Platform adına yapılan açıklamada, uygulamaların anayasal seyahat özgürlüğüne aykırı olduğu savunularak, yasak yerine düzenleme talep edildi. Karavancıların doğayı koruyan, sürdürülebilir turizmi destekleyen bireyler olduğu vurgulanırken; belediyelerden atık su, temiz su ve elektrik altyapısına sahip yasal karavan park alanları oluşturulması istendi. Açıklamada, topyekûn yasaklamaların turizme ve yerel esnafa zarar verdiği belirtilerek ortak çözüm çağrısı yapıldı.

KARAVAN HAKLARI PLATFORMU DİDİM BASIN AÇIKLAMASI
Değerli Basın Mensupları, Kıymetli Doğa Severler, Karavancılar ve Kamp Dostları;
Bugün burada yalnızca araçlarımızı ve çadırlarımızı değil; anayasal güvence altına alınmış seyahat özgürlüğümüzü, doğayla bütünleşme kültürümüzü ve yaşam hakkımızı savunmak üzere on binlerce doğa dostunun sesi olarak toplandık.
Bizler; ülkesini seven, doğaya saygılı, çevre bilincine sahip, bulunduğu bölgeye sosyal ve ekonomik değer katan kamp ve karavan kullanıcılarıyız. Ancak turizm sezonunun açılmasına sayılı günler kala, ülkemizin birçok sahilinde, ormanlık alanında ve doğal yaşam bölgelerinde kapsamlı, keyfi ve hukuka aykırı yasaklama kararlarıyla karşı karşıya bırakılıyoruz.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yayımlarında karavan turizminin desteklenmesi, akaryakıt istasyonlarında atık su boşaltım ve temiz su dolum alanlarının oluşturulması gerektiği vurgulanırken; geldiğimiz noktada destek yerine toptancı bir zihniyetle uygulanan yasaklar karşımıza çıkmaktadır.

Bu Yasaklar Turizme ve Yerel Ekonomiye Darbedir
Özellikle Avrupa'da milyarlarca euroluk bir ekosistem yaratan karavan turizmi, ne yazık ki ülkemizde cezalandırılmak istenmektedir. Başta Tekirdağ ve Ege kıyıları olmak üzere yurt genelinde yaygınlaştırılmaya çalışılan bu yasaklar, sadece bizleri değil; yerli ve yabancı turistleri, turizmcileri ve bölge esnafını da ciddi anlamda mağdur etmektedir. Alternatif göstermeden, çözüm üretmeden, karavancıyı kamuoyu nezdinde "işgalci" ve "çevreyi kirleten" kişiler gibi yansıtan algı operasyonlarını kesinlikle reddediyoruz.
Bizler doğayı kirleten değil; atık yönetimine dikkat eden, temiz kamp kültürüyle doğayı koruyan ve sürdürülebilir turizmi savunan insanlarız.
Devletimizden ve Yerel Yönetimlerden Taleplerimiz:
Hukuka Aykırı Yasakların İptali: Anayasa'nın seyahat özgürlüğü maddelerine, Kıyı Kanunu'na ve Karayolları mevzuatına aykırı olan keyfi park ve konaklama yasakları derhal kaldırılmalıdır.
Yasal ve Kontrollü Alanlar: Belediyeler ve kamu kurumları bizleri dışlayan değil, düzenleyen çözümler üretmelidir. Planlı, makul ücretli veya ücretsiz; atık su, temiz su ve elektrik altyapısı sunan karavan park alanları acilen oluşturulmalıdır.
Adil Denetim ve Uygulama: Doğaya zarar veren, çevreyi kirleten kişilerle; kurallara uyan, doğayı koruyan vatandaşlar aynı kefeye konmamalıdır. Toptan yasaklama yerine, düzenli denetimler yapılarak yalnızca kurallara uymayanlara yaptırım uygulanmalıdır.
Kültürel Kabul: Kamp ve karavancılık bir suç veya geçici bir heves değil, çağdaş bir yaşam biçimi olarak kabul edilmelidir.
Bizler buraya devletimizle veya yerel yönetimlerle kavga etmeye değil, ortak akıl çerçevesinde uygulanabilir çözümler sunmaya geldik. Yasak değil, düzenleme istiyoruz. Dışlanmak değil, anlaşılmak istiyoruz.
Unutulmamalıdır ki; karavan yaşamı engellenemez, özgür seyahat suç değildir ve doğa hepimizindir!
Katılım sağlayan değerli sivil toplum kuruluşlarına, dernek başkanlarımıza, esnafımıza ve sesimizi Türkiye'ye duyuran siz kıymetli basın mensuplarına teşekkür ederiz.
Saygılarımızla,
KARAVAN HAKLARI PLATFORMU
HABER : MAVİ DİDİM GAZETESİ





