İnsanlar için kullanılan olumlu sıfatlar, bir yol gösteren niteliğindedir ve toplumdaki bireylerin
kimliği işlevi görür. Güven ve güvenilirlik, bu niteliklerin olmazsa olmazıdır.
İtibar, hak, hukuk ve adalettir. İtibar, inanç biçimlerine saygıdır. İtibar, yaşama biçimlerine
saygı duymaktır. İtibar farklılıkları algılayarak gerekliliklerini kavrayabilmektir. İtibar,
vatandaşlarını çağdaş eğitim olanaklarıyla donata bilmektir. İtibar, teknoloji üretebilmektir.
İtibar, tüm vatandaşlarının yaşam düzeyini yükseltebilmektir. İtibar, sağlık sorunlarını
halkın yararına çözebilmektir. İtibar, eğitimi insanlarının ve insanlığın yararına, çağdaş
hale dönüştürmektir. İtibar, üreterek yaratabilmektir. İtibar, denetlenebilir ve güvenilir
olmaktır.
İtibar, adil paylaşımı yaşama geçirebilmektir. Ülkenin itibarı, sıradan vatandaşlarının itibariyle
ölçülmelidir. İnsanlık, tüm varlıkların var olma güvencesini sağladığı an itibarını göndere
çeker…
Şeref, biriktirilmiş olan olumlu ve nitelikli yaşanmışlıklardan kalan izdir. Topluma yansıyan
davranışlarla azalıp, çoğalan bir görüntü algısıdır; görece ve kişiseldir. Kişisellikler yığışınca olumlu
kanaat ve güven olgusu ortaya çıkar.
Onur, olmuş olabilir ve olabilecek olanlardır. Pozitif kararlılık algısıdır. Onur ve şeref birlikteliği
olumlama ve yüceltmedir; nitelikli saygınlıktır. Bunlardan şeref, mirasa konu olabilir; şeref fiili
olarak olanlarla ilgilidir. Her iki durumda yaşamla ilişkili görece hallerdir.
Ayaza kesti yaşamak, umutlara kar yağdı!
Hayal olan bahar, başka baharlara kaldı!
Kırıldı dallar, dökülüp saçıldı yaprakları;
Dişiyle, tırnağıyla yaşama tutunma çabasında insanlar!
1. İtibar
Tanım: Toplumun gözünde bir kişinin güvenilirlik, saygınlık ve olumlu algısıdır.
Örnek: Bir öğretmenin yıllarca öğrencilerine adil davranması, onun çevresinde “saygın bir
eğitimci” olarak anılmasına yol açar. Bu onun itibarıdır.
2. Onur
Ve onlar, her defasında düştükleri yerden kalkarak;
Kendilerine çelme takanların arkasından gittiler!
Büyük günahları, inanma ihtiyacı içinde olmalarıydı.
Ve her defasında tökezlediler, yetersiz inançlarıyla!
Tanım: Kişinin kendi iç dünyasında taşıdığı özsaygı ve değer duygusudur. Başkalarının değil,
kişinin kendi vicdanının ölçüsüdür.
Örnek: Bir işçi, haksızlığa uğradığında sessiz kalmayıp hakkını aradığında, kendi onurunu
korumuş olur. Yaşamı ve yaşamın gereklerini yani, hak ve hukuku savunmaktır.
3. Şeref
Onlar kendi çıkarlarını düşünür elbette.
Siz, sizin gibilerle birlikte düşüneceksiniz.
Fazlaca uzaklara gitmeniz gerekmez ki;
Çaresiz değilsiniz, çünkü çare sizsiniz!
Tanım: Hem bireysel hem toplumsal düzeyde, kişinin erdemli davranışlarıyla kazandığı
yüksek değer ve haysiyet. Daha çok “namus” ve “ahlaki bütünlük” ile ilişkilidir.
Örnek: Birinin verdiği sözü tutması, ailesine ve topluma karşı şerefini korumasıdır.
Kısaca:
İtibar → Başkalarının gözündeki saygınlık.
Onur → Kendi vicdanındaki özsaygı.
Şeref → Hem bireysel hem toplumsal düzeyde ahlaki bütünlük.
Bence itibar birtakım olumsuz şeylerin aklayıcısı olarak ve rıza üretmek amacıyla
kullanılıyor. Yığınların yanılgılı katılımları geleceği karartır.
İtibarın karanlık yüzü
Aklayıcı işlev: Kötü politikaları, adaletsiz uygulamaları “saygın” kişilerin veya kurumların
desteğiyle meşru göstermek.
Rıza üretimi: İnsanların gönüllü katılımını sağlamak; çünkü “itibarlı” olanın çağrısı daha
ikna edici görünüyor.
Yanıltıcı katılım: Yığınlar, itibarı olanın peşinden giderken aslında kendi çıkarlarına ters
düşen bir geleceği onaylamış oluyor.
Böylece itibar, özünde olumlu bir kavramken, sistemin elinde bir maskeye dönüşüyor. Onur
ve şeref ise daha dirençli kavramlar: bireyin vicdanına ve ahlaki bütünlüğüne bağlı oldukları
için kolayca manipüle edilemiyor.
Sözcüklerin düşündürdüğü
İtibar → dışsal, kolayca araçsallaştırılabilir. Onur → içsel, vicdanın sesi. Şeref → toplumsal
ama ahlaki kökleri sağlam.
Belki de geleceği karartan şey, “itibarın” şeref ve onurun önüne geçirilmesidir.
İnsanların onurlu ve kararlı mücadeleleri bu üç kavramı bütünsellik içinde ve bir arada var
kılmaktır. Muhalefet bunu gerçekleme çabasındadır.
Onur: Kişinin kendi vicdanına sadık kalması. Bu, en sağlam dayanak.
Şeref: Toplumsal düzeyde ahlaki bütünlüğü korumak. Bu, ortak yaşamın temeli.
İtibar: Ancak onur ve şeref üzerine kurulduğunda gerçek bir anlam kazanabilir. Aksi halde
sadece bir vitrin olur.
“İtibar, onur ve şereften doğmadıkça gölgedir; onur ve şeref ise gölgeden değil, vicdandan
ışık alır.”
Aforizmalar
“İtibar, onurdan koparsa bir maskedir; onurla birleşirse vicdanın sesi olur.”
“Şeref, sözün ve eylemin ahlaki bütünlüğüdür; itibarı aklar değil, onuru
yüceltir.”
“Yığınların yanılgısı itibarı büyütür; halkın direnişi onuru ve şerefi yeniden
kurar.”
“Gerçek itibar, muhalefetin kararlı mücadelesinde doğar; çünkü orada rıza değil,
vicdan vardır.”
“İtibar maskesini yırtan onurlu mücadele, şerefi yeniden halkın vicdanına taşır. Geleceği
karartan rıza değil, aydınlatan direniştir.”
“İtibarın maskesini yırtan onurlu ve kararlı mücadele, şerefi halkın vicdanında yeniden
kurar; geleceği karartan rıza değil, aydınlatan direniştir.”