Didim Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği'nin çağrısı üzerine, 18.07.2026'da dün Didim Belediyesi Hayvan Barınağı önünde toplanan yüzlerce yaşam hakkı savunucusu, Didim'de ortaya çıkarılan ölüm çukurları gerçeğiyle ilgili sert bir basın açıklaması gerçekleştirdi.
DİHAD (Didim Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği) öncülüğünde düzenlenen eylemde, Didim Belediyesi'nin sokak hayvanlarına yönelik yaşatmayan uygulamaları usulsüzlük ve katliam iddialarıyla protesto edildi. Dün düzenlenen oldukça kalabalık eylemde, hayvanseverler barınak alanında toplanarak, ölüm çukurları alanına yürüdüler ve üzerinde "Evcil ve Sahipli Hayvan Mezarlığı" yazılı tabelayı, kendi hazırladıkları "Didim Utanç Mezarlığı" pankartıyla kapattılar.
Hayvan hakları ve yaşam hakkı savunucusu İbrahim Kaya’nın savcılığa yaptığı suç duyurusu ile başlayan süreç resmi belgede sahtecilik boyutunda, çok ciddi iddialar içeriyor. İbrahim Kaya, barınak bölgesinde siyah poşetlere sarılı halde bulduğu iki köpeğin mikroçip bilgilerini incelediğinde, hayvanlardan birinin Tarım ve Orman Bakanlığı'nın PETVET sisteminde hâlâ yaşıyor olarak kayıtlı olduğunu, diğer köpeğe ait çip kaydının ise sistemde bulunmadığını iddia ederken; İbrahim Kaya'nın suç duyurusunda dikkat çeken en önemli husus, yerel yönetimlerin kısırlaştırma faaliyetleri için bakanlıktan sağladığı destek ödemeleriyle bağlantılı şüpheler. Dilekçede, ölü olduğu tespit edilen hayvanların sistemde canlı olarak gösterilmesinin veya ölüm kayıtlarının işlenmemesinin, usulsüz ödeme ve kamu zararı oluşturabileceği de iddia edilerek, kayıtların ayrıntılı incelenmesi talep ediliyor.
Dün Didim Belediyesi Didim Sokak Hayvanları Barınağı Tedavi ve Geçici Bakım Merkezi önünde toplanan kalabalığın yaptıkları basın açıklaması ve eylemde, İngiliz ve Türk hayvanseverlerin bir arada olduğu dikkat çekerken, İngiliz vatandaşların bile "Hak- Hukuk- Adalet" ve de "Hatice İstifa" sloganları atması dikkatimizden kaçmadı.Didim Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği Başkanı Bilal Süren tarafından okunan basın açıklamasında, orada bulunan eylemciler, yaşam savunucuları barınakların şeffaf bir şekilde denetlenmesi gerektiğini belirterek, şu mesajı verdi:

"Barınaklara girişin engellenmesi, şeffaf olmayan yönetim biçimleri suçun örtbas edilmesine neden olur. Bizler, o toprağın altından çıkarılan gerçeklerin aydınlatılması ve sorumluların yargı önüne çıkarılması için sürecin takipçisi olacağız." dedi ve Didim Hayvanları ve Doğayı Koruma Derneği Başkanı Bilal Süren sık sık alkışlarla kesilen konuşmasında :

"Burada adalet aramak için geldik. Kimler için geldik? Toprak altına usulsüzce gömülen sokak canlarımız için geldik. Usulsüzce toprak altına gömülen canlarımızı bir aktivist, bir yaşam savunucusu tespit etti. Gerekli yerlere şikayetlerde bulundu. Adli soruşturma devam ediyor. Umut ediyoruz ki, adli soruşturmanın başladığı ilk andaki hassasiyetiyle adli makamlar süreci sürdürsünler. Çünkü suçlular. Çünkü iyi biliyoruz ki, biz haklıyız! Biz yaşamların usulsüzce katledildiğini delillerle biliyoruz. Adli soruşturma sonunda, tepeden en aşağıya kadar olan, kim sorumlu ise hesap verecekler.

Bu berbat 5199 sayılı kanun bile size öldürün demiyor. Yaşamı katleden, öldürün diyen bir yasa yoktur. Onlar size emanetti! Neymişmiş? Valilik talimatıymış! hadi oradan, gösterin o talimatı bize! Valiliklerden gelen yazılı talimatı gösterin. Yok böyle bir talimat. Yok! Olsa bile hiçbir talimat kanunun üstünde değildir. Ne diyor bu yasa; Bakanlıktan, Valiliklere, Kaymakamlıklara kadar toplayın diyor. Öldür mü diyor? Öldürme ve yaşatmak yere yönetimlerin yönetiminin inisiyatifindedir. Bugün, yan tarafta birazdan gidip göreceğimiz; ölen tüm canlar Didim Belediyesi'nin inisiyatifindedir.

Demek ki neymiş "öldür talimatını Didim Belediyesi yönetimi" vermişlerdir. Biz, bu yaşamların usulsüzce katledildiğini delillerle çok iyi biliyoruz. Milletin bahçesinden, balkonundan topladıklarına bizler de şahidiz. Mustafa Çark adını hepiniz duydunuz! Sabah beşlerde, altılarda... Kamunun bütçesiyle kendisine, müdürlüğüne tahsis edilen, kamu görevi yapsın diye kullanılan araçlarla topladı...insanların sahiplendiği yaşatma çabası gösterdiğin canlıları, Sabah beşlerde, altılarda özel mülk alanından ok atarak... Çalmıştır! Daha düne kadar burada bir tabela da yoktu, düne kadar güvenlik kamerası yoktu. Yakalandılar! Suçüstü yakalandılar. Dün hemen tabela koydular. Tabelada ne diyor? 'Sahipsiz Hayvan Mezarlığı, Evcil Hayvan Defin alanı'... Vay be, vay be! Toprak altına usulsüzce gömdükleri her bir canın vicdanen sahipleri bizleriz! Resmi olarak da Didim Belediye yönetimidir. O tabelaya sahipsiz yazarak; kendilerinin de sorumluluklarını yok etmişlerdir. Didim Belediye yönetimi, can katledenler; sizler de yoksunuz bu toplum için yoksunuz! Hesap vereceksiniz."

Dün düzenlenen eylemde, hayvanseverler ve yaşam hakkı savunucuları, barınakta ortaya çıkan toplu mezar skandalını ve iddia edilen usulsüzlükleri protesto ederek, ölüm çukurlarının bulunduğu alanına yürüdüler ve üzerinde "Evcil ve Sahipli Hayvan Mezarlığı" yazılı tabelayı, kendi hazırladıkları "Didim Utanç Mezarlığı" pankartıyla kapattılar. DİHAD Dernek Başkanı Bilal Süren ve yaşam hakkı savunucusu İbrahim Kaya daha öncesinde hiçbir uyarı levhasının veya güvenlik kamerasının bulunmadığı, çevre sağlığı için tedbir alınmayan gömü alanına, skandalın ortaya çıkmasının ardından "Evcil ve Sahipli Hayvan Defin Alanı" tabelası asılmasına da sert tepki gösterdiler, üzerinde 'Sahipsiz Hayvan Mezarlığı, Evcil Hayvan Defin Alanı" yazan tabelayı "Didim Utanç Mezarlığı" ilan ederek, sorumluların derhal hesap vermesini istediler.

Yapılan eylemde, belediye bünyesindeki görevli barınak müdürü Mustafa Çark'ın mesai saatleri dışında bile kamu araçlarını kullanarak, gecenin geç saatlerinde ya da sabahın çok erken saatlerinde özel mülklerden hayvan toplaması, hatta özel aracıyla bile toplama yapması, vatandaşlara adını vererek, konunun Didim Belediyesi ile alakası yok, beni İçişleri Bakanlığı yolladı, kime şikayet edersen et" demesi de protesto edildi.

Ölüm çukurlarının bulunduğu alanda da konuşma yapan Bilal Süren "O çarklarınız kırılacak! 15 yaşında, 16 yaşında... ömrünün son deminde, son nefesini barınakta vermek zorunda kalan canlarımız burada bu toprak altında. Belediye diyor ki; 'Burası yıllardır gömü alanı. Bizim buna bir itirazımız yok ki!Biz canlı canlı gömdüler de demiyoruz. Konuyu saptırmasınlar. Biz dümdüz yaşatmak istemediler diyoruz. Usulsüz gömdükleri gibi çeşitli usulsüzlükler yaptılar sokaklarda can kalmadı diyoruz. Elbette doğal yollarla ölen canlarımız toprakla buluşsun. Ama bu bunların yaptığı gibi zulümle, bu şekilde vahşice toprak altına hiçbir can girmemeli. Bizim tüm itirazımız yeni yapılan toplu mezarlar içindir. Bizim itirazımız iple boğularak katledilen canlarımız içindir. Hepsi belgelidir. Hepsinin de hesabını soracağız. Bu yeni koyduğunuz güvenlik kamerasını da 7/24 halka açmanızı talep ediyoruz. Burada olanları biz de takip etmek istiyoruz." dediler.

Alana dün yerleştirilen "Sahipsiz ve Evcil hayvan Defin Alanıdır. 7/24 Güvenlik Kameraları ile Kayıt Altına Alınmaktadır" uyarı levhasının adını, yanlarında getirdikleri "Didim Utanç Mezarlığı" yazsısı ile değiştiren ve uyarı levhası altına kaybettikleri hayvanlara ait oyuncakları fotoğrafları ve kişisel eşyaları bırakan öfkeli Türk ve İngiliz hayvan severler protesto sonrasında, bıraktıkları tüm eşya ip ve oyuncakları toplayarak, sadece tabela adını bırakarak alandan sessizce ağlayarak "Hatice İstifa" sloganları eşliğinde olaysız dağıldılar. - HABER : UMUT KAŞAN



