Bilindiği gibi OECD (Türkçe mealiyle; Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) ; her yıl ülkelerin sosyo-ekonomik ve sosyo-kültürel yapılarını değerlendirmeye alır, genellikle yıllık olarak düzenlediği yazanaklarla (rapor karşılığı Türkçe kullanım) ya da bir çeşit karnelerle ülkelere not verir sanki ülkeler birer öğrenciymişçesine …Gerçi bizler bunca yıllık; özde/sözde/ileri düzeyde özneleriyle tanımlanan demokrasimizi her nedense bir türlü içimize sindiremediğimiz, özümseyemediğimiz sürece , kuşkusuz bu öğrencilik durumları da sürecektir Dünya döndükçe ve böyle karneler verilecektir yedi düvel eliyle… Ama sizler yine de aldırmayın o fitne fücurlara; bizim demokrasimiz 10 numara !
Biz boş verelim bugünlük şu öğrenci, öğretmen tipi devletler arası ilişkilere; gelelim sadede, bakalım endekslerdeki Türkiye'ye ilişkin saadete…
Geçtiğimiz aylarda gündeme düşen OECD'nin 2025 yılını baz alan ülkeler arası MUTLULUK araştırmasının sonuçlarına göre; 100 ülke arasında, Türkiye her yıl olduğu gibi bu yıl da yer almış son sıralarda... Ki bu son sıralardaki yer alışın açık anlamı; ülkemiz bir kez daha mutsuzlar arasında... En mutlu ülkeler sıralamasında da her yıl olduğu gibi yine İskandinav ülkeleri ilk sırada... Bu ülkeler için MUTLULUK nitelendirmesi sanki noter tescilli marka...
Ne diyelim? Siz, siz olun; OECD’nin verilerine sakın aldırmayınız, kendinizi mutsuz sanmayınız. Elin yabanı işte ; ne anlar ki Türkün hissiyatından ? Ne bilir ki elin yabanı; Türk nelerden mutlu olur, nelerden mutluluk duyar ?
Onlar bilemezler ki Türk Ulusu’nun mutluluğunun kaynaklarını…
Yarı aç, yarı tok olsa da karnımız
Sağlığımız yerinde ya; mutluyuz !
Çeşmeden akmasa da suyumuz
Şükür kurumadı kuyumuz !
Çamur, balçık olsa da yolumuz
Kesmiyor ya çapulcu; mutluyuz !
Tarhana, soğan, ekmek aşımız
Yavuklumuz cilveleşti mi
Kolay, kolay çatılmaz kaşımız…
Yersarsıntısı, sel baskını, orman yangını
Yine de sağ kaldı başımız
Girmedikçe toprağa; mutluyuz !
OECD’nin değerlendirmeleri, verileri bir yana; nedir şu MUTLUK denen kavramın anlamı acaba ?
Mutluluk dediğimiz kavramın içerdiği anlam nedir ? Nedir mutluluk ? Elle tutulur, gözle görülür bir olgu mudur ya da duyulur, duyumsanır, anlaşılır bir oluşum mudur ? Yoksa dillere düşmüş, sözlüklere girmiş sıradan bir sözcük müdür mutluluk ?
Nedir mutluluk ? Varlıklı olmak mı ? Sağlıklı olmak mı ? Başarılı olmak mı ? Güzel ya da yakışıklı olmak mı ?Belki de bunların tümünü elde tutmak mı ?
Hani şu Nazım Usta’nın Abidin’den resmini çizmesini istediği mutluluk ; nedir sizce ?
Sağlıklı çocuklarınızın , size bağlı eşinizin olduğu bir aile ortamında yaşıyor olmak mı ?
Belki de saymakla bitiremeyeceğiniz tutarda parayla kasanızı doldurmak mı ?
Belki de en başarılı , en akıllı, en çalışkan olmak gibi özellikleri tekelinizde bulundurmak mı ?
Kim bilir belki de ; güzelliğinizle onurlanıp , herkese burun kıvırmak mı ?
Nedir sizce mutluluk ?
Tartışmaya gerek yoktur ki mutluluğun anlamı, algısı; kişiden, kişiye değişir. Kanımca değişmeyecek olan ; mutluluğun önkoşullarından birinin sağlıktan geçtiğidir .
Gerçi sevgi, para, başarı … Bunlar da önemli koşullardır ama sağlıklı değilseniz ;paranın, sevginin, başarının tadına nasıl varabilirsiniz ?
Bir başka önemli koşul olarak da paylaşmaktan söz edebiliriz; çünkü mutluluk paylaşılınca daha bir anlam kazanır, daha bir güzelleşir, daha da çoğalır .
Mutluluk; biz insanların yaşayabileceği en güzel duygudur. Kişinin ; Tanrı’nın, yaşamın, olanakların kişiye sunduklarıyla hoşnut olabilmesidir .Kişinin kendisiyle barışık olabilmesidir .
Belki de bu son günlerde; savaşlardan uzak, barış ve huzur içindeki bir ülkede sağlıkla yaşamaktır mutluluk...
Siz boş verin OECD'nin verilerine; kalıcı mutluluklar yaşamanız ve yaşatmanız dileğiyle, bakın keyfinize...