Bu yıl ne hastalık icad etmeye, ne de dış gezilere çıkmaya gerek kalmadı; Ortadoğu Savaşı yetmezmiş gibi, bir de bayram kutlamaları için ellerinde bayraklar yerine ölüm kusan silahlar olan çocuk katiller nedeniyle yüreği yaslı ailelerin durumları bal sürdü birilerinin ekmeklerine... David'in oğlu başladı bile ileri geri konuşmaya ve dedi ki:
23 Nisan'a Kadar Ulusal Yas İlan Edilmeli. 23 Nisan ile İlgili Bütün Kutlamalar ve Resepsiyonlar İptal Edilmeli
Vay Davutoğlu; vay! 23 Nisan kutlamaları iptal edilmeli öyle mi?
Yeter ki bu ülkede Atatürk İlke ve Devrimleri unutulsun, ulusal bayramlar kutlanmasın, Türkün kimliği silinsin; karanlık özlemcileri bulurlar hemencecik bir gerekçe... Oysa bu yıl, yaşanan bu acı olaylar nedeniyle; 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız çok daha önemlidir, çok daha anlamlıdır, dolayısıyla çok daha coşkulu kutlanmalıdır. Çünkü Türklük kimlik bilinci ve değer yargıları silindikçe, bu ulusun yarınları çocukların, gençlerin geleceğe yönelik umutları yok edildikçe; çocukların, gençlerin karanlıklara sapmaları kaçınılmazdır. İşte geleceğimiz, yarınlarımız çocuklarımızın, gençlerimizin karanlıklara yenilmesinin önündeki en büyük engel, koruyucu kalkan; Atatürk İlke ve Devrimleri'dir. Atatürk'ün aydınlığında, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni sonsuza dek var etmek, yaşatmak için de ulusal bayramlarımız coşkuyla, kıvançla kutlanmalıdır.
Elbette ki okullarda yaşanan silahlı saldırılar için ülkece, tüm ulusça hepimizin yürekleri üzgün. Ama bu üzüntümüz; en önemli ulusal bayramımızı kutlamaya asla engel olmalıdır. Kutlamaları ertelemek, umutsuzluğa ve karanlığa yenilmek bizlere yakışmaz. En önemlisi de çocuklarımızı; Türk çocuklarıyla birlikte dünya çocuklarının da bayramı olan 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamalarından çocuklarımızı yoksun bırakmak kesinlikle düşünülemez. Ulusal bayramlarımızın anma ve önemini yok sayan ya da yok etmeye çabalayan tutum ve davranışlara kesinlikle izin verilmemelidir. Bu ulusal bayramlarımız coşkuyla kutlandıkça; çocuklarımızda ulusal kimlik bilinci ve yurt sevgisi gelişecektir. Bugünün "büyükleri" kadrosunu işgal eden bireyler; "yarının büyükleri olacak" bugünün çocuklarının geleceğine, gelişimine, kimlik bilincine, yurt sevgisine engel olabilecek söylemlerde bulunmamalıdırlar ve bulunmaya hakları da yoktur.
Oysa küçücük çocuk olduğumuz günlerde, küçücük yüreklerimizde 23 Nisan coşkusu, dilimizde yurt sevgisine ilişkin sözler... Ve sonra nasıl da değişti ulusal yapımızdaki değerler ama umuttan, umutsuzluğa doğru; ne yazık!
Aldığımız harçlık elli kuruş
Hamburger-cola değil ama
Otuz kuruşa gazoz, yirmi kuruşa simit
Düşlerimizde binbir umut
Biz zor günlerin çocuklarıydık…
Ansızın bir sihirli değnek dokundu
Yaşamın tüm renklerine
Verildi bir yerlerden buyruk
Düşlerimizden çok uzaklara savrulduk…
Oysa bizler tören çocuklarıydık
Yirmiüç Nisanlar’da, Ondokuz Mayıslar’da
Her birimiz kelebek, çiçek, böcek
Günü geldiğinde ülkesi için ölecek…
İşte geldi Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin 106. yaşı, işte 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı; ama ülkeyi bu ulusal bayramlardan korkan karanlık güçler sardı.
Bugün 23 Nisan; bayram günlerinde duyulan coşkulu çocuk sesleri giderek susturuldu, aydınlığa yol alması gereken yarınımız, geleceğimiz çocukların beyinlerine yanlış değerler, düşünceler dolduruldu.
Bugün 23 Nisan; çocuklar geleceğimizin güvencesi olmaktan çok uzak, kuruldu onlara bin türlü tuzak… Kaygılıyız çocuklarımızın geleceğinden...
Bugün 23 Nisan; bu ulusun efendisi köylü, artık köle… Toprağını yitirdi; yabanın GDO’lu tohumları Türk tarımını bitirdi.
Bugün 23 Nisan; ülkede tarımsal topraklar azaldı, meyve-sebze sizlere ömür, GDO’lu besinler bedenlerdeki yeni hamur… Ülke kansere teslim edildi.
Bugün 23 Nisan; hey Öğretmen, neden dünlerdeki gibi güçlü çıkmıyor sesin?
Hani yükselen yeni nesil olacaktı senin eserin? Yoksa sen; emanete ihanet mi ettin ?
Bugünün küçüğü, yarının büyüğü çocuk; bugün senin bayramın. Sen geleceğe hazırlanmak amacıyla, yıllardır bir günlüğüne de olsa oturduğun Cumhurbaşkanlığı koltuğuna "Seni; bayramını kutlamaktan yoksun bırakmak isteyenler türedikçe" acaba bu yıl da oturabilecek misin?
Sen yine de umudunu yitirme ! Sultan Süleyman'a kalmayan bu dünya; aydınlık Türkiye Cumhuriyeti Devleti karşıtlarına da kalmaz. Bu ülkeyi, geleceğini, umutlarını senden hiç bir güç alamaz. Sakın korkma! Bil ki iç ve dış düşmanlarına karşın, bu ülkede sonsuza dek söylenecek İstiklal Marşın! Yol alacaksın nice aydınlık yarınlara; Atatürk'ün yolunda, ilkelerinin ve devrimlerinin aydınlığında, ulusal bayramlarının coşkulu kutlamalarıyla...