ENKAZDAN KURTULMAK!...
Yürüyoruz iki yanı uçurum bıçağın sırtında!
Tek yön var ileri ve duraksamak yok…
Unutmayalım ki, yanlış adım yok olmak demek…
Bize, bıçak sırtında peydahlanacak kanat gerek!
Yıkıntıların arasından yükselir bir ses, Taşların altında kalmış umutları arar. Bir ülke sırtlanır yükünü dostlarıyla ve omuz omuza taşınır yarınlara…
Adaletin eksikliği çiviler gibi batarken, Vicdanla örülen ahlak paylaşıma çağırır. Yoksulun nefesi dar sokaklarda yankılanır, ama dirençle çoğalır, umutla birleşir!
İşsizliğin karanlığında bile ışık aranır, Gelecek yok edilse de yeniden kurulur. Birlikte yürüyenler bilir: Enkazdan doğacak yeni bir yaşam var!
“Enkazdan yükselen her nefes, geleceğin ilk tuğlasıdır.”
ÇIKIŞ
İlginç, çok ilginç, tarih yazılıyor gözümüzün önünde…
İkinci kurtuluşa gidiyoruz ki, kuruluş yakın.
Sürüklüyor yaşam önderini kurtuluşun önderliğine.
Yeter ki korunsun sandığa giren, oradan özgürlük çıkar!
Enkazdan kurtulmak, yalnızca taşları kaldırmak değil, Birlikte yeniden kurmak, yeniden doğmak demektir. Yıkıntıların arasından filizlenen her umut, Geleceğin ilk tuğlası olur, yaşamın yarınlarını örer.
Ve biliriz: Omuz omuza yürüyenler, karanlığı aşar. Bir ülke, dostlarıyla birlikte yeniden kurulur. Enkazdan çıkış, insanlığın ortak nefesidir!