Basına ve Kamuoyuna;
ZORLU KOŞULLARI 19 MAYIS RUHUYLA AŞACAĞIZ..
Büyük Önder M Kemal Atatürk’ün Emperyalizme karşı savaşacak bir karargah ve Devrimci bir hükümet kurma amacıyla Samsuna çıkışının 107. Yıldönümünü kutluyoruz. Ülkemizin işgal altında olduğu o zorlu koşullarda birkaç arkadaşı ve Kurtuluş Savaşını başlatma kararlığı ile Samsun’a çıkması M. Kemal Atatürk’ün Bağımsızlığa düşkün Devrimci kişiliğinin ve Türk Milleti’ne olan sonsuz güveninin somut göstergesidir.
Kurtuluş Savaşı utkusundan sonra Cumhuriyeti ve Devrimleri koruma ve kollama görevini de Türk Gençliği’ne emanet etmiş, bunu da Bursa Nutkunda ve Gençliğe Hitabede açıkça belirtmiştir.
Emperyalizmin zincirleri altında ezilen tüm mazlum milletlere umut olan Kurtuluş avaşı’nın sonucunda kurulan, ekonomi ve siyasette tam bağımsız, aydınlanmacı ve bilimi rehber edinmiş umhuriyetimize sahip çıkmak hepimizin başat görevidir.
Türkiye bugün de zorlu koşullar içinde ve fakat çözüm umutlarımızı yeşertecek büyük kararların arifesindedir.
Bu zor koşulları 19 Mayıs ruhu ve Devrimci önderimizin bize miras bıraktığı Devrimci programla aşacağız. M. Kemal Atatürk önderliğinde uygulanan o program Kemalizm’dir, 6 oktur.
Kemalizm’in 6 ok programı ile 1980 sonrası ülkemizi yoksullaştıran, üretimsizliğe, borçlanmaya, faize ve sıcak paraya mahkum eden emperyalist sistemin Neo-Liberal politikalarından tamamen kurtulacağız. Atlantikçiler kendi sistemlerini korumak için 12 mart, 12 eylül darbelerini ve Fetöcü 15 temmuz darbe girişimlerini tezgahladılar. Fetöcü darbe girişiminin Türk Ordusu ve Türk Milleti’nin kararlılığıyla püskürtülmesi ve ardından 2.İsrail koridorunun engellenmesi Atlantikçilere en büyük darbeyi vurmuştur.
Emperyalist sistem çözülme aşamasında olsa da yine de bir ittifak halindedir. Onların tahakkümünden kurtulmak için Türkiye’nin de kendi komşuları ve hegemonya ya karşı direnen güçlerle ittifak içinde olması kaçınılmazdır.
Bugünün en yakıcı ihtiyacı Türkiye-Rusya-Çin-İran ittifakıdır ve önünde sonunda gerçekleşecektir.
İran’ın Rusya ve Çin ittifakı ile Amerika ve İsrail’e karşı kazandığı zafer önümüzde ki süreci belirleyecek önemli bir etkendir. Tüm mazlum milletler ABD’nin önderlik ettiği tek kutuplu hegemonyacı sistemin çöktüğünü ve yerine Avrasya’da çok kutuplu, üretime dayanan paylaşımcı bir sistemin doğduğunu görmekte ve buna göre konumlanmaktadır.
Bu koşullarda öncelikle Türkiye’nin Güvenliği için ABD-İsrail tehditlerine karşı cesaretle dik duracak, meydan okuyacak tutarlı, 19 Mayıs ruhu ve kararlığını taşıyan bir hükümet gerekiyor.
Doğu Akdeniz ve Ege’de odaklanan bu tehdide karşı Karadeniz’den Hürmüz’e kadar bir cephe oluşturulması kaçınılmazdır. ABD, İsrail ve Nato Ülkeleri Güney Kıbrıs’ta silah yığınağını arttırırken, Akdeniz ve Ege’de Türkiye’nin alınmadığı Nato ülkeleri tatbikatları yapılırken Türkiye’nin Nato için kolordu kurması, Nato toplantılarına ev sahipliği yapması Ülkemizi yönetenlerin en büyük açmazlarından biridir. Nato emperyalizmin silahlı gücüdür. Bu gücü nerede ve kimlere karşı kullandığı da çok açıktır. Hükümet yetkililerinin Nato’da görev üstlenme ve Avrupalı, güçlü Nato söylemleri de büyük gaflettir, aymazlıktır.
İşte bu yüzden bugün tıpkı M. Kemal Paşa gibi 19 Mayıs ruhu ile Samsun’a çıkmak, Üreticilerin milli, devrimci hükümetini yeniden kurmak görevi ile karşı karşıyayız.
Üretim Devrimini gerçekleştirmek, vatanımızı birleştirmek için 19 Mayıs ruhu ile yola çıkıyoruz. Vatan Partisi programı, yedi ateşten geçmiş kadroları ve gençliğiyle görev başındadır.
Vatan Partisi Didim İlçe Başkanı
Adnan Çelik
Vatan Partisi Didim İlçe Başkanlığın Basın Açıklaması
Bunlar da ilginizi çekebilir