Derler ki
"Amerika arada uygarlık aşamasını yaşamadan barbarlıktan yozlaşmaya geçen tek ülkedir"
Amerika'nın toplumsal yapısını eleştiren sert yorumlar yapmış. Örneğin ünlü İngiliz yazar Oscar Wilde bile genel olarak Amerika'ya yönelik eleştirilerini içeren yazıları yazmış ve bu yazıları "The American Invasion (Amerikan İstilası)" ve benzeri eserlerde benzer eleştiriler yer almış. Bu eleştiriler de Wilde'ın; karşılaştığı Amerikan toplumunun hızla büyüyen ve değişen yapısı karşısında duyduğu hayal kırıklığından kaynaklanmaktaymış.
Ama Amerika'ya yönelik en derinlikli ve sert eleştirilere Fransız siyasetçi Georges Clemenceau'nun 1929'da yayımlanan "Au soir de la pensée" adlı çalışmasında yer vermiş ve demiş ki:
Georges Clemenceau'nun peşine düştüm. Gördüm ki bu Fransız siyaset bilimcinin1929'da yayımlanan "Au soir de la pensée" adlı kitabında yer alan "Amerika, barbarlıktan çürümeye, arada medeniyet olmadan geçen tek ülkedir" sözleri, akademi dünyasında Fransız siyasetçinin Amerika hakkında oldukça sert bir eleştirisi olarak değer görmekteymiş.