Ro­sa-Lu­xem­burg Vakfı ta­ra­fın­dan ya­yın­la­nan Göçün Yeni At­la­sı der­gi­si­ni in­ce­le­yip, oku­yun­ca ge­ze­ge­ni­mi­zin Av­ru­pa kı­ta­sın­dan çok daha geniş ve büyük ol­du­ğu gö­rü­lü­yor.
1960 yı­lı­na kadar Av­ru­pa ül­ke­le­rin­den sı­ğın­ma­cı­lar dün­ya­ya ya­yı­lı­yor­du. 2026 yılı iti­ba­riy­le küçük kı­ta­da göç se­bep­le­rin­de en büyük payı olan dev­let­ler kı­ta­nın et­ra­fı­na yeni du­var­lar örü­yor­lar, bunu çı­kar­dık­la­rı katı ka­nun­lar­la uy­gu­lu­yor­lar.
Sağ, tu­tu­cu, mu­ha­fa­za­kâr par­ti­ler göç po­li­ti­ka­sı­nı seçim kam­pan­ya­la­rı­na alet ede­rek, ge­nel­le­ye­rek yal­nız sı­ğın­ma­cı­la­ra karşı değil, aile ha­ya­tın­da, geç­mi­şin­de göç hi­kâ­ye­si olan­la­rın tü­mü­nü düş­man ilân edi­yor­lar. Halkı ku­tup­laş­tı­ra­rak de­mok­ra­si ve hukuk dev­le­ti­ne zarar ve­ri­yor­lar.
Göç ta­ri­hi in­san­lı­ğın ta­ri­hi­dir, ge­ze­ge­ni­miz­de in­san­lar de­vam­lı ha­re­ket ha­lin­de ol­du­lar.
Tek tan­rı­lı her üç dinin pey­gam­ber­le­ri veya ina­nan­la­rı sı­ğı­na­rak din­le­ri­ni yay­mış­lar­dır.
Mus­ta­fa Kemal Ata­türk Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti ku­ru­lu­şun­da NAZİ Al­man­ya’dan kaç­mak zo­run­da olan Ya­hu­di di­nin­den veya mu­ha­lif Sos­yal De­mok­rat Parti üye­le­ri­ne sı­ğın­ma im­kâ­nı ve­re­rek, ha­yat­la­rı­nı kur­tar­dı ve bil­gi­le­rin­den fay­da­lan­dı.
Göç ta­ri­hi insan var­lı­ğı kadar es­ki­dir, ki­mi­si için yeni bir ha­ya­ta umut ki­mi­si için kötü oldu. Af­ri­ka’dan in­san­lar köle ola­rak tüm ge­ze­ge­ne da­ğıl­dı. O zaman şim­di­ki gibi ula­şım araç­la­rı araba, uçak yoktu, yolda can­la­rı­nı kay­be­den­ler oldu.
Bugün de göç, ge­ze­ge­nin so­ru­nu ol­du­ğu halde eşit pay­la­şım ya­pıl­ma­dı­ğı için prob­lem olu­yor. Hal­bu­ki du­var­lar örme ye­ri­ne gö­çen­ler, ül­ke­si­ni terk etmek zo­run­da olan­lar eşit da­ğı­lım ya­pıl­sa sorun çö­zü­le­bi­lir.
Av­ru­pa ül­ke­le­ri Sc­hen­gen sı­nır­la­rı için­de vize zo­run­lu­ğu ge­ti­re­rek kı­ta­ya gi­ren­le­ri seçme, kont­rol etme hak­kı­nı kul­la­nı­yor. Ama bu ülke va­tan­daş­la­rı dün­ya­yı is­te­dik­le­ri gibi ge­zi­yor, bir sı­nır­la­may­la kar­şı­laş­ma­dan se­ya­hat hür­ri­yet­le­ri­ni kul­la­nı­yor­lar.
Tar­tış­ma­lar­da göç­men olan­la­rın yal­nız erkek ol­du­ğu gös­te­ri­li­yor, ya­rı­sı olan ka­dın­lar gö­rül­mez ya­pı­lı­yor, yok sa­yı­lı­yor. Sos­yal ve si­ya­sal ay­rım­cı­lı­ğa uğ­ra­yan, ül­ke­sin­de nor­mal ya­şa­ma uy­ma­yan veya ata­er­kil bas­kı­sın­dan kaç­mak zo­run­da olan­lar Av­ru­pa’ya kadar ge­le­mi­yor, Asya ve Af­ri­ka’da komşu ül­ke­le­re sı­ğı­nı­yor­lar.
Batı ül­ke­le­rin nü­fu­su aza­lı­yor, yaş­la­nan emek­li sa­yı­sı ço­ğa­lı­yor. Dev­let emek­li ma­aş­la­rı­nı ge­lecek yıl­lar­da nasıl öde­ye­ce­ği hak­kın­da ça­re­ler arı­yor. Bu ne­den­le genç göç­me­ne ih­ti­ya­cı var. Ka­li­te­li ele­man­lar için Al­man­ya çe­ki­ci gel­mi­yor, ırk­çı­lık ve ay­rım­cı­lık ne­de­niy­le ge­len­ler de diğer Av­ru­pa Bir­li­ği ül­ke­le­ri­ni ter­cih edi­yor.

Ber­lin so­kak­la­rın­da kısa bir ge­zin­ti ger­çek ya­şa­mı gös­te­ri­yor. En zor iş­ler­de in­şa­at, paket da­ğı­tım, te­miz­lik, ba­kı­cı ola­rak ça­lı­şan­la­rın çoğu göç kö­ken­li, bun­lar yerli iş­çi­ler­den daha az maaş alı­yor ve daha fazla vergi ödü­yor­lar.
Aile­sin­de göç hi­kâ­ye­si olan­la­rın çocuk ve to­run­la­rı kendi gay­ret ve aile­le­rin des­te­ği ile ba­şa­rı­yor­lar. Bun­lar, genç ve ço­cuk­la­ra model ola­bi­lir­ler, fakat Alman va­tan­da­şı olan­lar­da dahil resmi da­ire­ler­de, medya ve ba­sın­da gö­rül­mez ya­pı­lı­yor, yok sa­yı­lı­yor.
Yaz ta­ti­liy­le bir­lik­te bütün te­le­viz­yon ya­yın­la­rı, eski ya­yın­la­rı tek­rar tek­rar ya­yın­lı­yor­lar. Fakat göç­men grup­la­rı­na te­le­viz­yon ya­yın­la­rın­da fır­sat ve­ril­mi­yor. Türk Top­lu­mu ti­yat­ro, film fes­ti­val ve kon­ser et­kin­lik­le­riy­le çe­şit­li­li­ğe Yaz mev­si­min­de de renk ka­tı­yor, ama ma­ale­sef gör­sel olum­lu et­ki­den mah­rum edi­li­yor. So­ru­mu tek­rar­lı­yo­rum, neden ile­ti­şim üc­re­ti ödü­yo­ruz diye.
Göç­men­ler gel­dik­le­ri ül­ke­le­re ge­ri­de kalan aile­le­ri­ne para gön­de­re­rek eko­no­mi­ye katkı sağ­lı­yor. Tür­ki­ye kriz dö­nem­le­ri­ni yurt­dı­şı Türk­ler sa­ye­sin­de at­lat­mış­tır. İşve­ren­ler ya­tı­rım ya­pı­yor, her iki ül­ke­nin ge­liş­me­si­ne hiz­met edi­yor­lar. Tu­rizm­de ge­ti­ri­le­ri is­ta­tis­tik­te gös­te­ril­me­li­dir.
2022/2024 yıl­la­rı­na göre göç­men­ler iki yılda gel­dik­le­ri ül­ke­le­re top­lam ola­rak 287 mil­yar US-Do­lar ha­va­le et­miş­tir.
Araş­tır­ma­lar, göçün po­zi­tif etki ve so­nuç­la­rı atlas, ha­ri­ta ve gra­fik­ler­le bi­lim­sel ola­rak ya­yın­lan­ma­lı­dır. Ge­ze­gen hal­kı­na ka­lıp­lan­mış dü­şün­me sun­mak­tan zi­ya­de basın ve med­ya­da doğru bilgi ver­me­li­dir, ki göç ol­ma­dan ge­ze­gen­de ya­şa­nan olum­lu ola­nak­la­ra ulaş­mak müm­kün ol­maz­dı.
Asya, Af­ri­ka gö­rü­nüş­lü, dini, dili, kül­tü­rü, geç­mi­şi, kö­ke­ni başka olan­la­rı Al­man­ya’dan yurt­dı­şı­na sürme fan­te­ziy­le bir araya gelen ırkçı, ay­rım­cı par­ti­le­re karşı diğer par­ti­ler bir­le­şe­rek karşı koy­ma­lı, ki ta­rih­te iş­le­nen ha­ta­lar tek­rar ya­şan­ma­sın, ta­rih­ten ders çı­ka­rıl­sın.
Mil­li­ye­ti teş­kil eden top­lum de­vam­lı de­ği­şir, beton gibi ka­lıp­la­na­rak dur­maz. Çe­şit­li­lik zen­gin­leş­ti­rir, top­lum ol­gun­la­şır, ye­ni­lik­le­re açık olur.
Ata­la­rı­nın göç­tü­ğü Av­ru­pa’da torun ve ço­cuk­la­rı­nın en fazla gö­rül­dü­ğü ve kut­la­nıl­dı­ğı alan fut­bol. Av­ru­pa ül­ke­le­ri Milli Fut­bol ta­kım­la­rın­da Af­ri­ka ve Asya kö­ken­li oyun­cu­la­rı var. Alman Fut­bol Milli ta­kı­mın­da 26 fut­bol­cu­dan 14 oyun­cu göç kö­ken­li. Diğer Av­ru­pa ül­ke­le­rin­de de sa­yı­lar böyle. Buna rağ­men ırk­çı­lı­ğa, ay­rım­cı­lı­ğa karşı ko­ya­mı­yor­lar. Mesut Özil’in sözü ta­ri­he, söz­lü­ğe girdi. “Ka­za­nır­sak Al­ma­nız, kay­be­der­sek göç­me­niz.”
Genç­ler ça­lış­mak, oku­mak, savaş, dep­rem, ik­li­min ısın­ma­sı ne­de­niy­le göç­mek is­ti­yor­lar veya zo­run­da ka­lı­yor­lar. İkli­min ısın­ma­sıy­la bu­zul­lar eri­yor, ok­ya­nus­lar­da su se­vi­ye­si yük­se­lin­ce kıyı kent­ler­de in­san­lar ev, ba­rı­nak ve iş­le­ri­ni kay­be­di­yor­lar.
Göç­le­rin en büyük se­bep­le­ri­ni en­düst­ri, zen­gin Batı ül­ke­le­ri ya­ra­tı­yor. O halde göç­me­ne karşı savaş açmak ye­ri­ne, göç ne­den­le­ri yok edil­me­li­dir.

Kay­nak ola­rak kul­lan­dı­ğım der­gi­de ge­ze­gen­de ha­re­ket ha­lin­de in­san­la tarih, belge, is­ta­tis­tik ve ha­ri­ta gibi ve­ri­ler­le açık­lık
ge­ti­ri­li­yor, fak­tör­ler izah edi­li­yor. Göç ko­nu­su orta de­re­ce­li okul­lar­da ders ko­nu­su ola­rak iş­len­me­li­dir. Bu der­gi­de öğ­ret­men­le­re ko­lay­lık olsun diye iki ders ör­ne­ği ve­ril­miş­tir.

Hoşça kalın!

Kay­nak:
Neuer Atlas der Mig­ra­ti­on. Daten und Fak­ten über Mensc­hen in Be­we­gung, Ro­sa-Lu­xem­burg-Stif­tung, Ber­lin 2026

ISBN: 978-3-911374-37-8