Bugünkü makalemizde, seçmen tercihini etkileyen siyasi, sosyal, ekonomik ve toplumsal nedenleri irdeleyeceğiz.
Seçmen tercihini etkileyen nedenleri irdelemek, aslında siyaset sosyolojisinin en temel sorularından biridir. Araştırmalar Türkiye’de ve dünyada seçmenin kararını şekillendiren faktörlerin birbirine bağlı ve çok katmanlı olduğunu gösteriyor. İşte öne çıkan başlıklar:
1. Siyasi Faktörler
Parti kimliği ve ideoloji: Seçmenler genellikle kendilerini yakın hissettikleri ideolojik çizgiye sahip partilere yönelir. Bu yönelim, sorun çözme temelli olduğunda anlamlı olur. Buna karşın, en zengin ile en yoksulu aynı partinin çatısı altında görmek olasıdır(!) Siyasi faktörün temel öznesi; özgür iradi katılımcı olan bilinçli bireydir…
Lider imajı: Karizmatik, güven veren veya krizleri yönetebilen liderler seçmen davranışında belirleyici olabilir. Sadece sorun çözen değil çözüme, soruna taraf olanları katmak kelimenin tam anlamıyla liderliktir. Lider çözüm üretir, sorun değil…
Seçim güvenliği ve demokratik süreçlere güven: Özellikle bölgelerde seçim güvenliği algısı, tercihleri doğrudan etkileyebilir.
2. Sosyal Faktörler
Aşiret, hemşerilik ve etnik aidiyet: Özellikle yerel düzeyde güçlü sosyal bağlar, oy tercihini yönlendirebilir.
Din ve kültürel değerler: Toplumsal normlar ve dini kimlik, seçmen davranışında önemli bir rol oynar. Ancak, inanma olgusu genellikle sorunlu bir alandır. Genellikle insanlar en çok inandıkları tarafından aldatılır. İnanmak bir yetmezlik ve ihtiyaç halidir. İnanma ihtiyacı içinde olanlar aldatılmaya en yakın olanlardır!...
Medya ve sosyal medya etkisi: Algı yönetimi, gündem belirleme ve propaganda seçmen üzerinde güçlü bir etki yaratır. Medya toplumun gözü, kulağı ve dilidir. Basının dördüncü kuvvet olması bu işlevi ile ilişkilidir. Medya tarafsız ve bağımsız olduğunda toplumsal işlevini yerine getirebilir. İşlevini yerine getiren medya, toplumun gözü, kulağı ve dilidir.
3. Ekonomik Faktörler
Gelir düzeyi ve işsizlik: Ekonomik sıkıntılar yaşayan seçmenler, çözüm vaat eden partilere yönelme eğilimindedir.
Refah beklentisi: Vergi politikaları, sosyal yardımlar ve ekonomik büyüme vaatleri seçmen kararında kritik rol oynar.
Bölgesel kalkınma farkları: Gelişmişlik düzeyi düşük bölgelerde seçmenler, daha çok ekonomik vaatlere odaklanır.
4. Toplumsal Faktörler
Eğitim düzeyi: Eğitim arttıkça seçmenler daha rasyonel ve program odaklı tercihler yapma eğilimindedir.
Göç ve kentleşme: Kırsaldan kente göç eden seçmenler, yeni yaşam koşullarına uygun siyasi tercihler geliştirebilir.
Toplumsal hareketler ve protesto kültürü: Gençlik hareketleri, çevre duyarlılığı veya adalet talepleri, oy verme davranışını etkileyebilir.
Bütün bu faktörler birbirinden bağımsız değil; çoğu zaman iç içe geçerek seçmenin kararını şekillendiriyor. Örneğin ekonomik kriz, sadece ekonomik değil aynı zamanda toplumsal güveni ve siyasi lider algısını da etkileyebiliyor.
“Güncel, geçmişin uzantısıdır” diyerek aslında seçmen davranışını anlamak için tarihsel kırılmaları hatırlamak gerektiğini düşünüyorum. 12 Eylül 1980 darbesi, Türkiye’de siyasal ve toplumsal hayatı derinden şekillendiren bir dönemeçti. Yöresel bir söylem anımsıyorum, şöyle diyor; “Normal olarak yayılan bir sürüyü geriye çevirdiğinizde, sakatlar ve aksaklar öne geçer!” Toplumsal kırılmalarda bu olasılık mevcuttur. Makalenin devamında, 12 Eylül Darbesinin sonuçlarını değerlendirerek devam edeceğiz.