BUTLAN!

Butlan, hukuki olarak yok hükmündeki işlem ve hükümleri içeriyor. Temeli, tabanı ve dayanağı olmayan işlem. Yaşamın doğal akarında olan veya olabilecek olan hiçbir eylem, işlem ve olgu yok hükmünde sayılamaz. Hükümsüzlük sonuçla ortaya çıkmaz ama görünür algılanır ve hissedilir hale gelir. Butlan dendiği zaman yer, zaman, mekân ve bir kararın olguya dönüşmesi söz konusu olabilir. Bu gibi işlem ve eylemler yok hükmünde değil, olmaması gerekendir. Bir toplumda olmaması gereken şeyler oluyor ise, yönetenlerin sorumluluğu yani, sorumsuzluğu söz konusudur(!) Olay ve olgular ortaya çıkmadan gerekli önlemler alınmalıdır. Yasal, kurumsal ve toplumsal olarak onaylanmayan şeyler yapılmamalıdır.

Burada bir soru sorarak yanıtlamamız gerekir. Butlan kime karşı? Bu soru hemen Nazım Hikmetin “DÜŞMAN” şiirini çağrıştırıyor.

“Onlar ümidin düşmanıdır, sevgilim, Akar suyun Meyve çağında ağacın Serpilip gelişen hayatın düşmanı. Çünkü ölüm vurdu damgasını alınlarına:- Çürüyen diş, dökülen et- Bir daha geri dönmemek üzere Yıkılıp gidecekler,

Ve elbette ki, sevgilim, elbet, Dolaşacaktır elini kolunu sallaya sallaya, Dolaşacaktır en şanlı elbisesiyle: - İşçi tulumuyla - Bu güzelim memlekette hürriyet.

Bursa da havlucu Recebe, Karabük fabrikasında tesviyeci Hasana düşman, Fakir köylü Hatçe kadına, Irgat Süleymana düşman, Sana düşman, bana düşman, Düşünen insana düşman, Vatan ki bu insanların evidir, Sevgilim, Onlar vatana düşman...”

Bu şiir aslında butlanın kime karşı olduğunu net ve açık olarak söylüyor. Muhalif duruşun tüm ülkeye yayıldığı bir ortamda, halk muhalefetinin önderi olan siyasi kadrolara düşman! Onlarla hareket eden tüm yığınlara düşman. İşçiler ki, maden işçileri en önde! Atanamayan öğretmenler, mülakatla hakkı çalınanlar, özel okullarda çalışanlar…Aslında bütün bunlar bir tercihin sonucu; üretenlere, yapanlara ve yaratanlara karşı bir tercih. Örneğin çiftçilerin üretmesini engelleyen kararlar alındığında onları üretimden koparmaktadır. Bunun yerine gıda maddelerinin en önemlileri ithal edilmektedir. Bu işlevi yerine getiren atanmış aracılar yandaşlardan seçilerek yaratılmak istenen sermaye kesimi palazlandırılmaktadır. Her yıl onlarca kez değiştirilen ihale yasası da cabası. Servet transferi için birikimlere saldırmaktalar. Bilerek ve isteyerek palazlandırılan kesim, aynı zamanda siyasetin finansmanını sağlamaktadır. Bu noktada daha önce alınmış bazı kararları hatırlamakta yarar var. Gübre ve ilaç fabrikalarının bir biçimde devreden çıkarılması. Tohumun bir tekelin kontrolünde olması, özellikle enerjinin pahalı olduğu koşullarda gerekli sübvansiyonların yapılmaması gibi…Yağmacı madencilere alan açmak için köylünün tarlasına, bağına ve bahçesine kamulaştırma adı altında el konması. Yaratılan olumsuz koşullar nedeniyle kırsalda yaşayanların göçe zorlanması(!) Bazı önemli şirketlere kayyum atanması da unutulmamalıdır.

Bu noktada bir soru daha sormak gerekiyor. Doğrudan halka karşı olanları kimler neden destekliyor? Sorumuzu kısaca ve satır başları ile yanıtlamaya çalışalım:

-Bazı kurumlardan beslenen bankamatik memurları.

-Emekliliği hak etmemiş olanların emekli yapılması ve sahte raporlarla maaş bağlanmış olan özürlüler.

-Çalınmış sorularla okullara girip mezun olan ve aynı yöntemlerle işe girenler.

-Liyakati olmaksızın yüksek mevkilere atananlar.

-Emir kulu troller.

-Haber yapma adı altında bazı kişilere iftiralar atanlar.

-Resmi ilanlarla beslenen yandaş basın ve çalışanları.

-Suç işlemesine karşın korunanlar.

-Kirli işlere karışan paramiliter gruplar.

-Devlet kaynaklarından beslenen vakıf, dernek ve tarikatlar.

-Kontrolsüz pazarların denetlenmeyen elemanları.

-Ticari işlerin yandaş aracıları.

-Liyakatsiz ve çıkarcı politikacılar.

-İktidar için “rıza” derleyiciler.

-Liyakatsiz yöneticiler.

-Efendisine yaklaştıkça kendisinden uzaklaşanlar!...

Yasalar hak, hukuk, adaleti gerçekleştirirken anlamlı olduğu kadar da gereklidir. Ancak yasalar çıkar aracı olarak siyasi amaçla kullanıldığında toplum felç edilir!

{ "vars": { "account": "G-W4QZM0WZP2" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }