Giriş
Irak Türkmenleri, yüzyıllar boyunca Musul, Kerkük, Erbil, Telafer, Altunköprü, Tuzhurmatu ve Diyala gibi bölgelerde yaşayan, Irak'ın asli unsurlarından biridir. Osmanlı Devleti'nin bölgeden çekilmesinin ardından Türkmenler, yeni kurulan Irak Devleti içerisinde zaman zaman siyasi baskılara, kültürel asimilasyon politikalarına ve şiddet olaylarına maruz kalmıştır. Bu olayların en acılarından biri ise 14-16 Temmuz 1959 Kerkük Katliamıdır.
1959 yılında yaşanan katliam, yalnızca Irak Türkmenlerini hedef alan kitlesel bir şiddet hareketi değil; aynı zamanda Irak'ın etnik ve siyasi dengelerini derinden etkileyen tarihî bir dönüm noktasıdır.
Irak'ta 1958 Devrimi ve Siyasi Ortam
14 Temmuz 1958 tarihinde General Abdülkerim Kasım liderliğinde gerçekleştirilen askerî darbe ile Irak Haşimi Krallığı sona ermiş ve cumhuriyet ilan edilmiştir.¹
Yeni yönetim başlangıçta farklı etnik ve siyasi gruplara umut verse de kısa süre içerisinde ülkede büyük bir güç mücadelesi başlamıştır. Özellikle Irak Komünist Partisi, Kasım yönetimine yakınlaşarak ülke genelinde etkinlik kazanmıştır. Kerkük ise zengin petrol rezervleri nedeniyle hem siyasi hem de etnik rekabetin merkezine dönüşmüştür.
Türkmenler, tarihsel olarak Kerkük'ün çoğunluğunu oluşturan şehir halkı arasında önemli bir yere sahipti. Bu durum bazı siyasi çevreler tarafından tehdit olarak görülmeye başlanmıştır.
Katliama Giden Süreç
1959 yılı Temmuz ayında Irak Cumhuriyeti'nin kuruluş yıldönümü kutlamaları sırasında şehirde gerginlik hızla tırmandı.
Irak Komünist Partisi'ne bağlı silahlı gruplar içerisinde yer alan bazı Kürt ve Arap milisler ile silahlı unsurlar Türkmen mahallelerini hedef almaya başladı.²
14 Temmuz günü başlayan olaylar kısa sürede organize saldırılara dönüştü.
14-16 Temmuz 1959 Kerkük Katliamı
14 Temmuz sabahı başlayan saldırılar üç gün boyunca sistematik biçimde devam etti.
Türkmenlere ait;
* Evler
* İş yerleri
* Kahvehaneler
* Ticarethaneler
* Dernekler
hedef alındı.
Yakalanan birçok Türkmen ağır işkencelerden geçirildi.
Bazı Türkmen ileri gelenleri şehir sokaklarında araçlara bağlanarak sürüklendi.
Bir kısmı elektrik direklerine asıldı.
Bazılarının cesetleri günlerce kaldırılmadı.
Uluslararası gözlemciler ve dönemin tanıkları olayların sıradan bir sokak çatışması değil, belirli bir etnik topluluğu hedef alan sistematik bir şiddet hareketi niteliği taşıdığını ifade etmektedir.³
Can Kaybı ve Tahribat
Katliamda hayatını kaybedenlerin sayısı konusunda farklı kaynaklarda değişik rakamlar bulunmaktadır.
Resmî Irak kayıtlarında sayı daha düşük gösterilirken;
Türkmen kaynaklarında onlarca kişinin öldürüldüğü, yüzlerce kişinin yaralandığı ve çok sayıda kişinin kaybolduğu belirtilmektedir.⁴
Yüzlerce ev ve iş yeri yağmalanmış,
Türkmenlerin ekonomik gücü büyük ölçüde zayıflatılmıştır.
Abdülkerim Kasım Yönetiminin Tutumu
Katliam sırasında güvenlik güçlerinin olaylara uzun süre müdahale etmediği yönünde çok sayıda tarihî kayıt bulunmaktadır.
Olayların kontrol altına alınması ancak üç gün sonra mümkün olmuştur.
Yaşananların ardından bazı kişiler yargılansa da Türkmen toplumunda adaletin tam anlamıyla sağlanmadığı yönünde yaygın bir kanaat oluşmuştur.⁵
Türkmen Toplumu Üzerindeki Etkileri
1959 Kerkük Katliamı;
* Türkmen toplumunda derin psikolojik travmalara,
* Kitlesel göçlere,
* Siyasi temsil gücünün azalmasına,
* Kültürel baskıların artmasına,
* Türkmen kimliğinin korunması mücadelesinin güçlenmesine
neden olmuştur.
Bu olay, Irak Türkmenlerinin kolektif hafızasında "Kerkük Faciası" olarak yaşamaya devam etmektedir.
Uluslararası Hukuk Açısından Değerlendirme
Birleşmiş Milletler Soykırım Sözleşmesi'nin kabulünden sonra meydana gelen bu olay, uluslararası hukuk bakımından etnik kimliğe yönelik ağır insan hakları ihlalleri kapsamında değerlendirilmektedir.
Her ne kadar olay uluslararası bir mahkemede yargılanmamış olsa da tarihçiler ve insan hakları araştırmacıları tarafından sistematik etnik şiddet örneklerinden biri olarak ele alınmaktadır.⁶
Sonuç
14-16 Temmuz 1959 Kerkük Katliamı, Irak Türkmenlerinin tarihindeki en acı olaylardan biridir. Yaşananlar yalnızca bir topluluğun değil, bütün insanlığın ortak hafızasında yer alması gereken ağır bir insan hakları ihlalidir.
Geçmişin acılarından ders çıkarılması, benzer trajedilerin tekrar yaşanmaması için tarihî gerçeklerin bilimsel yöntemlerle araştırılması ve gelecek nesillere doğru şekilde aktarılması büyük önem taşımaktadır. Kerkük Katliamı'nın hatırlanması; adalet, insan hakları ve toplumsal barış arayışının bir gereğidir.
"14 Temmuz Kerkük Katliamı'nda hayatını kaybeden Irak Türkmenlerini rahmetle anıyor; yakınlarına ve bütün Türkmen soydaşlarımıza bir kez daha başsağlığı diliyorum. Bu acı hadiselerin unutulmaması, tarihî gerçeklerin araştırılması ve gelecek nesillere doğru şekilde aktarılması büyük önem taşımaktadır."
Dipnotlar
1. Phebe Marr, The Modern History of Iraq, Westview Press, 2012.
2. Orit Bashkin, The Other Iraq, Stanford University Press, 2009.
3. Gareth Stansfield, Iraq: People, History, Politics, Polity Press, 2016.
4. Suphi Saatçi, Tarihten Günümüze Irak Türkmenleri, Ötüken Neşriyat, İstanbul.
5. Orhan Ketene, Irak Türkleri, Boğaziçi Yayınları.
6. Birleşmiş Milletler, Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi (1948).
Kaynakça
* Bashkin, Orit. The Other Iraq. Stanford University Press, 2009.
* Birleşmiş Milletler. Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi, 1948.
* Ketene, Orhan. Irak Türkleri. Boğaziçi Yayınları.
* Marr, Phebe. The Modern History of Iraq. Westview Press, 2012.
* Saatçi, Suphi. Tarihten Günümüze Irak Türkmenleri. Ötüken Neşriyat.
* Stansfield, Gareth. Iraq: People, History, Politics. Polity Press, 2016.
Mavi Didim’in değerli okuyucuları, tarih sadece geçmişin aynası değil, geleceğin pusulasıdır. Bizler de bu pusulayı iyi okumalı, tarihimize, ecdadımıza ve onların bize bıraktığı onurlu mirasa sahip çıkmalıyız.
Bir sonraki yazımızda buluşmak dileğiyle...
Ne mutlu Türk’üm diyene! Sonsuz Sevgi ve Saygılarımla