Biliniz ki ve gerçekten de Türkün, Türk'den başka dostu yok.
Çünkü uluslararası alanda amaç yalnızca Türk'ü çökertmek,
Devleti'ni yok etmek, Türk Ulusu'nu Tarih sahnesinden silmek...
Ergenekon Destanı'ndan, Kurtuluş Savaşı Destanı'na kadar tüm destanların,
Neden yazıldığını düşünürse eğer bir Türk;
Anlar ve öğrenir ki ona kimseler giydirmek istememiştir samur kürk...
Bu nedenle aç gözünü uyan; yalnızca kendine güven!
Sen ki nice yokluklarda kendi yağınla kavruldun, gün geldi Asya'dan Avrupa'ya savruldun.
Nedense şu tüketim toplumunun neferi olduğundan beri,
Kendi kimliğini, benliğini unutup da yabanın istediği gibi kavruldun.
İşte sonuç ortada; sana yaşama hakkı tanımamak için, Dünya Jandarması ayakta...
Aç gözünü uyan! Attila'dan, Atatürk'e; yenilmedi onlara hiç biri
Bilmelisin ki onlar için Siyaset'te hedef; Türk Devleti'ni parçalamak, Türk Devleti'ni bölmek...
Toprak'ta amaç; bereketli Anadolumuz'u çöle çevirmek...
Üstelik Türklük'ten uzaklaşıp da Araplaşmak olunca amaç...
Düz, tepe, yamaç; yoktur onlara hiç bir engel...
Üstelik;
Besinler çoktandır teslim edilmiştir GDO'lu ve hibrit tohuma
Sen şöyle geliver denir; görev verilir bir kibrit alevine
Onu yakan vicdansız, hayırsız bir ele...
Ve sonrasında gökdelenler yükselir Arap-Petro Doları ile...
Orman, mera, tarla ve belki de mezarlık diye bilinen alanlarda, yeşil bir ağacın olduğu her ortamda
Ardından bir tek tohum ekilmeyen tarlanda; yetişmez olur ürün
Aç kalır dede, torun ve ağılda beslediğin koyun sürün
Ve eğitim ...
Ve sağlık...
Ve özellikle de çökertilir ordun, paraya bağlanır askerlik...
Ve özelleştirme, yabancıların öz kaynaklarını talanıyla ülkeyi, ulusu güçsüzleştirme...
Ve kadını yok sayma, ülkenin insan gücünün yarısını atıl bırakma, insan gücünün belini kırma...
Savaş çanları da çalarken Misak-ı Milli ile çizilmiş sınırlarında
Ve sen bu ahval-i şerait içindeyken; alnı secdeye değenlerle, "yerli ve milli" sözlerini sayıkla !
*9 Mayıs Dünya Gülümseme Günü olarak tanımlanmış Dünya adlı gezegenimizde... Ama bizlere gülmeyi çok görenlerin egemenliğinde, bugünü kimsecikler anmadı bile. Oysa Ademoğulları’nın ve Havvakızları’nın en öncelikli görevi yaşamak değil midir? Bununla birlikte bunca ölüm varken nasıl kutlanacak Dünya Gülümseme Günü ?
Bunca höşgörüsüzlük, güvensizlik, endişe ve umutsuzluk sarmışken çevremizi; 9 Mayıs Dünya Gülümseme Günü olsa ,kim güler? Ancak düşmanlar.
Bugünlerde Doğada çiçekler açarken, keşke yüzümüzde de güller açsa...Ama gülmeyi yasaklayanlar ya da yarattığı koşullarla; gülme eylemiyle aramıza engeller koyanlar egemense ülkemize...
Olsun, onlara inat; varız, yaşıyoruz ve yine de gülüyoruz ya... Gecikmeli de olsa Dünya Gülümseme Gününüz Kutlu Olsun. Yüzünüz de, yüreğiniz de, umutlarınız da hep gülsün!