Didim Ki­be­le Kadın Da­ya­nış­ma ve Yar­dım­laş­ma Der­ne­ği 8 Mart Dünya Emek­çi Ka­dın­lar Günü kap­sa­mın­da kız kar­deş­lik da­ya­nış­ma­sıy­la, kadın ka­dı­nın kurdu değil; yur­du­dur şiarı ile yap­tık­la­rı davet ile Didim İş Ban­ka­sı önün­de bu­lu­şa­rak Didim Kent Mey­da­nı­na der­nek üye­le­ri ile kadın yü­rü­yü­şü ve ortak basın açık­la­ma­sı dü­zen­le­di­ler.

"Sen,ben,biz bir­bi­ri­mi­zin ça­re­si­yiz." di­ye­rek ol­duk­ça ka­la­ba­lık bir kitle ile yü­rü­yen Ki­be­le Ka­dın­la­rı her gün yük­se­len kadın düş­man­lı­ğı­na karşı, Me­de­ni Ka­nun­da­ki ka­za­nım­la­rı­mı­zın yok edil­me gi­ri­şim­le­ri­ne karşı,ka­dın­la­rın na­fa­ka hak­la­rı­nın yok edil­me­si­ne karşı,çocuk is­tis­ma­rı­na karşı,şid­de­te-ta­ci­ze ve is­tis­ma­ra dur demek ve 6284 Sa­yı­lı Ya­sa­nın etkin uy­gu­lan­ma­sı için,be­de­ni­miz ve kim­li­ği­miz bi­zim­dir,kat­le­di­len her bir kadın is­ya­nı­mız­dır di­ye­rek slo­gan­lar ata­rak yü­rü­dü­ler.

D094Ea35 Bf03 4D86 B832 4A7E79Aa979E

Ya­pı­lan renk­li yü­rü­yü­şün ar­dın­dan Didim Kent mey­da­nın­da ger­çek­leş­ti­ri­len ortak basın açık­la­ma­sı­nı Didim Ki­be­le Kadın Da­ya­nış­ma ve Yar­dım­laş­ma Der­ne­ği Baş­ka­nı Nur­han Ka­ra­bı­yı­koğ­lu okudu. Ya­pı­lan basın açık­la­ma­sın­da aşa­ğı­da­ki ifa­de­le­re yer ve­ril­di.

8 Mart 1857 ta­ri­hin­de ABD’nin New York ken­tin­de 40.000 do­ku­ma iş­çi­si daha iyi ça­lış­ma ko­şul­la­rı, ça­lış­ma sa­at­le­ri­nin kı­sal­tıl­ma­sı, eşit işe eşit ücret ta­lep­le­riy­le greve git­miş­ler­dir. Ancak po­li­sin iş­çi­le­re sal­dı­rı­sı so­nu­cun­da 129 kadın işçi ya­kı­la­rak kat­le­dil­miş­tir.

Bu olay­dan 53 yıl sonra Da­ni­mar­ka’nın Ko­pen­hag ken­tin­de top­la­nan II. En­ter­nas­yo­nal’e bağlı Alman Sos­yal De­mok­rat Parti ön­der­li­ğin­de Clara Zet­kin ta­ra­fın­dan 8 Mart'ın Dünya Ka­dın­lar günü ol­ma­sı­nı öne­ril­miş ve kabul edil­miş­tir. Daha sonra 1975 yı­lın­da Bir­leş­miş Mil­let­ler ta­ra­fın­dan “8 Mart Dünya Ka­dın­lar Günü” ola­rak kabul edil­miş­tir. Biz­ler; başta ABD’de ya­kı­la­rak kat­le­di­len işçi ka­dın­lar olmak üzere; ta­ri­hin baş­lan­gı­cın­dan bu­gü­ne kadar kat­le­di­len tüm ka­dın­la­rı­mı­zı saygı ile anı­yo­ruz. Ve yine başta CLara Zet­kin olmak üzere, ka­dı­nın öz­gür­leş­me­si mü­ca­de­le­sin­de yer alan tüm ka­dın­la­rı saygı ile se­lam­lı­yo­ruz.

Bir oyun, yüz­ler­ce alkış ve tek bir umut: Doruk
Bir oyun, yüz­ler­ce alkış ve tek bir umut: Doruk
İçeriği Görüntüle

48941Afb 5252 472F B40E 1Db806Afecf3

Dün­ya­nın bir çok ye­rin­de sa­vaş­lar devam eder­ken bir 8 Mart Dünya Ka­dın­lar Günü’ne daha gel­dik. Bugün Bosna’nın, Ru­an­da’nın ha­fı­za­sın­da, Uk­ray­na’da Gazze’de, Ro­ja­va’da, İran’da ve dün­ya­nın başka pek çok ye­rin­de, sa­vaş­la­rın or­ta­sın­da ka­dın­la­rın ya­şa­dı­ğı bir ger­çe­ği tek­rar ha­tır­lat­ma­nın za­ma­nı: Savaş yal­nız­ca cep­he­de değil, be­den­ler­de de yü­rü­tü­lü­yor. Kadın, sa­vaş­ta alı­nan pay­la­rın, onur ka­zanç­la­rı­nın en de­ğer­li­si­dir.” diyen Ho­me­ros’tan ,”Düş­ma­nın ka­rı­sı­nı ku­cak­la­mak­tan daha büyük bir zevk ola­maz!” diyen Cen­giz Han’dan, beri sa­vaş­lar­da te­ca­vüz sis­te­ma­tik bir st­ra­te­ji ola­rak kul­la­nıl­mış, ancak bu şid­det uzun süre gö­rün­mez kal­mış ve kal­ma­ya devam et­mek­te­dir. Te­ca­vüz ve cin­sel şid­det çoğu zaman utanç, korku, top­lum­sal dam­ga­la­ma ve hu­ku­ki ye­ter­siz­lik­ler ne­de­niy­le ko­nu­şu­la­ma­ma­sı­na ve ka­dın­la­rın se­si­nin du­yul­ma­ma­sı­na neden ol­muş­tur.
Biz ka­dın­lar se­si­ni­zi du­yur­mak için ayağa kalk­tı­ğı­mız­da, yal­nız­ca ka­dın­la­rın değil, sa­va­şın yı­kı­mı­na karşı di­re­nen bütün in­san­la­rın se­si­ni du­yur­muş olu­ruz, ve bu ayağa kal­kış, daha eşit­lik­çi, özgür ve ba­rış­çıl bir dün­ya­nın müm­kün ol­du­ğu­nu ha­tır­la­tır.

Dün­ya­da soy­kı­rım­lar, sa­vaş­lar, kit­le­sel yı­kım­lar sü­rer­ken, her gün en az 5 kadın er­kek­ler ta­ra­fın­dan kat­le­di­li­yor, bir o kadar da kadın şüp­he­li bir şe­kil­de ha­ya­tı­nı kay­be­di­yor. Daha 2 Mart­ta ha­tır­lı­ya­lım coçuk yaşta ev­len­di­ri­len, kı­zıy­la yıl­lar­dır şid­de­te ve cin­sel is­tis­ma­ra karşı mü­ca­de­le eden ve “Ba­şı­ma bir şey ge­lir­se in­ti­har de­me­yin” diyen Fatma Nur ve kizi Hifa İkra, kat­le­dil­di. Bu iki beden gör­mez­den ge­li­nen bir ada­let ara­yı­şı­nın so­nu­cu­dur. Dev­let ko­ru­ma­dı, et­ki­li so­ruş­tur­ma yü­rü­tül­me­di, fail tu­tuk­suz yar­gı­lan­dı, ce­za­sız­lık sürdü.

Bu ölüm kader değil Ku­rum­sal ih­mal­dir. Cins­kı­rı­mı­nı ön­le­me­nin ilk ko­şu­lu, te­me­lin­de yatan cin­si­yet­çi­lik­le mü­ca­de­le etme ka­ra­lı­lı­ğı­na sahip bir si­ya­sal ira­de­nin var­lı­ğı­dır.

55A00Fc1 726A 4257 Bc36 0607B09Cf429

Ka­dı­na yö­ne­lik şid­de­tin ön­len­me­si bir dev­let po­li­ti­ka­sı ol­ma­lı­dır, Bir­leş­miş Mi­let­ler Bil­dir­ge­le­ri bunu zo­run­lu kıl­mak­ta­dır.
6284 Sa­yı­lı Yasa etkin bir şe­kil­de uy­gu­lan­ma­lı­dır.

6284 ve diğer ya­sa­lar kap­sa­mın­da­ki gö­rev­le­ri­ni ihmal eden veya kö­tü­ye kul­la­nan kamu gö­rev­li­le­ri­ne so­ruş­tur­ma ve dava açıl­ma­lı
Kadın ka­til­le­ri­ne, te­ca­vüz­cü­le­re cay­dı­rı­cı ce­za­lar ve­ril­me­li­dir.

Şid­det gören ka­dın­la­ra eko­no­mik des­tek sağ­lan­ma­lı ve ba­rın­ma ih­ti­yaç­la­rı gi­de­ril­me­li­dir.
Aile hu­ku­kun­da ara­bu­lu­cu­luk ve uz­laş­tır­ma eşit­lik sağ­la­na­na kadar ya­sak­lan­ma­lı. Me­de­ni ya­sa­nın ka­dın­la­ra ta­nı­dı­ğı na­fa­ka hakkı, so­ya­dı hakkı ve eko­no­mik gü­ven­ce­le­ri tar­tış­ma ko­nu­su edil­me­me­li. Kadın aile kav­ra­mı­na sı­kış­tı­rıl­mak­tan kur­ta­rıl­ma­lı, Aile ve Sos­yal Po­li­ti­ka­lar Ba­kan­lı­ğı ye­ri­ne Kadın Ba­kan­lı­ğı ku­rul­ma­lı­dır.Biz ka­dın­la­rın en temel hakkı olan yaşam hak­kı­mı­zın eli­miz­den alın­ma­sı kar­şı­sın­da söy­le­yecek sö­zü­müz bit­me­di, bit­me­yecek!
Taciz ve te­ca­vü­zü­nü­ze; fi­zik­sel, psi­ko­lo­jik, cin­sel, eko­no­mik her türlü şid­de­ti­ni­ze de di­re­ne­ce­ğiz. Ço­cuk­la­rı­mı­zı, ka­dın­la­rı­mı­zı, kadın düş­ma­nı po­li­ti­ka­la­rı­nı­za kur­ban et­me­ye­ce­ğiz.Zulüm varsa, eşit­siz­lik varsa isyan da var­dır, da­ya­nış­ma da var­dır, di­re­niş de var­dır. Ha­yat­la­rı­mız, hak­la­rı­mız ve ha­yal­le­ri­miz için ver­di­ğiğ­miz mü­ca­de­le­den vaz­geç­mi­yo­ruz.Ya­şa­sın 8 Mart. - HABER : ERGUN KORKMAZ