Dokunulmazlık, bireylerin ve özellikle milletvekillerinin özgürce görev yapabilmesini güvence altına alan anayasal bir koruma mekanizmasıdır. Hem kişisel dokunulmazlık (beden ve ruh bütünlüğü) hem de yasama dokunulmazlığı (milletvekillerinin görev sırasında yargısal baskılardan korunması) farklı alanlarda güvence sağlar. Dokunulmazlığın Türleri ve Güvenceleri
1. Yasama Dokunulmazlığı (Milletvekilleri için)
Tanım: Milletvekillerinin görev süresi boyunca işledikleri iddia edilen suçlar nedeniyle Meclis izni olmadan tutulamayacağı, sorgulanamayacağı, tutuklanamayacağı ve yargılanamayacağı anayasal güvencedir (AY m.83).
Amaç: Yasama organı üyelerinin görevlerini baskı altında kalmadan, bağımsız şekilde yerine getirmelerini sağlamak.
Kapsam:
TBMM’de yapılan konuşmalar, verilen oylar ve dile getirilen görüşler için mutlak sorumsuzluk vardır.
Milletvekili hakkında seçimden önce veya sonra işlenen suçlar için soruşturma, üyelik süresince ertelenir.
İstisnalar:
Ağır cezalık suçüstü halleri (örneğin cinayet gibi ağır suçlar).
Devletin bütünlüğüne yönelik suçlar (AY m.14).
Kaldırma: TBMM çoğunluk kararıyla dokunulmazlığı kaldırabilir.
2. Kişisel Dokunulmazlık (Herkes için)
Tanım: Her bireyin beden ve ruh bütünlüğüne izinsiz müdahale edilmemesi ilkesidir. Anayasa m.17’de güvence altına alınmıştır.
Kapsam:
Yaşam hakkı, beden bütünlüğü, ruhsal bütünlük.
İşkence ve kötü muamele yasağı.
Rıza olmadan tıbbi müdahale, deney veya zorla muayene yapılamaz.
İstisnalar:
Tıbbi zorunluluklar veya kanunda açıkça belirtilen haller.
Ölçülülük ve demokratik toplum gerekleri çerçevesinde sınırlamalar.
Yasama dokunulmazlığı, Milletvekillerinin görev süresince yargısal işlemlerden korunmasını sağlar. Bunun istisnası ağır suçüstü halleri ve devletin bütünlüğüne yönelik suçlar.
Kişisel dokunulmazlığın en önemli kriteri ruh ve beden bütünlüğüne müdahale yasağıdır. Kişisel dokunulmazlık, tüm bireyler için gereklidir. Tıbbi zorunluluklar yasal sınırlamalara tabidir.
Değerlendirme
Milletvekili dokunulmazlığı, demokrasinin işleyişi için bir kurumsal güvencedir; yasama bağımsızlığını korur.
Kişisel dokunulmazlık ise insan onurunun ve temel hakların korunması için evrensel bir güvencedir.
Her iki dokunulmazlık da özgürlük ile sorumluluk arasındaki dengeyi kurmaya çalışır: biri siyasal baskılara karşı, diğeri bireysel hak ihlallerine karşı koruma sağlar.
Dokunulmazlık hem bireyin varlığını hem de milletvekillerinin bağımsızlığını güvenceye alır. Biri insan onurunu, diğeri demokratik işleyişi korur.
Bence yasama dokunulmazlığı son belirlemede milli iradenin ve kamu yararıyla birlikte temel hakların güvencesidir. Yasama dokunulmazlığı, dar anlamda yalnızca milletvekillerinin kişisel güvenliğiyle ilgili değildir. Onun asıl işlevi, milli iradenin korunmasıdır. Çünkü vekil, kendi adına değil, halk adına söz söyler. Eğer vekil baskı altına alınırsa, aslında milletin iradesi baskı altına alınmış olur.
Bu yüzden dokunulmazlık:
Milli iradenin güvencesidir → Halkın özgürce temsil edilmesini sağlar.
Kamu yararının güvencesidir → Yasama faaliyetlerinin kesintisiz ve bağımsız yürütülmesini temin eder.
Temel hakların güvencesidir → Hem vekilin ifade özgürlüğünü hem de halkın temsil edilme hakkını korur.
Bir başka deyişle:
Dokunulmazlık, vekilin değil; milletin iradesinin zırhıdır.
Kamu yararı, dokunulmazlığın varlık sebebidir.
Temel haklar, dokunulmazlığın sınırlarını belirler.
Böylece dokunulmazlık, kişisel ayrıcalık değil; kolektif bir güvence olarak anlam kazanır. “Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir” dendiği zaman; kimsesizlerin, yani büyük yığınların güvencesi anlaşılmalıdır. Cumhuriyet, demokrasi ve laiklik, kimsesizlerin dokunulmazlığının güvencesidir.
"Dokunulmazlık, vekilin değil; milletin iradesinin güvencesidir. Kamu yararıyla birleştiğinde, temel hakların zırhı olur. İrade özgürse, temsil bağımsızdır; temsil bağımsızsa, millet özgürdür."
Bir dörtlükle yazıyı noktalayalım.
Umut tutunur çaresizliğine yaşamın
Ve yürek her atımında kana belenir
Ayrılık bir okun ucunda zamansız gelir
Ama o ok giderken yürek delinir