Yeşile savrulur rüzgârda yaprak,
Güneş öper gülüşünden gülü…
Bir özlem kanatır düş şafağını,
Irmak akar, sevdanın yüreğinden…
Özne olması gereken birey için, üretim çok daha derin bir anlam taşır: üretim, özgürlüğün ve bağımsızlığın ta kendisidir. Üretkenliktir, yaratıcılıktır, güvendir ve dayanışmadır. Lafın özü özne olması gereken birey, yaşam için yaşamanın gereklerini üretmek zorundadır.
Devlet için üretim → Egemenlik
- Üretim, dışa bağımlılığı azaltır, kendi kaynaklarını kullanma gücü verir.
- Üretim, milli iradenin somutlaşmasıdır; halkın kendi emeğiyle kendi geleceğini kurmasıdır.
- Üretim olmadan bağımsızlık yalnızca bir söylem olur; gerçek bir güvenceye dönüşemez.
- Üretim varlığın ve yaşamın güven sarmaşığıdır.
Birey için üretim → Özgürlük
- Üretim, bireyin kendi emeğiyle yaşamını kurmasıdır; başkasına muhtaç olmamanın yoludur.
- Üretim, kimliktir: yaratıcılık, üretkenlik ve bağımsızlık bireyin özünü belirler.
- Üretim, bireyin topluma katılımını sağlar; özgürlüğü yalnızca bireysel değil, kolektif bir gerçekliğe dönüştürür.
- Üretim yaratmak, değiştirmek ve dönüştürmek için motor güçtür.
“Üretim, devlet için egemenliktir; birey için özgürlüktür. Üretim olmadan bağımsızlık yalnızca bir hayaldir.”
Üretim yalnızca ekonomik bir faaliyet değil, aynı zamanda katılımın özüdür. Çünkü üretim, özneye söz hakkı kazandırır. Üreten birey, yalnızca tüketen değil; karar veren, yönetime katılan, iradesini ortaya koyan bir özneye dönüşür. Kamusal alan, üretimde etkileşimin ve dayanışmanın filizlendiği alandır. Bu eşitleyen paylaşımcı yaşamın çatısı kamusal alanlarda çatılır.
Devlet için üretim → Egemenlik ve Bağımsızlık
- Üretim, dışa bağımlılığı azaltır, kendi kaynaklarını kullanma gücü verir.
- Üretim, milli iradenin somutlaşmasıdır; halkın kendi emeğiyle kendi geleceğini kurmasıdır.
- Üretim olmadan bağımsızlık yalnızca bir söylem olur; gerçek bir güvenceye dönüşemez.
Birey için üretim → Özgürlük ve Katılım
- Üretim, bireyin kendi emeğiyle yaşamını kurmasıdır; başkasına muhtaç olmamanın yoludur.
- Üretim, bireye söz hakkı verir: üreten, karar süreçlerine katılır, toplumsal iradenin parçası olur. Doğrudan yönetime katılımın kapılarını aralar.
- Üretim, bireyin topluma katılımını sağlar; özgürlüğü yalnızca bireysel değil, kolektif bir gerçekliğe dönüştürür.
“Üretim, devlet için egemenliktir; birey için özgürlük ve söz hakkıdır. Üretim olmadan bağımsızlık ve katılım yalnızca bir hayaldir.”
Üretim ve Katılım Manifestosu
1. Egemenlik üretimle mümkündür. Devlet, kendi kaynaklarını üretimle işler; bağımsızlığını dışa bağımlılıktan kurtararak gerçek kılar.
2. Özgürlük üretimle mümkündür. Birey, emeğiyle yaşamını kurar; başkasına muhtaç olmadan kendi yolunu açar.
3. Katılım üretimle mümkündür. Üreten birey, yalnızca tüketen değil; söz hakkı olan, karar süreçlerine katılan, toplumsal iradenin öznesi olur.
4. Üretim, ortak iradenin zemini ve toplumsal sözleşmenin özüdür. Üretim olmadan bağımsızlık bir hayal, özgürlük bir yanılsama, katılım bir temenniden öteye gidemez.
Üretim egemenliktir, üretim özgürlüktür, üretim katılımdır; üretim olmadan söz, yalnızca yankıdır…
Üretim ve Katılım.
Üretimdir egemenliğin özü, Bağımsızlığın teminatı, Toprağın, emeğin, alın terinin sesi.
Üretimdir özgürlüğün nefesi, Bireyin kendi yolunu açışı, Muhtaç olmadan var oluşu.
Üretimdir katılımın zemini, Söz hakkının kaynağı, Toplumsal iradenin öznesi.
Üretim olmadan bağımsızlık hayal, Özgürlük yanılsama, Katılım temenniden öteye gidemez.
Üretim egemenliktir, üretim özgürlüktür, üretim katılımdır; üretim olmadan söz, yalnızca yankıdır…