Dik duranlar, menfaati için eğilenlere batar!
Kendine yetmezlik inanmayı gerektirir.
Din yetmezliklerin tamamlayıcısıdır.
Yorgunluk akan suya yaraşır, yorulan su deltalar çizer.
En pahalı bedeli geç fark ettiklerimiz için öderiz.
Her tesadüf bir kurgu olabilir.
Yüreğinde sevgi yok ise, onun gurbetindesin.
Değiştirmek, yaşamı kolaylaştırır.
Her yalan bir taşıyıcı doğruyla yola çıkar.
Anlaşılmayan soru çözümsüzdür.
Tabu yaşamın ayak bağıdır.
İhanetin yücelttiği, yükseldikçe batar.
Kulağı olmayan dilsiz olur.
Şefkat, insanlığın yoğunlaşmış halinin çıktısıdır.
Algıyı olgunun önüne koyan, tökezlemeye hazır olmalı.
Sefaletten payına haz düşen bizden değildir.
Çoğulluk, yalnızlıkta mayalanır.
Yüce dağa yaslananın sırtı yere gelmez!
Aptallar için kanıt yok hükmündedir.
Kurtarıcıya gerek duyan acınası haldedir.
Ok yaydan çıkınca önlem seçeneksiz kalır.
Korku en çok cesaretten korkar.
Varlıkta yokluk bir cehalet çıktısıdır!
Efendisine yakın olan kendisinden uzaklaşır.
Mutluluk ve özgürlük, üretkenliğin yakıtıdır.
Tarih en zor zamanlarda yazılır.
Rica var kılan, emir yok sayandır.
Kutsal adına işlenen suç, suçu ortadan kaldırmaz.
Hukukçu öncelikle hukukun neferidir ve onun gereklerini yerine getirdiği zaman da efendisi olur!...
Büyük yalanlar, küçük doğrularla kotarılır.
En yararlı ibadet, aklını yaşam yararına kullanmaktır!
Şimdi geçmişten alacaklı, geleceğe borçludur…
İhmal, suçu semirtir…
Dize sözlerden bir demet sundum. Sorulara kapı aralarsa hoşnut olurum çünkü; gerçeği az olanın sorusu olmaz(!)Oysa sorular yeniye, doğruya, güzele ve istenir geleceklere kapı aralar.