ÇOCUK KİTABI

Doğumdan ergenlik çağına kadar insan yavrusu çocuktur. Ergenlik çağından on sekiz yirmi yaşına kadar genç, sonra yetişkin olur.

Her yetişkin çocuk olmuştur, karakter niteliklerinin temeli çocukluk süresinde atılmıştır.

Çocuğun vücut hareketleri, egzersiz deneyimleri olağan gelişir. Devam ettirilse sporun sağlığa etkisi geç hatırlanmaz. İnsanlık tarihte önce vücut diliyle anlaşmıştır.

Bu durumda, çocuğun ilk öğretmeni anne baba, ilk sınıf arkadaşları kardeşleridir.

Araba sürmek için ehliyet gerekirken, anne babadan ehliyet zorunluluğu istememek hatadır. Bugünün küçüğü yarının büyüğü olacak, önce ailesinin, çevresinin sonra ülkesinin geleceğinde sorumluluk ve görev alacaktır.

“Aile ortamı, bireyin dünyaya geldiği andan itibaren içerisinde yer aldığı, yaşamını devam ettirebilmesi için gerekli bakım ve desteğin ona sunulduğu sosyal bir ortamdır.”

Prof.Dr. Seyhan Hasırcı

Çocuktan al haberi, deyimi dürüstlüğü, doğruluğu ömür boyu hatırla, anlamına gelir. Çünkü çocuk yalan söylemez.

O halde yetişkinler çocuklardan çok şey öğrenebilir. Dijital çağda büyükler küçüklerden öğreniyor. Ben öğretmen olarak bu çağdan daha önce öğrencilerimden öğrenmeyi ilke edinerek öğretiyordum.

Yetişkinler bir ömür boyu çocukça işler yapar, çocuksu düşünce ve davranış gösterir. O Halde ÇOCUK KİTABI okumaya devam etmesi faydalı olur.

Ben Almanca dilini daha çok çocuk kitaplarından öğrendim. Kitap dili dolaylı değildir, açık ve anlaşılması kolaydır.

Çocuk, torun ve gençlere kitap önerme ancak okumayla mümkün olur. Çocuğun gelişmesinde negatif, olumsuz element görülünce yayın evi ve yazara iletilirse, ileride yazılacak hikâye ve masallarda hata tekrarlanmaz.

Irkçı, sömürge geçmişi olan Avrupa’da öğretmen, anne babalar bu konuda uyanık olmalıdır.

Antoine de Saint-Exupéry’nin Küçük Prens kitabını Ezra Erhat çevirisiyle Didim’de Türkçesini bulunca çok sevindim, Almancasını devamlı çantamda taşırım.

Defalarca okunacak bir kitap, çocuk olan küçük prens sözleriyle yetişkinlere hitap ediyor. Aslında büyükler için yazılmıştır.

Yalnız insanlar değil, çiçek, hayvan gibi diğer canlıların da söyleyecek sözleri var. Doğanın kıymetini bilin, tüketmeyin diyen daha önceden ve 1940 yıllarında bu kitapta var. Ama insan evlâdı dinlemedi, anlamak istemedi. Bu tutumu hâlâ devam ettirenler vardır.

Her uçağa binmede suda, ormanda çaresiz bir yerde düşer korkusu, beyinde arka plânda olur. Ama Afrika üzerinde çölde düşen bir uçakta sağ kalınırsa, küçük prens arkadaşlık yapar. Başka bir gezegenden dünyaya gelmiş, arkadaş arıyor.

Dünyada çeşitli mesleklerde yetişkinlerin tuhaf hal ve düşüncelerini görünce, kendine uygun gezegenine geri döner.

Astronom, yıldız ve gezegenleri inceleyen bir Türk bilim adamı, eski Osmanlı kıyafetiyle bu konuda konferans verir, ama izleyenler ciddiye almaz. Kıyafet reformuyla modern Avrupa kıyafetiyle aynı konferansı verince bilim adamı ciddiye alınır. Bu örnekte yazarın Mustafa Kemal Atatürk’ün reformları, Türkiye Cumhuriyeti Kuruluşu zamanında yaşadığı anlaşılıyor.

Giyim konusunda Nasrettin Hoca’nın ye kürküm ye fıkrasını hatırlamakta fayda var. Hoca ancak kürk manto giydikten sonra davet edilir. Siniyi önüne çevirirken kürküne hitap eder. İnsana kılık kıyafetine göre değer biçiliyor.

Kitabın yazarı, aynı zamanda pilot, 1900 – 1944 yılları arasında yaşadı. Askerlik görevini pilot olarak yaptı. 1944 yılında Fransız Alpleri üstünde bir keşif uçuşundan bir daha geri dönmedi. Yapıtlarında insan varoluşunun sorunlu anlamını, kahramanlık serüvenlerinde arayan “eylem edebiyatı” örneklerini işliyor.

Ezra Erhat 1915 – 1982 yılları arasında yaşadı. Almancadan başka dört yabancı dilden çevirilerini Türkçe’ye kazandırmıştır.

Çocuklar soru sorar, cevabı yetişkinler verir. Sorularına cevap verilmezse sormaz ve bir daha öğrenmez. Merak etmeden öğrenme mümkün değildir. Küçük prens sürekli soru sorar.

Bebek tertemiz doğar, hamur gibidir, onu yoğurmak, şekil vermek aile ortamı ve diğer çevresindeki kişi, kuruluş ve devletin aile politikasının görevidir.

Çocuk yalan, şiddet ve nefret gibi kötü duygu ve davranışları büyüklerden örnek alarak öğrenir.

“Sürülmemiş bir tarladır çocuk beyni,

ekilmemiş bir bahçedir.

Hangi tohumu serpersen o filizlenir.” Dr. Ertekin Özcan

Bu tohum barış, savaş, nefret, sevgi ve güzellik olabilir, diyor şair.

Çocuk kitaplarını okuyarak doğru kitap seçilebilir. Böylece çocuğun bilgisi, yeteneği, fantezi dünyası geliştirilmiş olur.

Hoşça kalın!

Bu konuda okuduğum kitap:

Antoine de Saint-Exupéry, Küçük Prens, Eksik Parça Yayınları, İstanbul 2022

ISBN 978-605-9864-53-4

Şiir alıntı:

Berlin’de Türkçe Şiir, Ertekin Özcan, sayfa 58, Conzept Medienhaus, Berlin, 2017

ISBN 978-3-942735-25-4