yangınlarında.
Harlanır göğe kanat çalan sevdalı özgürlük,
Çimlenir közler gül açımlı yürek denizinde.
Umut tomurcukları koşar gül sarmaşığına,
Çiçeğe duruncaya dek yürür yaşam fısıltısı.
Umutla ve sevinçle renklenir gökkuşağı giysileri,
Sarınca göğü sevda, ay gülümser, çiçeğe durur yıldızlar.
Ve büyür avuçlarından sevdaya akan ırmak,
Taşar dağların sabrından, denizlerin özleminden,
Köpürür yıldız tohumlu düşlerin derinliğinde.
Bir kor olur, bin güneş doğurur karanlıklara,
Bir ses olur, yankılanır çağların sessizliğinde.
Çatlar korkunun duvarları, pas tutmuş zincirler kırılır,
Göğün bütün kapıları açılır mavi şenliklere.
Kanatlanır yürekler ateşten turnalar gibi,
Özgürlüğün türküsünü savurarak evrenlere.
Ve ardından sevdanın gür çağlayanı yürür,
Önüne çıkan bütün kıyıları bahara çevirir.
Bir tek gülüşten bin umut, bin umuttan bir dünya doğar,
İnsan insanla çoğaldıkça hayat yeniden yeşerir.
Ve yaşam için dört mevsim olsun bahar…
Kışlar umutla çözünsün, güzler sevdayla çağlasın,
Her sabah güneş yeniden kardeşlik diye doğsun.
Her akşam yıldızlar özgürlüğün ateşini yaksın,
Yürüsün yeryüzü çiçeklenen düşlerin izinde,
Dağlar türküler söylesin, denizler alkışlasın.
Bir tek yürek kalmasın karanlığın kıyısında,
Her avuçta bir umut, her gözde bir gökyüzü parlasın.
Ve büyüsün insan, sevgiyi çoğalttıkça büyüsün,
Sınırlar erisin mavilerin enginliğinde.
Bir gül açsın milyonlara öncülük edecek,
Bir yaşam binsin milyon yaşamın sevincine.
Ve dünya sevdanın ışığıyla yeniden uyansın.
Barışın dallarında kuşlar yuva kuruncaya,
Özgürlüğün ırmakları okyanuslara varıncaya,
Sevda yeryüzünün ortak dili oluncaya dek,
Aksın yüreklerimizden göğe doğru ışıklı çağlayanlar.
Çoğalsın ekmek gibi, su gibi, güneş gibi kardeşlik,
Bölüşülsün bütün güzellikler türkülerin sesinde.
Ve insan, insanı yeniden bulsun insanlığında,
Hiç eksilmesin umudun ateşi yeryüzünde.
ÖZGÜRCE...
Göğe sığmayan düşlerle,
Denizlere sığmayan sevdalarla,
Yeryüzünü baştan başa kardeşlik çiçekleriyle donatıncaya dek;
ÖZGÜRCE...
Birlikte çoğalan yarınlar için,
ÖZGÜRCE...
Ve yaşam için,
Dört mevsim bahar oluncaya dek...