Özet

Denizcilik ve Kabotaj Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti'nin denizlerde tam egemenlik hakkını elde edişinin sembolü olarak her yıl 1 Temmuz'da kutlanmaktadır. 1 Temmuz 1926 tarihinde yürürlüğe giren Kabotaj Kanunu ile Türk karasularında yolcu ve yük taşıma, liman hizmetleri, balıkçılık, römorkaj, kılavuzluk ve benzeri denizcilik faaliyetleri yalnızca Türk bayraklı gemilere ve Türk vatandaşlarına bırakılmıştır. Bu gelişme, kapitülasyonların denizlerdeki son izlerinin de silinmesi anlamına gelmiş; Türkiye'nin ekonomik bağımsızlığını pekiştiren önemli adımlardan biri olmuştur.

Giriş

Denizler, tarih boyunca Türk milletinin sadece ulaşım yolları değil; aynı zamanda ticaretin, güvenliğin, bağımsızlığın ve devlet hâkimiyetinin temel unsurlarından biri olmuştur. Orta Asya'dan Anadolu'ya uzanan Türk tarihinin özellikle Anadolu Selçuklu Devleti ve Osmanlı Devleti dönemlerinde denizcilik büyük gelişme göstermiş; Akdeniz, Ege ve Karadeniz'de güçlü Türk donanmaları kurulmuştur.
Ancak Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinde yabancı devletlere tanınan kapitülasyonlar nedeniyle Türk deniz ticareti büyük ölçüde yabancı şirketlerin kontrolüne geçmiş, liman hizmetleri ve kıyı taşımacılığı millî egemenlik anlayışını zedeleyen bir yapıya dönüşmüştür.

Kabotaj Kavramı

"Kabotaj" kelimesi Fransızca cabotage sözcüğünden gelmektedir. Bir devletin kendi limanları arasında yolcu ve yük taşıma ile kıyı ticaretini yalnızca kendi bayrağını taşıyan gemilere bırakmasını ifade eder.
Uluslararası hukuk bakımından kabotaj hakkı, devletlerin egemenlik haklarının ayrılmaz bir parçasıdır. Bu hak sayesinde ülkeler hem ekonomik güvenliklerini hem de stratejik deniz ulaşımını koruma altına almaktadır.

Cumhuriyet Döneminde Deniz Egemenliği

Mustafa Kemal Atatürk, ekonomik bağımsızlığın siyasî bağımsızlığın tamamlayıcısı olduğuna inanıyordu. Bu anlayış doğrultusunda, Lozan Antlaşması ile kapitülasyonların kaldırılmasının ardından denizlerde millî egemenliği tesis edecek hukuki düzenlemeler hazırlanmıştır.
19 Nisan 1926 tarihinde kabul edilen 815 sayılı Kabotaj Kanunu, 1 Temmuz 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Böylece Türk limanları arasındaki tüm deniz taşımacılığı ve kıyı hizmetleri yalnızca Türk vatandaşlarına ve Türk bayraklı gemilere bırakılmıştır.
Bu kanun sayesinde:
* Türk deniz ticareti millîleştirilmiştir.
* Liman hizmetlerinde yabancı tekeller sona ermiştir.
* Türk denizcilik sektörü gelişme imkânı bulmuştur.
* Denizlerde ekonomik bağımsızlık sağlanmıştır.
* Millî egemenlik ilkesi denizlere de tam anlamıyla yansıtılmıştır.

Türk Denizcilik Tarihi İçindeki Yeri

Türklerin denizcilik kültürü yalnızca Cumhuriyet dönemiyle sınırlı değildir.
Anadolu Selçuklu Devleti döneminde kurulan ilk Türk tersaneleri, Çaka Bey'in kurduğu ilk Türk donanması ve Osmanlı Devleti'nin Akdeniz'deki büyük deniz gücü Türk denizcilik tarihinin temel taşlarıdır.
tarafından kurulan ilk Türk donanması, Ege Denizi'nde Türk denizciliğinin başlangıcı kabul edilmektedir.
Osmanlı döneminde ise , , ve gibi büyük denizciler sayesinde Türk deniz hâkimiyeti Akdeniz'in büyük bölümüne yayılmıştır.
Cumhuriyet'in Kabotaj Kanunu ise bu tarihî mirasın modern hukuk devleti anlayışıyla yeniden güçlendirilmesini sağlamıştır.

Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nın Önemi

Her yıl 1 Temmuz'da kutlanan Denizcilik ve Kabotaj Bayramı;
* Denizlerde Türk egemenliğinin,
* Ekonomik bağımsızlığın,
* Millî egemenlik anlayışının,
* Deniz ticaretinin geliştirilmesinin,
* Mavi Vatan bilincinin,
* Denizcilik kültürünün gelecek nesillere aktarılmasının sembolüdür.
Bugün Türkiye, üç tarafı denizlerle çevrili jeopolitik konumu sayesinde deniz ticaretinde, enerji güvenliğinde, balıkçılıkta, limancılıkta ve deniz ulaştırmasında önemli bir potansiyele sahiptir. Kabotaj hakkı bu stratejik gücün hukukî temelini oluşturmaktadır.

Sonuç

1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı yalnızca bir bayram değil; Türk milletinin denizlerde tam bağımsızlığını ilan ettiği tarihî bir dönüm noktasıdır. 815 sayılı Kabotaj Kanunu ile denizlerde yabancı imtiyazları sona ermiş, Cumhuriyet'in ekonomik bağımsızlık anlayışı denizlere de taşınmıştır.
Geçmişte Çaka Bey'den Barbaros Hayreddin Paşa'ya uzanan denizcilik mirası, Cumhuriyet döneminde Kabotaj Kanunu ile hukukî güvence altına alınmış; Türk bayrağı, Türk limanlarında ve Türk karasularında bağımsızlığın sembolü hâline gelmiştir.
Denizlere hâkim olan milletlerin geleceğe daha güvenle yürüdüğü gerçeğinden hareketle, Denizcilik ve Kabotaj Bayramı; Türk milletinin bağımsızlık iradesini, denizcilik kültürünü ve denizlerdeki egemenlik haklarını yaşatan anlamlı bir millî bayram olarak önemini korumaktadır.
1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı vesilesiyle de şu sözü paylaşmak isterim:

"Denizlerine hâkim olmayan milletler, istikballerine tam anlamıyla hâkim olamazlar. Kabotaj Kanunu, Türk milletinin denizlerdeki bağımsızlık iradesinin hukukî nişanesidir."

Denizlerdeki egemenlik hakkımızı bizlere kazandıran başta Mustafa Kemal Atatürk ve Cumhuriyetimizin kurucu kadrolarını, Türk denizciliğine emek vermiş bütün denizcilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyor; Büyük Türk Milletimizin 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı'nı en içten dileklerimle kutluyorum

Kaynakça
1. , 815 Sayılı Türkiye Sahillerinde Nakliyat-ı Bahriye (Kabotaj) ve Limanlarla Kara Suları Dâhilinde İcrayı San'at ve Ticaret Hakkında Kanun, 19 Nisan 1926.
2. , Denizcilik tarihi ve Kabotaj Bayramı yayınları.
3. , Türk Denizcilik Tarihi üzerine yayımlar.
4. , Cumhuriyet Dönemi ekonomik bağımsızlık politikaları.

Mavi Didim’in değerli okuyucuları, tarih sadece geçmişin aynası değil, geleceğin pusulasıdır. Bizler de bu pusulayı iyi okumalı, tarihimize, ecdadımıza ve onların bize bıraktığı onurlu mirasa sahip çıkmalıyız.
Bir sonraki yazımızda buluşmak dileğiyle...
Ne mutlu Türk’üm diyene! Sonsuz Sevgi ve Saygılarımla