DİDİM

“Cum­hu­ri­yet He­pi­mi­zin, En Çok Da Ka­dın­la­rın” Didim’de Yü­rek­le­ri Isıt­tı

Didim’de Milli Mü­ca­de­le yıl­la­rın­da Türk ka­dı­nı­nın vatan sa­vun­ma­sın­da­ki eşsiz mü­ca­de­le­si­ni konu alan “Cum­hu­ri­yet He­pi­mi­zin, En Çok Da Ka­dın­la­rın” adlı ti­yat­ro oyunu sah­ne­len­di. Didim’deki okul­lar­da iz­le­yi­ciy­le bu­lu­şan oyun, öğ­ren­ci­ler ve öğ­ret­men­le­re duygu dolu anlar ya­şat­tı.

Yazar ve yö­net­men­li­ği­ni Gül­ha­nım Çak­mak­ka­ya’nın üst­len­di­ği ve ÇOĞAŞ Dans ve Ti­yat­ro Top­lu­lu­ğu ta­ra­fın­dan sah­ne­le­nen oyun, geniş oyun­cu kad­ro­su ile dik­kat çekti. Ama­tör bir ruhla ha­zır­lan­ma­sı­na rağ­men sah­ne­de­ki per­for­man­sın pro­fes­yo­nel ti­yat­ro oyun­la­rı­nı arat­ma­ya­cak dü­zey­de ol­ma­sı iz­le­yi­ci­ler­den büyük tak­dir top­la­dı.

Her sah­ne­sin­de Milli Mü­ca­de­le’nin zorlu gün­le­ri­ni, fe­da­kâr­lık­la­rı ve Türk ka­dı­nı­nın vatan uğ­ru­na ver­di­ği des­tan­sı mü­ca­de­le­yi an­la­tan oyun, sa­lon­da­ki iz­le­yi­ci­le­ri de­rin­den et­ki­le­di.

Ta­ri­hin en çetin dö­nem­le­rin­de cep­he­de, cephe ge­ri­sin­de, kağnı ba­şın­da, has­ta­ne­ler­de ve di­re­ni­şin her ala­nın­da yer alan Türk ka­dın­la­rı­nın ce­sa­re­ti ve fe­da­kâr­lı­ğı sah­ne­de adeta ye­ni­den hayat buldu. Oyun­cu­la­rın duygu yüklü per­for­man­sı iz­le­yen­le­ri zaman zaman göz­yaş­la­rı­na bo­ğar­ken, zaman zaman da büyük bir gurur ve coşku ya­şat­tı.

Eği­ti­ci ve ta­ri­hi yö­nüy­le büyük ilgi gören oyun, Milli Mü­ca­de­le ru­hu­nu yeni ne­sil­le­re ak­tar­ma­sı ba­kı­mın­dan da önem­li bir kül­tü­rel et­kin­lik ola­rak de­ğer­len­di­ril­di.
Sah­ne­ye ko­nu­lan her gös­te­ri, iz­le­yi­ci­ler ta­ra­fın­dan ayak­ta al­kış­la­nır­ken; oyu­nun ver­di­ği güçlü mesaj, Cum­hu­ri­yet’in ka­za­nıl­ma­sın­da ka­dın­la­rın ro­lü­nü bir kez daha ha­tır­lat­tı. “Cum­hu­ri­yet he­pi­mi­zin, en çok da ka­dın­la­rın” sö­zü­nün an­la­mı­nı yü­rek­ler­de his­set­ti­ren bu an­lam­lı ça­lış­ma, iz­le­yen­le­rin ha­fı­za­sın­da uzun süre si­lin­me­yecek izler bı­rak­tı.

Tiyatro Oyuncuları :
Kâzım Özalp (Ali Erdem)

Milli Mü­ca­de­le dö­ne­min­de Batı Cep­he­si’nde görev alan önem­li ko­mu­tan­lar­dan bi­ri­dir. Özel­lik­le Afyon ve çev­re­sin­de­ki di­re­ni­şin ör­güt­len­me­sin­de et­ki­li olmuş, dü­zen­li or­du­nun ku­rul­ma­sı sü­re­cin­de Mus­ta­fa Kemal Paşa’nın yakın ça­lış­ma ar­ka­daş­la­rın­dan biri ola­rak görev yap­mış­tır. Kur­tu­luş Sa­va­şı’nın ka­za­nıl­ma­sı­nın ar­dın­dan Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti’nin ku­ru­luş sü­re­cin­de de önem­li si­ya­si gö­rev­ler üst­len­miş­tir.

Kâzım Ka­ra­be­kir (Uğur Yiğit)
Doğu Cep­he­si Ko­mu­ta­nı ola­rak Milli Mü­ca­de­le’nin en kri­tik ba­şa­rı­la­rın­dan bi­ri­ne imza at­mış­tır. Er­me­ni kuv­vet­le­ri­ne karşı yü­rüt­tü­ğü ba­şa­rı­lı as­ke­ri ha­re­kât so­nu­cun­da Doğu Ana­do­lu’nun gü­ven­li­ği sağ­lan­mış ve Tre­aty of Gümrü im­za­lan­mış­tır. Aynı za­man­da böl­ge­de eği­tim ve sos­yal ça­lış­ma­lar ya­pa­rak sa­va­şın yı­kı­cı et­ki­le­ri­ni azalt­ma­ya ça­lış­mış­tır.

İsmet İnönü (Bilal Yıl­dız)
Batı Cep­he­si Ko­mu­ta­nı ola­rak First Batt­le of İnönü ve Se­cond Batt­le of İnönü sa­vaş­la­rın­da elde edi­len za­fer­ler­le Milli Mü­ca­de­le’nin moral gü­cü­nü yük­selt­miş­tir. Hem cep­he­de hem de dip­lo­ma­si ala­nın­da önem­li gö­rev­ler üst­len­miş, daha sonra Tre­aty of La­usan­ne gö­rüş­me­le­rin­de Tür­ki­ye’yi tem­sil ede­rek yeni dev­le­tin ulus­la­ra­ra­sı alan­da ta­nın­ma­sı­nı sağ­la­mış­tır.

Adnan Adı­var (Sevgi Tahya)
Milli Mü­ca­de­le yıl­la­rın­da An­ka­ra’da ku­ru­lan Tür­ki­ye Büyük Mil­let Mec­li­si’nde önem­li gö­rev­ler üst­len­miş­tir. Sağ­lık ala­nın­da yap­tı­ğı ça­lış­ma­lar ve mec­lis­te­ki fa­ali­yet­le­riy­le yeni ku­ru­lan dev­le­tin idari ya­pı­sı­nın oluş­ma­sı­na kat­kı­da bu­lun­muş­tur. Aynı za­man­da aydın kim­li­ğiy­le Milli Mü­ca­de­le’nin fikir dün­ya­sın­da et­ki­li isim­ler­den biri ol­muş­tur.

Yusuf Kemal Ten­gir­şenk (Barış Boz­kurt)
Milli Mü­ca­de­le dö­ne­min­de Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı ola­rak görev yap­mış, An­ka­ra Hü­kü­me­ti’nin ulus­la­ra­ra­sı alan­da ta­nın­ma­sı için dip­lo­ma­tik ça­lış­ma­lar yü­rüt­müş­tür. Sov­yet­ler Bir­li­ği ile ku­ru­lan iliş­ki­ler­de önem­li rol oy­na­ya­rak Tür­ki­ye’nin dış des­tek bul­ma­sı­na katkı sağ­la­mış­tır.

Refet Bele (Haydar Yıldırım)
Milli Mü­ca­de­le dö­ne­mi­nin önem­li ko­mu­tan­la­rın­dan ve dev­let adam­la­rın­dan bi­ri­dir. Os­man­lı or­du­sun­da ye­tiş­miş bir subay olan Bele, Kur­tu­luş Sa­va­şı sı­ra­sın­da Ana­do­lu’daki di­re­niş ha­re­ke­ti­nin ör­güt­len­me­sin­de aktif rol aldı.

Asker Saime (Aydan Tanık)
Milli Mü­ca­de­le dö­ne­min­de cep­he­de aktif görev alan ka­dın­lar­dan bi­ri­dir. Er­kek­ler­le bir­lik­te sa­vaş­mış, düş­man bir­lik­le­ri­ne karşı yü­rü­tü­len ça­tış­ma­lar­da görev ala­rak di­re­ni­şe ka­tıl­mış­tır. Ce­sa­re­tiy­le bu­lun­du­ğu bir­lik için­de saygı ka­zan­mış­tır.

Kı­na­lı Na­zi­fe (Binnaz Kurt)
Cephe ge­ri­sin­de önem­li gö­rev­ler üst­le­nen Kı­na­lı Na­zi­fe, cep­ha­ne ve erzak ta­şın­ma­sın­da büyük rol oy­na­mış­tır. Zorlu şart­lar­da lo­jis­tik des­te­ğin sağ­lan­ma­sı­na kat­kı­da bu­lu­na­rak di­re­ni­şin de­vam­lı­lı­ğı­nı sağ­la­mış­tır.

Hafız Sel­man İzbali (Yasemin Erdem)
Milli Mü­ca­de­le yıl­la­rın­da halkı di­re­ni­şe teş­vik eden ve mü­ca­de­le­yi des­tek­le­yen isim­ler­den bi­ri­dir. Ma­ne­vi gü­cüy­le çev­re­sin­de­ki in­san­la­rı ör­güt­le­miş, sa­va­şın ka­za­nıl­ma­sı için moral ve des­tek sağ­la­mış­tır.

Tar­sus­lu Ka­ra­fat­ma (Tülay Öztürk)
Güney Cep­he­si’nde Fran­sız iş­ga­li­ne karşı mü­ca­de­le eden kadın kah­ra­man­lar­dan­dır. Si­lah­lı di­re­ni­şe ka­tıl­mış, böl­ge­de­ki milis kuv­vet­le­ri için­de yer ala­rak düş­ma­na karşı sa­vaş­mış­tır.

Ne­ba­hat On­ba­şı (Pınar Kırmızı)
Henüz genç yaşta cep­he­ye ka­tıl­mış ve gös­ter­di­ği ba­şa­rı­lar ne­de­niy­le “On­ba­şı” rüt­be­si al­mış­tır. Cep­he­de aktif görev ya­pa­rak Milli Mü­ca­de­le’nin sem­bol isim­le­rin­den biri ol­muş­tur.

Faika Hakkı (Deniz Demirbilek)
Milli Mü­ca­de­le yıl­la­rın­da hal­kın ör­güt­len­me­sin­de ve cep­he­ye des­tek sağ­lan­ma­sın­da görev al­mış­tır. Yar­dım fa­ali­yet­le­ri ve lo­jis­tik des­tek ça­lış­ma­la­rın­da önem­li rol üst­len­miş­tir.

Çift­lik­li Çete Kübra Efe (Müzgan Aydemir)
Ege Böl­ge­si’nde Yunan iş­ga­li­ne karşı ku­ru­lan efe­ler ve çe­te­ler için­de yer al­mış­tır. Dağ­lar­da yü­rü­tü­len ge­ril­la mü­ca­de­le­si­ne ka­tı­la­rak işgal güç­le­ri­ne karşı sa­vaş­mış­tır.

Tay­yar Ra­hi­me Hatun (Fatoş Saydam)

Adana ve çev­re­sin­de Fran­sız iş­ga­li­ne karşı ve­ri­len mü­ca­de­le­de kah­ra­man­lık gös­ter­miş­tir. Bir hücum sı­ra­sın­da as­ker­le­rin önüne ge­çe­rek sal­dı­rı­ya ka­tıl­mış ve şehit düş­müş­tür. Ce­sa­re­ti ne­de­niy­le “Tay­yar” un­va­nı ve­ril­miş­tir.
Yirik Fatma (Huriye İnce)

Cephe ge­ri­sin­de cep­ha­ne ta­şın­ma­sı ve as­ker­le­rin ih­ti­yaç­la­rı­nın kar­şı­lan­ma­sı için ça­lı­şan fe­da­kâr ka­dın­lar­dan bi­ri­dir. Milli Mü­ca­de­le’ye lo­jis­tik des­tek sağ­la­yan isim­ler ara­sın­da yer alır.

Bit­lis Def­ter­dar Ha­nı­mı Ha­ti­ce (Nihal Uğur)
Doğu Ana­do­lu’da Rus ve Er­me­ni iş­ga­li­ne karşı di­re­ni­şi des­tek­le­miş­tir. Hal­kın ör­güt­len­me­si­ne katkı sağ­la­mış ve böl­ge­de­ki di­re­niş ha­re­ket­le­ri­ne des­tek ver­miş­tir.
Sü­rey­ya Sülün (Elif Yıldırım)
Milli Mü­ca­de­le sı­ra­sın­da ya­ra­lı as­ker­le­rin ba­kı­mın­da ve cephe ge­ri­si sağ­lık hiz­met­le­rin­de görev al­mış­tır. Sağ­lık ve yar­dım ça­lış­ma­la­rın­da önem­li kat­kı­lar sağ­la­mış­tır.

Kı­la­vuz Ha­ti­ce (Yeşim Karagöz)
Kur­tu­luş Sa­va­şı sı­ra­sın­da Türk bir­lik­le­ri­ne kı­la­vuz­luk ya­pa­rak düş­man hat­la­rı­nın aşıl­ma­sı­na yar­dım­cı ol­muş­tur. Böl­ge­yi iyi bil­me­si sa­ye­sin­de as­ker­le­re yol gös­ter­miş ve ope­ras­yon­la­rın ba­şa­rı­ya ulaş­ma­sı­na katkı sağ­la­mış­tır.

Gör­des­li Mak­bu­le (Nurdan Karakuş)
Eşiy­le bir­lik­te Ku­va­yı Mil­li­ye saf­la­rın­da Yunan iş­ga­li­ne karşı sa­vaş­mış­tır. Cep­he­de aktif ça­tış­ma­la­ra ka­tıl­mış ve 1922 yı­lın­da şehit düş­müş­tür. Ege di­re­ni­şi­nin simge isim­le­rin­den bi­ri­dir.

Ada­na­lı Sul­tan Hanım (Şerife Ocak)
Adana ve çev­re­sin­de­ki di­re­niş ha­re­ket­le­ri­ne des­tek veren kadın kah­ra­man­lar­dan­dır. Silah ve cep­ha­ne te­mi­ni ile di­re­niş­çi­le­rin ko­run­ma­sın­da önem­li rol üst­len­miş­tir.

Şe­ri­fe Bacı (Sultan Çetin)
İne­bo­lu’dan Kas­ta­mo­nu’ya cep­ha­ne ta­şır­ken kış şart­la­rın­da do­na­rak şehit olan Milli Mü­ca­de­le kah­ra­ma­nı­dır. Be­be­ği­ni ve cep­ha­ne­yi ko­ru­mak için gös­ter­di­ği fe­da­kâr­lık Türk ka­dı­nı­nın sim­ge­si hâ­li­ne gel­miş­tir.

Didim’de sah­ne­le­nen bu özel ti­yat­ro gös­te­ri­si, yal­nız­ca bir sanat et­kin­li­ği ol­ma­nın öte­sin­de; tarih bi­lin­ci­ni, milli gu­ru­ru ve Cum­hu­ri­yet de­ğer­le­ri­ni genç ne­sil­le­re ak­ta­ran et­ki­le­yi­ci bir kül­tür bu­luş­ma­sı ola­rak büyük be­ğe­ni top­la­dı.
Fe­da­kâr­lı­ğın, ce­sa­re­tin ve vatan sev­gi­si­nin sah­ne­ye ta­şın­dı­ğı bu an­lam­lı oyun vesilesi ile, Türk ka­dı­nı­nın Milli Mü­ca­de­le’de yaz­dı­ğı des­ta­nı bir kez daha saygı ve min­netle anıyoruz.

HABER : ERGUN KORKMAZ