Çölden geliyor. Sessiz, yorgun ama çok tanıdık bir silüet... Kim mi bu gelen? Günah Keçisi'nin ta kendisi...
Omzunda borçlar, sırtında enflasyon, burnunun ucunda asgari ücretlinin öfkesi var. Kendisine yüklenen suçlar arasında “dış güçlerle işbirliği”, “toplumsal huzuru bozmak”, “kamuoyunu galeyana getirmek” ve en önemlisi de “gerçekleri dile getirmek” bulunuyor.
Kim yapıyor bunca yaramazlığı? Yeni nesil günah keçimiz.
Milattan önce 1400’lü yıllarda Yahudi başrahibi, halkın günahlarını bir keçinin sırtına yükleyip çöle salar, böylece toplumsal bir arınma sağlandığına inanılırmış. Günümüz toplumlarındaysa; her gün bir günah keçisi seçiliyor, üzerine halkın öfkesi, siyasetin beceriksizliği ve kurumların çürümüşlüğü yükleniyor. Ama çöle değil de genellikle medyaya salınıyor bu günah keçisi...
Bugün çöl yerine kamusal alana ya da medyaya salınan keçiler kimler mi?
Gazeteciler... Kadınlar... Göçmenler... Gençler... Emekliler... Unutmayalım; bir de dış güçler...
Bir ülkede ekonomi kötüye gidiyorsa, seçime doğru sokaklar huzursuzsa ya da seçim sandıkları baş döndürücü manevralarla yer değiştiriyorsa, hiç paniğe gerek yoktur. Mutlaka bir “günah keçisi” bulunur.
Bazen fahiş fiyat artışı yapan bir market zinciri, bazen “karaborsacı” diye yaftalanan küçük bir esnaf...
Bazen de “mandacı” akademisyenlerdir hedefe konan; bazen de “algı operatörlüğü” yapan gazeteciler...
Ne ara canınız sıkılsa, sosyal medyada birkaç “hain”, “ajans”, “terör sevici” etiketli hesap bulunur. Atıfta bulunmak, hedef göstermek bedava, parasız, ücretsiz...
İşin ironik yanı, sistemin günah keçileri gün gelir “kutsal keçilere” dönüşür. Halk, kimin hedefte olduğuna bakarak kimin doğruyu söylediğini anlar duruma gelir. Ama halk anlayana, olan bitene ayana kadar;
-
Kamu görevlilerinin hataları mı gündeme geldi?
Hop! Keçi hazır: Sosyal medya provokasyonları yüzünden... -
Kadın cinayetleri mi artıyor?
Keçi önde: Aile yapısını tehdit eden “marjinal gruplar” yüzünden... -
Ekonomi mi dibe vurdu?
Keçiye bağlayın: Dış güçler, faiz lobisi, jeopolitik komplolar...
Gerçek suçlu hep gözden ıraktır. Çünkü sahneye çıkarılan keçi, projektörleri üzerine çekmiştir.
Günah keçisi üretimi modern çağda endüstrileşti. Medya, bu keçilerin çobanı oldu. Sosyal medya algoritmaları ise “keçileri en çok kim linçledi” istatistiğini anında veriyor. Şimdilerde yapay zekâ bile devreye girdi şöyle ki keçiyi seç, suçunu üret, yargıyı organize et. Hepsi tek tıkla...
Böylece gerçek suçlular temize çıkar, ne yazık ki gerçek kurbanlar susar.
Ama bir gün...
O keçi dönüp konuşursa...
İşte o zaman kıyamet senaryoları, bu kez senaryoyu yazanlar için yazılır.
2025 yılının son günlerinde yaşananları anımsadıkça; 2026'da acaba daha kimler günah keçisi olarak kamusal alana sürülecek, daha kimlerin defterleri dürülecek, kimler günah keçisi olarak çöllere salınacak? Sağ oldukça hep birlikte göreceğiz.
Ne olursa olsun; arınma, aklanma, paklanma iyidir, hayırlara vesile olsun diyelim.
Gelen yeni yılı umutla ve mutlulukla karşılayalım.