Dünyadaki birçok ülke; doğum oranlarının düşmesi, uzayan ömür süresinin sonuçları ve yalnızlık sorunlarıyla uğraşıyor. Özellikle Uzak Doğu ülkelerinden Güney Kore ve Japonya bu ülkelerin başında geliyor. Refah seviyesinin yükselmesi, insanların aşırı bireyselleşmesi ve dijital platformların artması insanlar arasındaki sosyal ilişkileri azalttı. Buna eklemlenen aile kavramındaki çözülme ve modern hayatın dayattığı sonsuz özgürlük anlayışı nedeniyle küresel anlamda birçok ülke bu sorunları yaşıyor. Dışarıdan bakıldığında iyi gibi görünen bu yeni yaşam formu geçmişe göre sorunların daha da artmasına sebep olmaktadır.

Birçok ülke değişen yeni durumun olumsuz sonuçlarını azaltmak için farklı çözüm arayışlarına girmiştir. Doğum teşvikleri, yaşlı bakım merkezleri, evliliği teşvik eden sosyal ortamlar ve bunlara eklemlenen yalnızlığı azaltacak bir dizi proje devreye girdi/giriyor. Diğer ülkeler bu tehlikenin sınırında iken Güney Kore gibi ülkeler artık bu sorunla yüzleşme aşamasında. Böyle olunca ilginç projeler geliştiriyorlar.

Güney Kore'deki "Zihin Büfeleri" bu arayışın sonucunda ortaya çıktı. Dünyada benzeri az görülen bir sosyal destek projesidir. Amaç, yalnız yaşayan insanların psikolojik sorunları ağırlaşmadan önce onlara güvenli ve samimi bir ortam sunmaktır. Proje, Seul Büyükşehir Belediyesi tarafından "Yalnızlıksız Seul" programının bir parçası olarak hayata geçirilmiştir.

Bu projenin amacı yalnızlık ve sosyal izolasyon yaşayan kişilere destek olmaktır. Proje, Seul Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilmektedir. Adı "büfe" olsa da yiyecek satılan bir market değildir; insanların ücretsiz olarak uğrayıp dinlenebildiği, sohbet edebildiği ve psikolojik destek alabildiği sosyal alanlardan ibaret bir projedir.

Bu merkezlerde psikolojik danışmanlarla görüşme, yalnız yaşayan kişilere yönelik grup etkinlikleri, çay, kahve ve atıştırmalık ikramları, sosyal bağ kurmayı teşvik eden programlar şeklinde sunuluyor.

Bunun yanında Güney Kore'de okul, belediye ve gençlik merkezlerine yerleştirilen yapay zekâ destekli zihinsel sağlık "kiosklar" da bulunuyor. Bu kiosklar basit ruh sağlığı taramaları yapabiliyor, kullanıcıyla sohbet ederek stres ve kaygı konusunda destek sağlayabiliyor ve gerektiğinde profesyonel yardım almasını öneriyor.

Aslında dünyadaki değişim ve dönüşüm çok hızlı olduğu için insanların birbiriyle geçirdikleri süreler, çalışma şartları, teknoloji ağırlıklı çalışmalar ve bireysel rekabet gibi etkenler insanları birbirinden izole etti. Özellikle yaşlılarda yalnızlık, gençlerde evlenmeyi öteleme, bu sorunların merkezinde yer alan önemli sorunların başında geliyor. Hareketsizlik ve ekran bağımlılığı artık hem gençlerin hem de yaşlıların ortak sorunu oldu. Aradaki küçük fark ise yaşlılar daha çok TV izlerken gençler zamanlarının büyük bir kısmını dijital ekran karşısında geçiriyor. Sonuçta her iki kesim de yalnızlaşıyor.

Güney Kore'deki bu "zihin büfeleri" insanların yalnızlık, stres ve depresyonla mücadele etmesine yardımcı olmak için geliştirilmiş yenilikçi bir sosyal destek uygulaması olsa da sorunları ne kadar çözüyor/çözecek, zaman gösterecek. Fakat kronikleşmeye giden bir sorunlar setinde olduğumuz kesin. İnsan davranışlarında değişime daha çok yol açacak yapay zekâ ise boş durmuyor. Kısa vadede birçok değişimi beraberinde getirecektir. İnsanların hayatla ilişkileri can çekişirken yapay zekâ saltanatını devam ettireceğe benziyor!

Türkiye'de benzer uygulamalar devreye girer mi bilmiyorum? Bizler muhabbeti seven bir toplumuz. Zihin büfeleri şimdilik bizim için uzak bir ihtimal. Emekliler lokali ve semt konakları ile durumu kotarıyoruz. İlerisi için farklı projeler devreye girebilir. Fakat şu gerçek de bir yerde duruyor: Aşırı bireyselleşme, yalnızlık ve maddi beklentilerin yoğun yaşandığı bir dünyada sosyal ilişkileri azalıyor. Buna bir çözüm bulmak gerekir…