YKS sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte binlerce evde aynı anda birbirinden farklı duygular yaşanıyor. Kimi genç, uzun ve yorucu bir maratonun ardından emeklerinin karşılığını almanın sevincini yaşarken; kimi ise hayal kırıklığı, kaygı, öfke ya da belirsizlikle baş etmeye çalışıyor. Aslında bugün açıklanan ile yalnızca sınav sonuçları değil; umutlar, beklentiler ve gelecek planları da yeniden şekilleniyor.

Bu nedenle bugün hissedilen her duygu son derece doğal. Ancak tam da bu noktada hepimizin hatırlaması gereken önemli bir gerçek var: Bir sınav sonucu, bir insanın değerini belirlemez

Klinik psikolog olarak meslek hayatım boyunca farklı yaşam öykülerine tanıklık ettim. Yıllar sonra dönüp baktığımızda, yaşamı belirleyen şeyin tek bir sınav sonucu olmadığını görüyoruz. Çünkü insanın geleceğini şekillendiren yalnızca aldığı puan değil; karşılaştığı güçlüklerden sonra yeniden ayağa kalkabilme becerisi, umudunu koruyabilmesi ve yoluna devam edebilmesidir.

İstenilen sonucun alınamaması elbette üzücü olabilir. Hayal kırıklığı yaşamak, öfkelenmek ya da kendini sorgulamak bu sürecin doğal parçalarıdır. Ancak unutulmamalıdır ki bugün alınan puan, yalnızca belirli bir gün ve belirli koşullar altında gösterilen akademik performansı yansıtır. Bir insanın karakterini, vicdanını, merhametini, üretkenliğini, hayal kurma gücünü ya da gelecekte neler başarabileceğini ölçmez.

Bu süreçte ailelerin tutumu ise en az sınav sonucu kadar önemlidir. Çocuklar çoğu zaman çözümden önce anlaşılmaya ihtiyaç duyar. "Komşunun çocuğu kazandı.", "Bu kadar çalıştın da bu mu oldu?" ya da "Seneye daha çok çalışırsın." gibi çoğu zaman iyi niyetle söylenen cümleler bile yetersizlik ve değersizlik duygularını derinleştirebilir. Oysa bazen en iyileştirici cümle çok daha sadedir: "Üzgün olduğunu görüyorum. Yanındayım." Yargılanmadığını hisseden bir genç, yaşadığı hayal kırıklığını çok daha sağlıklı biçimde yönetebilir.

Şimdi önümüzde tercih süreci var. Bu dönem yalnızca puan ve sıralamaya göre karar verme zamanı değildir. Aynı zamanda ilgi alanlarını, güçlü yönleri, kişilik özelliklerini ve yaşam hedeflerini değerlendirme zamanıdır. Çünkü doğru tercih, sadece yüksek puanla değil; insanın kendini tanımasıyla yapılır.

Hayat tek bir sınavdan çok daha büyüktür. Bazen planladığımız yollar kapanır; ancak hiç hesap etmediğimiz başka yollar açılır. Bugün yaşanan hayal kırıklığı, yarının en önemli öğrenme deneyimine dönüşebilir.

YKS önemlidir; ancak bir kimlik kartı değildir. Hiçbir başarı insanı olduğundan daha değerli yapmadığı gibi, hiçbir sınav sonucu da onun değerini azaltmaz.

Sonuç ne olursa olsun, bugün hem gençlerin hem de ailelerin birbirine verebileceği en kıymetli mesaj şudur:

Bir sınav sonucu değişebilir; insanın değeri değişmez.

Haftaya ruh sağlığımızı ilgilendiren başka bir konuda yeniden buluşmak dileğiyle…

Klinik Psikolog

Asuman Köseoğlu