Dün “Koltuk bağımlılığı” başlıklı köşe yazımız sonrası “Olağanüstü bir yazı yazmışsın” diye başlayan tebrik telefonlarının sayısını yazsam muhtemelen pek çoğumuz inanmayacağız.
Başta siyaset olmak üzere var olan koltuklara kalkmamak üzere yapışanlar ile ilgili görüşlerimizin toplumun çok büyük bir bölümü tarafından da kabul edilmesi bizim doğru yolda olduğumuzun da bir başka göstergesi.
Tabi bu durumun birde devamı var.
Devamı ise siyasetin babadan oğula geçme alışkanlığı.
İnsanımız bir siyasetçiden beklediği politikayı o siyasetçinin çocuklarından da bekliyor.
Ancak söylemekte fayda var çoğu zaman başarılı siyasetçinin çocukları bu başarıyı göstermekten çok uzaklarda kalıyor.
Kurtuluş savaşı kahramanlarımızdan İsmet İnönü’nün oğlu Prof.Dr. Erdal İnönü “babadan oğula siyasetin” ilk temsilcilerinden birisidir.
Lakin siyaset yaptığı zaman zarfında toplum Erdal İnönü’yü daha çok bilim adamı olarak değerlendirdi.
Adnan Menderes’in oğlu Aydın Menderes’te büyük umutlar ile parti kurmasına rağmen bu alanda başarılı olamadı.,
Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal milletvekili seçildi, hatta bir siyasi partinin genel başkanı da oldu lakin tutmadı.
Alparslan Türkeş’in oğulları Yıldırım Tuğrul Türkeş ile Kutalmış Türkeş’te milletvekili olarak siyaset sahnesinde yer aldılar.
Türkeş’in kızı Ayyüce Türkeş’te şu an İYİ Partide Adana milletvekili olarak görev yapıyor.
Necmettin Erbakan’ın oğlu Fatih Erbakan’da şu an bir siyasi partinin genel başkanı ve milletvekili olarak TBMM’de.
Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit’in çocukları olmadığı için siyaset sahnesinde devamlılıkları olmadı.
Yukarıda yazdığımız isimler belki sürekli göz önünde oldukları için her kesim tarafından biliniyor.
Bir dönem iki dönem milletvekili olarak görev yaptıktan sonra oğulları, kızları milletvekili yada belediye başkanı seçilen o kadar isim var ki yazmakla bitmez.
Erkekleri kısmen biliyoruz.
Ancak kızların nerede ise tamamı evlendikleri erkeklerin soy isimlerini aldıklarından olsa gerek sayıları ne kadar bilmiyoruz.
Soru şu..
Siyasette umut bağlanan çocuklar babaları gibi başarılımı?
Bize göre değiller.
Toplum babalarından gördüğü siyaseti çocuklarından da bekliyor.
Ancak şu ana kadar çocukların bu beklentilerin çok ama çok uzağa düştükleri bir gerçek.
Siyasetin okulu yok.
Türkiye halen daha liderin liderlerin partisi.
Seçmenin büyük bir çoğunluğu parti isimlerinden çok liderin ismini bilir.
Şu ana kadar var olan liderlerin dişleri ile tırnakları ile bulundukları yere geldiklerini herkes kabul ediyor.
Liderlerin çocukları için aynı tanımı kullanmak mümkün değil.
Babalarının ismi ile siyaset olsa olsa bir bilemdiniz iki dönem ayakta kalabiliyorlar.
Yani babalarının mirasını yiyorlar.
Sonrası yok.
Normal şartlarda demokrasilerde babadan oğula siyaset olmaz.
Ancak bizim ülkemiz henüz o noktada değil.
Çektiğimiz sıkıntının da an kaynağı bundan başka bir şey değildir.