EMPERYALİZMİN

VENEZÜELLA MACERASI

Venezüella petrolünün en büyük alıcısı Çin’di. Trump’ın açıklamasına göre Çin petrol almaya devam edecektir.

Normal bir davranış çünkü ABD de Çin’den stratejik ender metaller alıyor.

ABD’nin Venezüella’da bütün ülkeye hakim olabileceğini sanmıyorum. Venezüella büyük ülkedir, buna rağmen Venezüella ordusunun gerilla savaşına girmekten başka çaresi bulunmuyor.

Ne kadar girerler, bilemem ama konvansiyonel savaşta şansları bulunmuyor.

ABD’nin önceliği de zaten kendi petrol şirketlerinin Venezüella petrolüne çökmesidir. Asayiş her yerde sağlanmasa da olur.

Venezüella’nın “normal şartlara dönmesi” uzun sürecek gibi görünüyor.

ABD, Venezüella operasyonuyla İran’a karşı İsrail’le birlikte yürütülen savaşta çizilen karizmasını onardı denilebilir. İran’da da amaç rejim değişikliğiydi, olmadı.
Böyle bir değişikliğin tehlikesi bile ortaya çıkmadı.
Savaş bittikten sonra İran yüzlerce kişiyi idam etti ve bunu da halen sürdürmektedir.

İsrail istihbaratına önemli bilgiler verenlerin arasında İran ordusuna alınan ve sivil hizmetlerde de görevlendirilen Afganların önemli rolü olduğu düşünülüyor.

İran dünya çapında aylık idam sayısında birinci sıraya geçti. Barbarlığı anti demokratiklığı devam ediyor.

Gösteriler var bu ülkede ve bazı değişiklikler olacak, öyle görünüyor.

Rejim bazı değişimlere direnmez çünkü ABD ve İsrail bekliyor.
Onlara müdahale fırsatı vereceklerini sanmıyorum.
Dört yıl kadar önce Ukrayna savaşı başladığında Yeni Dünya Düzeni’nin sona erdiğini, daha yeni bir düzenin başladığı...

Devam ediyor…

En yeninin önemli bir başka adımı Suriye’de Esat rejiminin sona ermesiydi. İç anlaşmayla sona erdi. Suriye ordusu çarpışmadı, bıraktı. Çarpışsa da önemli gücü kalmamıştı. Rusya çekildi, İran da tükenmiş bir rejimi savunmadı.

Arkasından İran’a saldırı geldi ama rejim değişikliği amacına ulaşamadılar.

İsrail’in Gazze ve Lübnan’a saldırıları bu ülkenin Ortadoğu’daki konumunu güçlendirdi ama Gazze’yi tümüyle işgal ve Hizbullah’ı bitirmek konusunda başarılı olamadılar.

Ukrayna’ya yapılan yoğun askeri yardıma rağmen bu ülke Rusya’yı durduramadı. Ukrayna muhtemelen Kırım’ın yanı sıra Donesk’i de Rusya’ya vermek zorunda kalacaktır.

En yeni dünya düzeni devletsiz sosyalizm istemenin ne kadar boş olduğunu bir kere daha gösterdi. Devlet yok, dolayısıyla ordu yok ya da oldukça zayıf ve bu sosyalizm güçlü kapitalist düşmanlarla çevrili bir ortamda yaşayabilecek mıdır.!!!

Venezüella’da ordunun Chavez ve Maduro’ya desteği olmasaydı şimdiye kadar çoktan işgal edilmişti.
Askeri gücünüz olsa da yenilebilirsiniz ama en azından işlerini zorlaştırırsınız.

Venezüella’dan sonra –burada daha da başarılı olabilirlerse eğer- sırada Meksika bulunuyor. Bu ülkede uyuşturucu ticareti yapan örgütlerin kendi silahlı güçleri bulunuyor ve devletten çok kendi aralarında savaşıyorlar.

Trump, Monroe Doktrini’nin yeni versiyonu uyarınca ABD’nin güneyinde kalan kıtayı tekrar arka bahçesi durumuna getirmek istiyor. 20. yüzyılın başındaki gibi olmaz ama bu konuda daha adım atacaktır.

Bolivya ve Şili’de dolaylı müdahaleyle ABD yanlısı sağ iktidara geldi.

Trump’ın Küba’ya yönelik ambargonun ilerisine geçen uygulamalara yönelse de Küba nın elle tutulur gözle görülür çok aman aman bir zenginliği yoktur, olmuş olsa çoktan çökmüş olurlardı.

Küresel güç olan emperyal ABD nin dünya halklarına uyguladığı en gerici en şövenist biçimiyle son aşamalarına devam ediyor..