RAST­LAN­TI­NIN BÖY­LESİ


Rast­lan­tı ke­li­me­si­nin söz­lük an­la­mı, bek­len­me­dik ve aran­ma­dık bir anda kar­şı­laş­ma, eş an­la­mı te­sa­düf.
Rast­lan­tı­lar bazan bir ömür sü­recek dost ka­zan­dı­rır. Kar­şı­laş­tı­ğı in­sa­nın des­te­ği sa­ye­sin­de sa­nat­çı, fut­bol­cu veya öğ­ren­ci ba­şa­rı­ya ula­şır.
Özel gün­ler­de çocuk, torun ve öğ­ren­ci­le­ri­me di­le­ğim, duam te­sa­düf­ler on­la­rı iyi, kıy­me­ti­ni bilen in­san­lar­la kar­şı­laş­tır­sın.
Sağ­lık kont­ro­lün­den sonra Öğ­ret­men Okulu giriş sı­na­vı için yol­da­yız. Babam yaşlı bir ka­dı­na An­ka­ra’da tu­va­le­te git­me­si­ne yar­dım eder. Yaşlı kadın git­ti­ği­niz Bolu Kız Öğ­ret­men Oku­lun­da kızım öğ­ret­men der ve adını verir. Sı­na­vı ka­zan­dık­tan sonra babam öğ­ret­me­ne an­ne­si­nin se­lâ­mı­nı ile­tir. İşte o öğ­ret­men yedi yıl bo­yun­ca okul­da bana des­tek olup, alış­ma­ma yar­dım etmiş ve ba­şar­ma­mı sağ­la­mış­tır.
Al­man­ya’ya gel­mek için sağ­lık kont­ro­lü ve diğer for­ma­li­te­ler hal­le­dil­di, İstan­bul‘da ku­ra­da bana Re­gens­burg çıktı. Genç bir ha­nı­ma benim ço­cuk­la­rım var, üni­ver­si­te olan büyük bir şehre git­mem gerek, dedim ve de­ğiş­tik. İki ço­cu­ğum git­ti­ği gibi, bugün to­run­la­rım da üni­ver­si­te­ye adeta yü­rü­ye­rek gi­di­yor­lar.
Ma­ka­le­me baş­lı­ğı Metin Ağaç­göz­gü’nün Rast­lan­tı­nın Böy­le­si ro­ma­nın­dan aldım. Ro­ma­nın kah­ra­ma­nı Ser­pil’in hi­kâ­ye­si önce şans­lı bir kar­şı­laş­ma değil. Ama ro­ma­nın diğer ikin­ci kah­ra­ma­nı ya­zar­la kar­şı­laş­ma­sı ona şans ge­ti­ri­yor.
Ma­hal­le­de yar­dım­se­ver in­ti­ba­sı bı­ra­kan ve yal­nız ya­şa­yan Sabri Bey öğ­ren­ci­le­re ev ödev­le­rin­de ve her ko­nu­da yar­dım eder. Ço­cuk­la­rın sev­gi­si­ni, bü­yük­le­rin say­gı­sı­nı ka­zan­mış­tır. Ar­ka­da­şı Sevil ile hasta olan Sabri Bey’e çorba gö­tür­mek ni­ye­tiy­le yola çıkar, ama Sevil’e an­ne­si başka bir görev ver­di­ği için Ser­pil yal­nız git­mek zo­run­da kalır.
Bir tas çorba gö­tü­ren roman kah­ra­ma­nı on ya­şın­da bu kız ço­cu­ğu­nun ha­ya­tı ve ge­le­ce­ği bu rast­lan­tıy­la ka­rar­mış­tır.
Kız­la­rı­nın kir­len­di­ği­ni dü­şü­nen ve kabul eden anne baba yükü kal­dı­ra­maz, aile mutlu gün­le­ri­ni geç­miş­te bı­rak­mış, üzün­tü­lü yıl­lar baş­la­mış­tır.
Ser­pil’e artık er­kek­le­re karşı soğuk dav­ra­nı­şı, gü­ven­siz­li­ği ne­de­niy­le özel ha­ya­tın­da hiç­bir zaman huzur ve mut­lu­luk nasip ol­ma­ya­cak­tır. Gü­cü­nü, ener­ji­si­ni okul­da ba­şa­rı­lı olma yo­lun­da har­car. Yük­sek tah­si­li­ni bi­ti­rir, ama ban­ka­da ça­lış­tı­ğı işin­de de rahat ede­mez. Aile­si­ne ve ken­di­si­ne kö­tü­lük eden ada­mın izini takip eden Ser­pil ile ikin­ci roman kah­ra­ma­nı yazar Ber­lin-Ham­burg yol­cu­lu­ğun­da oto­büs­te kar­şı­la­şır­lar.
Bu rast­lan­tı so­nun­da yazar Ser­pil’e ha­pis­te ki­tap­lar gö­tü­rür. Ro­ma­nın kah­ra­ma­nı Ser­pil katil ol­duk­tan sonra ra­hat­la­mış­tır. Ruh­sal so­run­la­rı azal­mış, başka ço­cuk­la­rı ko­ru­du­ğu için huzur bul­muş­tur.

-2-

Otuz üç yıl için­de ya­şa­dı­ğı nef­ret, öç alma duy­gu­sun­dan kur­tul­muş, başka in­san­la­ra da örnek ola­ca­ğı­nı dü­şün­müş­tür.
Roman kav­ra­mı Türk­çe’ye ve bir­çok dile Fran­sız­ca­dan alın­mış­tır. Ge­le­nek, gö­re­nek, ka­rak­ter, tutku ve duy­gu­la­rı belli bir yer ve zaman için­de ger­çe­ği an­dı­rır yolda an­la­tan düz­ya­zı türü olan ro­ma­nın ede­bi­yat­ta çok önem­li yeri var­dır.
Ola­bi­lecek hi­kâ­ye­le­ri et­raf­lı ola­rak an­la­tır.
Bu ro­man­dan alı­na­cak en önem­li ders, te­ca­vü­ze uğ­ra­yan çocuk, kız, kadın kir­len­me­miş­tir, yü­re­ği yara al­mış­tır. Bu ne­den­le yal­nız ha­ya­tı ka­ra­ran değil, tüm aile­si­nin ruh­sal te­da­vi­ye ih­ti­ya­cı var­dır. Al­man­ya’da yar­dım alı­na­cak sivil ve resmi ku­ru­luş­lar var­dır. Çocuk is­tis­ma­rı çok kötü bir olay­dır, suç­tur. Bu ne­den­le diğer ço­cuk­la­rı ko­ru­mak için sanık ce­za­lan­dı­rıl­ma­lı, ruh­sal so­run­la­rı te­da­vi­si zor­lan­ma­lı­dır.
Ay­rı­ca dev­let­ler, ül­ke­ler ara­sın­da polis, gü­ven­lik ko­nu­la­rın­da ile­ti­şim iyi ol­ma­lı. Suç iş­le­nen ülke di­ğe­ri­ne bilgi ver­me­li, ki top­lum ko­run­sun. Tür­ki­ye‘de baş­la­yan çocuk is­tis­ma­rı­na Sabri Bey Al­man­ya‘da devam et­miş­tir.
Bu ro­ma­nı her­kes oku­ma­lı, ki­ta­bın öne­mi­ne sık sık vurgu ya­pı­lı­yor.
Ek­ran­da, in­ter­net­te her bil­gi­ye, ha­be­re bol bol ve çok kolay ula­şı­yo­ruz. Ama bize ait değil, ama kitap ken­di­mi­ze ait, tozlu raf­lar­da sak­lar yıl­lar sonra tek­rar ele alır, bir daha oku­ya­bi­li­riz. İnter­net ani­den eli­miz­den gider, zira anah­ta­rı bizde yok­tur. Sa­hi­bi biz­den bilgi alır­ken ya­nı­mız­da, ulaş­mak is­te­yin­ce uzak­ta, Ame­ri­ka’da.
Ki­tap­la­ra iyi sahip ol­ma­lı, bil­has­sa eski ki­tap­la­rı iyi sak­la­ma­lı, böy­le­ce ta­ri­hi hiç­bir po­li­ti­ka­cı, dev­le­ti idare eden­ler de­ğiş­ti­re­mez.
Ro­ma­nın ya­za­rı Metin Ağaç­göz­gü 1963 yı­lın­da Es­ki­şe­hir do­ğum­lu. 1994 yı­lın­dan beri Ber­lin’deki Gök­ku­şa­ğı Ki­ta­be­vi (Re­gen­bo­gen Buch­hand­lung) iş­let­me­ci­si.
Son sayı elim­de yok, sa­nı­rım 200.000 Türk’ün ya­şa­dı­ğı Ber­lin’de bu ki­ta­be­vi ki­tap­se­ver­ler ta­ra­fın­dan mut­la­ka des­tek­len­me­li­dir. Or­ga­ni­ze edi­len okuma gün­le­ri­nin met­ni­ni du­yu­yor ve oku­yo­rum. Çok arzu et­ti­ğim halde ba­kı­ma muh­taç olan eşimi uzun süre yal­nız bı­ra­ka­ma­dı­ğım için ka­tı­la­mı­yo­rum.

“Bu­ra­da (ha­pis­te) on yıl bo­yun­ca ya­şa­dı­ğım bu­na­lım­la­rı de­lir­me­den an­lat­mam­da ar­ka­daş­la­rı­mın çok des­te­ği oldu. Fakat ki­tap­la­rım da ol­ma­sa ruh ve akıl sağ­lı­ğı­mı ko­ru­ya­bil­mem müm­kün ol­maz­dı.”

İyi oku­ma­lar, hoşça kalın!

Kay­nak ve tav­si­ye kitap:

Metin Ağaç­göz­gü, Rast­lan­tı­nın Böy­le­si, Gri Ya­yı­ne­vi, 2024
Alın­tı sayfa: 192
ISBN 978-975-584-532-6

{ "vars": { "account": "G-W4QZM0WZP2" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }