Tarihin doğru tarafında durmak

Açık kaynaklara ve dünyada yaygın kabul gören resmi rakamlara göre 195 ülke bulunuyor.

Bu sayı, Birleşmiş Milletlere (BM) üye 193 ülke ile gözlemci statüsündeki 2 devleti (Vatikan ve Filistin) kapsıyor.

Tanınma durumuna bağlı olarak bazı kaynaklarda bu sayı 193 ile 208 arasında değişebiliyor.

Söz konusu sayılar içerisinde dünya var olduğu günden itibaren bilinen ve halen daha varlıklarını devam ettirebilen devletler var.

Bundan birkaç yıl öncesine kadar bir başka devletin sınırları içerisinde iken bağımsız devlet haline gelenler var.

Nüfusu 50 binler ile yüz binler ile ifade edilen devletler var.

Yine nüfusu milyarlar ile ifade edilen çok sayıda devlet mevcut.

Nüfusu az olmakla birlikte teknolojide ileriye giden çok ülke biliyoruz.

Milyarlarca nüfusu büyük bir yoksulluk içerisinde bulunan ülkeleri de görüyoruz.

Bu örnekleri çoğaltmak ve daha yüzlercesi ile çeşitlendirmek mümkün.

Bizimde sınırları içerisinde yaşadığımız Türkiye’nin tarih sahnesine çıktığı günler çok ama çok eski.

Çinliler var.

Hintliler var.

İran var.

İngilizler

Fransızlar

Almanlar

Vs. derken örnekleri çoğaltmak mümkün.

Tarih varlıkları çok ama çok eskilere dayanan milletleri zaman aralığı içerisinde belli kıstaslara göre değerlendirir.

Mesela İngilizleri güvenilmez bir millet olarak tasnif eder.

Türkleri devlet kuran devlet yıkan ancak son derece merhametli bir kitle olarak kabul eder.

Almanları makinalaşmış bir Milet olarak değerlendirir.

Birde fazla bir geçmişleri olmayan ancak devletleştikleri andan itibaren dünyanın başına bela olan devletler mevcut.

ABD’nin kuruluş tarihi 04 Temmuz 1776

Toplamda 250 yıllık bir devlet

İsrail’in kuruluşu 14 mayıs 1948

Henüz 78 yıllık bir devlet

Eski yada yeni olsun tüm devletler kendileri açısından var olma ayakta kalma mücadelesi veriyorlar.

Bu mücadeleyi verirken “Savaşında bir ahlakı var” şeklinde hareket eden devletler mevcut.

Kendi ülkelerindeki insanların daha rahat bir hayat sürmesi adına var olan diğer devletlerin sınırları içerisinde yaşayanları paramparça eden, öldüren öldürürken de çoluk-çocuk-yaşlı-kadın ayırt etmeyen “haydut devletler” mevcut.

İşte bu mücadeleyi konumuza başlık olan tarih en ince detaylarına kadar not alıyor.

Hiçbir ayrıntıyı kaçırmıyor.

Bundan yüz yıl, İki yüz yıl, üç yüz yıl önce cereyan eden savaşları inceleyin.

Sonra geriye gelin.

Muhasebe yapın.

Tarih yukarıda da belirttiğimiz gibi tüm detayları tek tek not ediyor.

Bundan sonra geleceklere ayna tutuyor, arşiv hazırlıyor.

Dünya üzerinde yaşayan yaklaşık 8,5 milyar insan da bu arşivlere bakarak Miletleri kendi gönlünde, kalbinde bir yere oturtuyor.

Değerlendirmesini tarihin arşivlerine göre yapıyor.

Dünya milyonlarca yıldır var.

Milyonlarca yıldır hayat devam ediyor.

Bizde bizden öncekiler gibi bir zaman sonra dünyaya veda edeceğiz.

Yani tarih olacağız.

İşte tüm mesele tarihin doğru tarafında durmak.

Şahıs olarak

Aile olarak

Millet olarak

Devlet olarak

Başlıca amacımız tarihin doğru tarafında bulunmak olmalı.

Hem tahammül hem sefer” dediğimizde zaten bundan başka bir şey değildir.