Tohumda umut sabırla beklerken;

Çözülür sancılı şafaklara acılarla.

Yürür gözü kara sevdalı sarmaşıklar,

Yürür yaşamaya çatlayan tohumlarla.

Doğanın doğal ve en eski ilişki biçimi usta-çırak ilişkisidir. İhtiyaç veya özenti ile ve görsellikle başlar. Temelinde doğuştan getirilenler ve onun üzerine yapılandırılanlar var. Bu, farkındalık, algı, istem ve özlemle gelişen bir olgu. Bu olguda ekolojik koşullar kadar, bireyin istemli yoğunlaşması var denebilir. Koşullar geçmiş üzerine oturan şimdinin, yoğunlaşma geleceğin yapılandırılmasına ilişkindir. Bu varlıklar ve insanlık yararına oluşacak olan istendik şeylerin olabilmesi için; adil paylaşım, demokratiklik, fırsat eşitliği ve laikliğin benimsenmesi gerekir. Yaratıcı sanatçı için an geleceğin dayanağıdır. Sanatçı geleceği şimdilere taşırken, şimdilerde geleceği yaşayandır.

Közlü su söner yürek yangınlarına,

Yatağından çözülür ki, deli çaylar…

Çeker kınından kurtuluşun sevdasını;

Cümle akarlar umutla ayağa kalkar!

Usta işinin ehli ise, yapacağını yapmadan görür. Aynı üründen farklı değerler üretirken, zekâsı ile yeteneğini birleştirerek yapacağı şeye katar. Sanatçı aynı süreçlere, duygusunu ve sevincini katar. Yaratılanın duygu boyutu, ortaya çıkan görseli eşsizliğe ve erişilemez lige taşır. Bu noktada önemli bir ayrıntıya vurgu yapmak gerekir; usta üretir, sanatçı yaratır…Bu nedenle yaratanların yaratıcılığı; yaratılmışların kulluğu tartışılmaz!

Yeşile savrulur rüzgârda yaprak,

Güneş öper gülüşünden gülü…

Bir özlem kanatır düş şafağını,

Irmak akar, sevdanın yüreğinden…

Olabilecekleri görmek ve algılamak ve ona bağlı olarak, olabilecek olanları kavramak; ne olması gerektiği çıkarsamasıyla, oluşa istendik katkılar yapma olanağı tanır. Bu istenir geleceği kurmaktır. Bu olgu, geleceği şimdilere taşıma özverisi ve becerisidir. Gelecek şimdileri aşmaya başladığında, yeni bir değerin ortaya çıkması kaçınılmazdır. Zamanı gelen düşünce veya eylemin doğurması engellenemez!

Umut geleceğe bakan gözdür…

Yürekte demlenen sevda bedene közdür!

Bir gonca renklere soyunur yaşama sevincini;

Beklenen rüzgâr geldiğinde, yürek alevlenir!

Sanatın özgünlüğüne yakından bakmakta yarar var. Sanat var olanı kabullenme yönünden yetmezlikleri işaret eder. Bu olgu bir başkaldırı, fiili olarak yaratma eylemi ise isyandır! Mevcut yaşama isyanın ürünleri bir sanat eseri olarak dünya insanlık ailesine sunulur.

Farkındalık, görmek ve algılamak olgusuyla ve olabilirlikleriyle üretmek ve yaratmaktır ki; olanakların elverdiği ölçüde.

Büyütür sevgisini yüreğinde,

Severek besler umutlarını;

Kucaklar doğada ne varsa.

Ve sığar yüreğine koca bir dünya!

Ortalama insan üreterek yaşamı kolaylaştırırken; yaratıcı insan yaşamı yaşanabilecek güzelliklerle buluşturur…