Anlaşılan o ki 14 mayıs ve 28 mayıs 2023 tarihinde yapılan milletvekilliği ve Cumhurbaşkanlığı vatandaşın derdine derman olamamış.
Söz konusu tarihlerde yapılan her iki seçimin üzerinden çok uzun bir zaman geçmedi.
Ancak 31 Mart 2024 tarihinde yapılan yerel seçimde CHP’nin birinci parti olarak çıkmasından çok değil birkaç gün sonra seslendirilen erken seçim çağrıları bugünlerde gündemin en üst noktasına yerleşmiş gibi duruyor.
Bir taraf mevcut Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir kez daha aday olmasının yollarını aramakla meşgul.
Diğer tarafta hakkında açılan bir sürü soruşturmanın gölgesinde İBB başkanı Ekrem İmamoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olarak kamuoyuna sunmak için gerekli çalışmaları geçtiğimiz hafta itibarı ile başlatmış durumda.
Bir başka noktada ise ABB başkanı Mansur Yavaş’ın Cumhurbaşkanı adaylığı için iyiden iyiye çalışma yaptığı bunun içinde ziyaret trafiği başlattığı çok net bir şekilde görülüyor.
Mevcut Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Anayasa hükümlerine göre bir kez daha aday olamayacağı ancak bu engeli ortadan kaldırmak adına hummalı bir çalışmanın olduğunu hepimiz görüyoruz.
İBB başkanı Ekrem İmamoğlu ile ilgili açılan ve daha çok siyasi olan soruşturmaların neticesi beklenmeden adaylığının tescillenmesi de CHP’li siyasetçilerin kendilerine göre makul yol olarak bilindiğini belirtmemiz lazım.
Böyle bir süreçte Cumhurbaşkanı adaylığı kesin gözü ile bakılan ABB başkanı Mansur Yavaş’ın “ Milletimizin bu kadar ağır ekonomik sorunu varken, Vatandaşımız sabah erken saatlerden gece yarılarına kadar ekonomik sıkıntılar ile boğuşurken adaylık süreci şuan sadece suni gündemdir, önceliğimiz vatandaşın rahat bir nefes almasıdır” diyerek daha makul bir yol izlediği görülüyor.
Bu süreçte sanki ABB başkanı Mansur Yavaş’ın söylemlerini biraz daha dikkatlice takip edilmesi gerektiğine inanıyoruz.
Önümüz Ramazan.
Milyarlarca Müslüman eğer bir sağlık sorunu yoksa daha açık bir ifade ile oruç tutmaya engel bir hali yoksa birkaç gün içerisinde ilk sahura kalkacak ve bir ay süre ile oruç tutacak.
Normalde böylesi uhrevi bir ayda temel gıda maddelerinin tamamında bir ucuzluk olması en azından fiyatların sabit kalması beklenir.
Ancak Ramazan ayının başlamasına günler kala yıllar yılı asla değişmeyen bir şekilde sanki bir yerlerden talimat alınmış gibi tüm temel gıda maddelerine olağanüstü zamlar yapılır.
Her Ramazan öncesi iftar sofralarının değişmez gıdası pideye zam yapılır.
Artık iftarı hurma ve benzeri iftariyelikleri ile açmak nerede ise hayal oldu.
Bundan 4-5 yıl önceki kalabalık iftar sofraları artık yok.
Ekonomik durumu çok iyi olan belli sayıdaki iş insanları dışında iftar daveti yapanda kalmadı.
Böyle bir olumsuz havada ihtiyaçlı vatandaşların tamamının beklentisi yerel yönetimler tarafından gelecek olan desteklerde.
Bir dönem ramazan kolileri vardı.
Şimdi sistem günün şartlarına göre değişti.
Ramazandaki gıda kolilerinin yerini artık market çekleri aldı.
Sokağa çıktığımızda küçük bir azınlığın dışında gündemin siyaset olmadığını asıl gündemin ekonomi ve hayat pahalılığı olduğu çok net bir şekilde görülüyor.
Vatandaş saatlerce o market senin bu market benim diye dolaşıp “ihtiyacım olan temel ihtiyaç maddelerini daha ucuza nasıl bulurum” sorusuna cevap arıyor.
Belli bir zamandır yukarıda siyaset yapanların gündeminin aşağıdaki vatandaşın derdinin aynı olmadığı çok net bir şekilde anlaşılıyor.
“Tencerenin değiştiremeyeceği iktidar” yoktur ifadesi artık seçimlere iyiden iyiye ağırlığını koymuş durumda.
Artık kuru hamaset karşılık görmüyor.
Haberiniz olsun.