Instagram’da bir görsel:
Kütüphane raflarının önünde zarif bir kadın, Prof. Dr. Gülser Corat fotoğrafı, fotoğrafın alt satırların Prof. DR. Coray'ın yaptığı araştırmanın sonuçlarına ilişkin açıklamalar var. Açıklamaların da özü, özeti şöyle:
“Yapay zekâyı 25–50 yaş arası beyaz erkeklerin eğitmesi en büyük tehlike.”
O an aklımdan şu geçiyor:
“Demek ki dünya, ilkokulda arkadaşlarının defterine gizlice ‘kızlar salaktır’ yazan erkek çocuğunun, büyüyüp kod yazmayı öğrenmiş versiyonuna emanet.”
Konuyu nereye bağlayacağımı anladınız değil mi? Bu yazımda günümüzün “ sözde dijital efendileri”nden söz ediyorum ki onlar "erkek yazılım mühendisleri" hani şu kendilerini dijital düzenin tanrısı sayanlar (aman yavaş sizden büyük dijital oligarklar var; aman Musk, Gates, Bezos efendileriniz duymasınlar!).
Oysa onlar; kendilerini efendi sanan ama şirketlerine göre kolaylıkla ‘gözden çıkarılabilir’ prekarya prensleri ama henüz ayırdında değildir, değerli okurlarımızın anımsayacağı gibi önceki yazılarımızda "prekarya" konusuna yer vermiştik.
İşte Prof. Dr. Gülser Corat’ın uyardığı tehlike de doğrudan bu erkek cinsiyetli yazılım mühendisleriyle ya da kendilerini "efendi" olarak gören sözde tanrılarla ilgili ve bu tehlike öyle soyut bir endişe de değil, gerçek elbette... Çünkü çevrenize baktığınızda ki burada dijital çevre, dolayısıyla yapay zeka modellerinde; sultanların haremlerindeki cariyelere öykünülmüş, özenilmiş gibi simülatif kadınlar, daha doğrusu Siri, Alexa, Cortana adları taşıyan kadın sesleri var. Üstelik onlar günümüzün feministleri gibi dik başlı, özgüvenli değiller; köle, cariye, halayık benzeri yalnızca verilen buyruklara uyacak biçimde kodlanmışlar. Kesinlikle; kibar, sabırlı, kesinlikle “yeter artık” demiyorlar. Ola ki verdiğiniz komuta istediğiniz karşılığı alamadıysanız; kesinlikle sizinle tartışmaya girmiyorlar ve “üzgünüm, sizi yanlış anladım” diyerek gönlünüzü alıyorlar.
Bir düşünelim şöyle acaba bu arayüzler, çocuklara ve yetişkinlere yavaş yavaş ne öğretiyorlar? Cinsiyetçi bir tutum ve davranışla “Kadın, emir dilinden anlar; erkek, komut verendir.” ya da "kadın köle, erkek efendidir" subliminal ileti mi veriyorlar? Erkek egemen toplumu yeniden, yeniden ve daha da güçlü oluşturmak için bilinçaltlarına girip, kadınları dijital ortamda da gerçek yaşamda da "ikinci sınıf" konumuna yerleştirmek mi istiyorlar?
Ve bu koşullandırma her an, her yerde; evde, cepte, arabada, 7/24 dijital asistan olarak karşınızda...
Neden bu asistanların adları kadın adlarından seçiliyor? Örneğin neden Elon, Bill, Jeff gibi erkek adları olmuyor? Eğer dijital asistanların adları erkek adlarından seçilirse; erkekler bundan rahatsızlık mı duyacak? Ataerkil egemenlikleri mi yıkılacak? Ne oluyor? Erkeklerin egosundan; bilinçdışı sesler mi yükseliyor "Erkek adam emir almaz, erkek emir verir" saplantısıyla dijital prensler; dijital asistanları kadınlaştırarak erkek egolarını mı besliyor?
Hegel’in ünlü efendi–köle diyalektiğini anımsayalım:
-
Efendi, kölenin emeğiyle yaşar; kendini özgür sanır oysa köleye bağımlıdır. Çünkü köle; çalışırken dünyayı değiştirir, ürettikçe kendi gücünün ayırdına varır ve uzun dönemde özgürleşme birikimi kölede gelişir.
Şimdi bu işleyişi dijital çağa uyarlayalım:
-
Dijital oligarklar: Veri baronları, platform sahipleri, CEO’lar… Gerçek efendi onlar.
-
Erkek yazılım mühendisleri: Masalarda oturan, kahveyle beslenen, gece mesailerinde “dünyayı kodladığını” sanan ara kademe.
-
Kadın sesli yapay zekâ asistanları: Dişi kişiliği verilmiş dijital köleler.
Bu işleyişte "erkek yazılımcı" kendini nereye koyuyor? Elbette “efendi”ye. Çünkü o kodluyor, yapay zeka yanıtlıyor, kadın simülasyonu ki onlar Siri, Alexa, Cortana adlarıyla kodlanmış dijital hizmetkarlar, köleler... Dolayısıyla bu beyler “Ben yarattım” havlarında dolaşan kasıntı beyler...
Geleneksel proleterya ya da işçi sınıfı, fabrikada bant başında ter dökerdi; bugünün yazılımcısı açık ofiste gözleri kan çanağına dönmüş olarak kod döküyor. Aralarındaki ayrıma gelince; proleterya kendine işçi der, sendika, emeklilik, sosyal güvence düşleri kurardı; prekarya prensler ise LinkedIn’de “rockstar engineer” yazıp kendini özgür bireyler sanıyorlar.
Bugün düşünür Hegel aramızda olsa büyük bir olasılıkla şöyle derdi:
“Efendi olduğunu sanan bu zat, aslında efendinin efendisine –sermayeye– kölelik ediyor.”
Ne acıdır ki erkek yazılım mühendisi; kendi güvencesizliğini, güçsüzlüğünü kadınlar üzerinde küçük efendilikler kurarak onarmaya çalışıyor. Gerçek dünyada patronuna karşı çıkamayan, eleştirilerine boyun eğen adam; dijital dünyada kadın sesli bir harem kuruyor. Kim bilir belki de ezikliğini böyle unutuyor, kendini böyle avutuyor;
Kuşkusuz bu tasarım seçimleri rastlantısal değil. Bir evde erkek çocuk düşünelim; annesine sesleniyor: “Anne su!” ve sonra dijital ortamda da Alexa’ya sesleniyor: “Alexa, müzik aç!” ve sonra Siri’ye sesleniyor: “Siri, babamı ara!”
Gerçek ya da dijital ortamda; çocuk ya da yetişkin erkeklerin yaklaşımı hep aynı, emir verecekler. Arada değişik olan nedir? Gerçek yaşamda anne ya da evliyken eş, dijital ortamda da dijital anne, dijital köle, dijital abla vs. Çünkü erkek çocukluğunda; kadınlara karşı böyle konuşmayı öğrenmiş ve bunu doğal olarak algılıyor. Dijital ortamda da aynı ilişkiyi bekliyor. Bu arada gün boyunca patronundan azar işiten, müşteri karşısında eğilip bükülen "sözde" dijital beyefendi, akşam eve geldiğinde, Alexa’ya karşı efendi olmakla yetinmek zorunda kalıyor. Sonuç olarak; Oligark, yazılımcının emeğini sömürüyor. Yazılımcı, dijital kadın asistanı tasarlıyor. Erkek kullanıcı, hem gerçek kadınlara hem dijital kadınlara emir vererek; kendisinin güçlü olduğunu sanıyor . Buradaki sınıf piramidinin en altına kim düşüyor? Hem kadınlar, hem de kadın olarak simüle edilmiş yapay zekâlar.
Öyleyse ne yapmalı?
Elbette çözüme; erkek yazılımcıları eleştirerek ulaşılmaz. Öncelikle gerçek yaşamda erkeklere; kadınlar üstün olmadıkları, ayrıcalıklı olmadıkları öğretilmeli, erkekler henüz çocukken anneler tarafından eğitilmelidir.
Üstelik dijital asistanların; varsayılan sesleri kadın olmak zorunda da değildir ya da kullanıcıya baştan birkaç seçenek sunulmalı; kadın, erkek, nötr, çoklu ses gibi... Daha da önemlisi “Emriniz olur” yerine “Birlikte bakalım” tonuna geçilebilir. Belki "efendinin istediği her şeyi yapmayan köle düşüncesi" bazı erkek egolar için travmatik olabilir; ama demokrasi böyle bir şeydir.. Kadınlar gerçek yaşamda varlıklarını kanıtlamak için yüzyıllarca savaşım vermiştir. Bugün dijital ortamda kadını bir köle gibi simüle etmek; ne bilimsel anlamda, ne toplumsal cinsiyet eşitliği bağlamında hoş görülecek bir uygulama değildir. İvedilikle, tez günde “Kadın sesli köle tasarlama" kodlamalarına son verilmelidir.