BA­TI­LI GÖRÜŞ

Batı ül­ke­le­ri hal­kın­dan olan kimse ba­tı­lı­dır. Batı uy­gar­lı­ğı­na uygun ya da bu uy­gar­lı­ğı be­nim­se­yen in­sa­nın gö­rü­şü ba­tı­lı­dır.
Batı de­yin­ce ilk önce Av­ru­pa kı­ta­sı akla gelir. Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti ku­rul­duk­tan sonra ba­tı­lı­laş­mak fikri daha fazla ko­nu­şu­lur oldu.
Tek­no­lo­ji, tıp ve diğer bir­çok me­de­ni ge­liş­me­ler, re­form­lar önce Av­ru­pa’da gö­rül­dü. Bu ne­den­le mo­dern me­de­ni­ye­ti Av­ru­pa be­nim­se­di.
Kay­na­ğı, kö­kü­nü araş­tı­rın­ca dünya me­de­ni­ye­ti bir­bi­ri­ni ta­mam­la­yan bir bütün ola­rak gö­rü­lü­yor. Batı bil­gin­le­rin kay­na­ğı do­ğu­dan ve gü­ney­den ge­li­yor.
Bir ül­ke­de basın öz­gür­lü­ğü varsa, kadın erkek kanun kar­şı­sın­da, her alan­da eşit hak­la­ra sa­hip­se, o ül­ke­nin gö­rü­şü ba­tı­lı­dır.
Kö­ke­ni ne olur­sa olsun her çocuk eği­tim ve öğ­re­tim­den fay­da­lan­ma­lı­dır. Üstün ye­te­nek­li öğ­ren­ci­ler iyi ye­tiş­ti­ril­me­ye erken baş­lan­ma­lı­dır.
Her va­tan­daş sos­yal ve sağ­lık si­gor­ta­la­rın­dan eşit şe­kil­de pay al­ma­lı­dır.
Mus­ta­fa Kemal Ata­türk, Batı’nın ay­rım­cı, sö­mür­ge­ci ni­te­lik­le­rin­den uzak du­rul­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni gös­ter­miş­tir. Bugün ya­şa­say­dı Uk­ray­na’yı des­tek­le­yen, ama İsrail, Ame­ri­ka’ya karşı ses­siz kalan ve Fi­lis­tin’i, İran’ı yal­nız bı­ra­kan Av­ru­pa’yı örnek almaz, Ba­tı­lı Görüş say­maz­dı.
Os­man­lı İmpa­ra­tor­lu­ğu son yüz­yıl­da Av­ru­pa’da ge­liş­me­le­re pa­ra­lel ola­rak ve ih­ti­yaç­tan doğan se­bep­ler­le Tan­zi­mat dev­rin­de ol­du­ğu gibi re­form ça­lış­ma­la­rı yap­mış­tır.
Mat­ba­anın gir­me­siy­le fer­man­la­rı du­yur­ma hal­kın top­lan­dı­ğı mey­dan­lar­da ya­pıl­mı­yor­du. Artık ga­ze­te­ci­lik baş­lı­yor,
1872 yı­lın­da Namık Kemal’in İstan­bul’da çı­kar­dı­ğı ibret ga­ze­te­si Os­man­lı va­tan­se­ver­lik ve de­ği­şim dü­şün­ce­le­ri iş­li­yor­du. Ya­ban­cı dil­ler­den ki­tap­lar bu dö­nem­de çev­ril­di. Şiir, roman ve hi­kâ­ye ki­tap­la­rı ya­zıl­dı. Kü­tüp­ha­ne ve ar­ke­olo­ji mü­ze­si ku­rul­du.
Rusya, Ja­pon­ya’da mo­dern ba­tı­lı görüş ta­ri­hi de ol­duk­ça il­ginç. Ja­pon­ya’nın Al­man­ya Sivil Me­de­ni Kanun’u al­dı­ğı bi­lin­mez.
Or­du­da ıs­la­hat zo­run­lu ol­muş­tu. Ya­ban­cı dil bilen bil­gi­li, tah­sil­li elit bir grup vardı, ama sa­ra­ya, ha­ne­da­na yakın çev­re­de bu­lu­nu­yor­du. Bilim halka uzak kal­mış­tı, zaten hal­kın okuma yazma oranı çok azdı.
Av­ru­pa’nın bil­has­sa ti­ca­ret ala­nın­da Os­man­lı İmpa­ra­tor­lu­ğu ile de­vam­lı iliş­ki­si vardı.
Par­la­men­to, si­ya­si parti kad­ro­la­rı, basın gibi ku­rum­lar mi­ra­sı Genç Cum­hu­ri­yet ku­ru­lu­şun­da fay­da­lı ol­muş­tur. Dok­tor­lar, fen adam­la­rı, hu­kuk­çu, ta­rih­çi fi­lo­zof ve yük­sek rüt­be­li su­bay­lar son za­man­da Os­man­lı aydın kad­ro­la­rın­dan çıktı.
Eği­tim sis­te­mi, üni­ver­si­te yö­ne­tim ör­gü­tü, mali sis­tem genç Cum­hu­ri­ye­te yol gös­ter­di. Prof. Dr. İlber Or­tay­lı İmpa­ra­tor­lu­ğun en uzun Yüz­yı­lı, baş­lı­ğıy­la yaz­dı­ğı ki­tap­ta Bu­gün­kü Tür­ki­ye’nin si­ya­sal ve sos­yal ku­rum­la­rın­da­ki sağ­lam ve zayıf ta­raf­la­rı an­la­mak için, son devir Os­man­lı mo­dern­leş­me ta­ri­hi­ni iyi an­la­mak ge­re­kir, diyor.
İmpa­ra­tor­luk­ta müş­te­rek ta­ri­hi olan bütün diğer ül­ke­ler­de ta­rih­çi, sos­yo­log­lar bir­lik­te araş­tı­rıp tarih ve sos­yal ya­şa­mı yaz­ma­lı­dır. Ki bugün ta­rih­ten ders çı­ka­rıl­sın, nok­san kalan tarih ya­zıl­sın, ta­mam­lan­sın. Ta­ri­hi müş­te­rek olan ül­ke­ler sa­va­şa karşı bir­lik­te ha­re­ket et­sin­ler.
Bu ki­ta­bı kay­nak ola­rak fay­da­la­nan Ercan Tamer, Rhe­inisc­he Fri­ed­rich-Wil­helm Uni­ver­sität Bonn‘da dok­to­ra ça­lış­ma­sı ya­pı­yor.
Öyle ya 600 yıl ya­şa­mış bir im­pa­ra­tor­lu­ğun par­ça­lan­ma­sı, yı­kıl­ma­sı so­nun­da ge­ri­ye bı­rak­tı­ğı dersi, mi­ra­sı an­la­mak, Tür­ki­ye ta­ri­hi­ni ta­mam­la­mak an­la­mı­na gelir.
Ta­rih­çi yazar bu ko­nu­ya açık­lık ge­ti­ri­yor.
Alem­dar Sul­tan Mah­mud ve Ka­va­la­lı,
Os­man­lı Ulus­la­rı­nın Ye­ni­ça­ğı,
Os­man­lı Ta­ri­hin­de Ba­bi­ali Asrı,
Aydın Mut­la­ki­yet ve Mer­ke­zi­yet­çi Re­form­lar,
Laîk Hukuk ve Eği­ti­min Ge­liş­me­si,
Re­form­cu­la­rın Çık­ma­zı,
Tan­zi­mat Adamı ve Tan­zi­mat Top­lu­mu,
olmak üzere yedi alt baş­lık­ta ya­zıl­mış.
Batı kav­ra­mı­na yeni bir bakış açısı ge­ti­ri­yor. Coğ­raf­ya ola­rak değil, ge­li­şen me­de­ni­ye­te göre Ja­pon­ya, Ame­ri­ka, İran, Hin­dis­tan gibi ül­ke­ler­de hangi alan­lar­da Ba­tı­lı Görüş ha­kim­dir, so­ru­su­na cevap ve­ril­me­li.
1876 yı­lın­da yü­rür­lü­ğe giren ana­ya­sa im­pa­ra­tor­luk yı­kı­la­na kadar ge­çer­li kaldı. Ama zor­luk­la­ra mey­dan oku­ya­ma­dı, ana­ya­sa her şeyi dü­zel­te­me­di. Zira içte ve dış­tan bas­kı­la­ra karşı Os­man­lı di­ren­me­si güç kay­de­di­yor­du.
Alman İmpa­ra­tor­lu­ğu ile Bi­rin­ci Pay­la­şım Sa­va­şı’na ka­tıl­ma­say­dı yine da­ğı­la­cak, belki çe­şit­li dev­let­ler ba­ğım­sız­lı­ğı­nı ilân ede­cek­ti. Ama Cum­hu­ri­yet dev­rim­ci­le­ri son as­rı­nı mo­dern­leş­me san­cı­la­rı ge­çi­ren im­pa­ra­tor­lu­ğun ka­lın­tı­sı bir top­lum­la daha kolay yola çı­kar­lar­dı. Adeta yok­tan var etme so­ru­nu ya­şa­maz­lar­dı.
1877 yı­lın­da top­la­nan ilk Os­man­lı par­la­men­to­su etnik ve dini yön­den o çağın koz­mo­po­lit Av­ru­pa im­pa­ra­tor­luk­la­rın­da gö­rül­me­yen çe­şit­li­li­ğe, renk­li­li­ğe sa­hip­ti. Bugün de 2026 yılı iti­ba­riy­le böyle renk­li par­la­men­to­su olan Batı dev­le­ti yok­tur.
Yeni Os­man­lı­lar ve Genç Türk­ler ara­sın­da­ki fark ve ben­zer­lik­ler ayrı bir ma­ka­le ko­nu­su­dur.

“19. Yüz­yıl bütün Os­man­lı ca­mi­ası­nın en ha­re­ket­li, es san­cı­lı, yo­ru­cu uzun bir as­rı­dır. Ge­le­ce­ği ha­zır­la­yan en önem­li olay­lar ve ku­rum­lar bu asrın ta­ri­hi­ni oluş­tu­rur.”

Hoşça kalın!

Kay­nak­lar:
İlber Or­tay­lı, İmpa­ra­tor­lu­ğun en uzun Yüz­yı­lı, Kro­nik Kitap, 51. Baskı, İstan­bul 2025
ISBN 978-975-2430-36-5
Ercan Tamer, Dok­to­ra ça­lış­ma­sı, “Das längste Jahr­hun­dert des Im­pe­ri­ums” von İlbert Or­tay­lı. Eine kurze Zu­sam­men­fas­sung, Grin Ver­lag, Nor­ders­tedt 1998
ISBN 978-3-638-74587-1

{ "vars": { "account": "G-W4QZM0WZP2" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }